fbpx
Türk Tarihi

Mudanya Ateşkes Antlaşması: İngiliz Politikasının İflası

Mudanya Ateşkes Antlaşması, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Müttefik Devletler arasında 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşma ile Müttefikler TBMM’yi resmen tanımışlardır.

Mudanya Ateşkes Antlaşması, Türklerle Yunanlılar arasında üç yıldan fazla süren çatışmayı durdurmuş ve Yunanlıların Anadolu’dan çıkarılmasına zemin hazırlamıştır. Doğu Trakya savaş yapılmadan Yunanlılardan alınmıştır.

Anadolu’daki milli direnişin askeri zaferinin sonuçlandırıldığı Mondros Antlaşması’nı yırtan belge hiç kuşkusuz Mudanya Ateşkes Antlaşması’dır.

ismet inönü ve türk delegeleri mudanya mütarekesi sırasında
İsmet İnönü ve Türk Delegeleri Mudanya Ateşkes Antlaşması sırasında.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Öncesi Yaşananlar

Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti yenilmiş ve 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması’nı imzalamıştır. Mondros Ateşkes Antlaşması bütün Osmanlı topraklarının işgal edilmesine bir zemin hazırlamıştır.

Osmanlı topraklarının işgali devam ederken 13 Kasım’da İtilaf donanmaları İstanbul’a gelmiştir. İtilaf donanmaları beş sene boyunca İstanbul’da kalacaktır. Anadolu’nun büyük bölümünün düşman işgaline uğraması karşısında birçok kesimden tepkiler gelmiştir.

İşgaller karşısında en büyük tepkiyi Mustafa Kemal Paşa vermiştir. Mustafa Kemal Paşa, bu antlaşma maddelerinin ağır koşullar içerdiğini açıklayarak bunun sonucunda yapılacak olan işgallerin Türk milletinin sonu olacağını belirtmiştir.

İtilaf Devletlerinin işgal ettikleri bölgelerde tepkiler olmuşsa da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi halk üzerinde büyük tepki uyandırmıştır. Mondros Ateşkesinde İzmir ve bölgesi ile ilgili bir hüküm olmamasına rağmen, İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi, Türk milletinde derin etki yaratmıştır.

Türk milleti, anavatanının işgale uğraması karşısında en büyük tepkiyi Kuvayi Milliye hareketini oluşturarak göstermiştir. Kuvayi Milliye işgal kuvvetlerine karşı mücadele vermenin yanında halkın birlik ve beraberliğini de sağlamıştır.

TBMM, Mondros’un ardından, halkın da desteğini sağlayarak Doğu ve Güneydoğu cephesinde Müttefiklere karşı askeri alanda başarı ile mücadele etmiştir. 1921 senesinde, Anadolu’nun güneyinde ve doğusunda düşman işgali durdurulmuş; doğu sınırı Kars Antlaşması ile güney sınırı da Ankara Antlaşması ile güvence altına alınmıştır.

Anadolu’da devam eden ve işgal altında bulunan tek bölge ülkenin batısında kalan kısım olmuştur. Bu bölgede Yunan işgali altında bulunmaktaydı. Ege ve Trakya Yunanlıların, Çanakkale ve İstanbul Boğazları da Müttefiklerin işgali altındaydı.

1921 tarihinden sonra yapılmış olan askeri mücadelede batı cephesinde, Türk milleti ile Yunanlılar arasında gerçekleşmiştir.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Hangi Savaşın Sonunda İmzalanmıştır?

Batı Cephesinde Yunan ordusuna karşı ilk olarak Birinci İnönü ve İkinci İnönü zaferi elde edilmiştir. Kütahya-Eskişehir Savaşları ile Yunanlılara karşı bir mağlubiyet yaşanmışsa da, Sakarya Zaferi ile bu durum telafi edilmiştir.

Sakarya Savaşı’ndan sonra uzun zamandan beri devam eden Türk ordusunun savunma durumu artık sona ermiştir. Türk ordusu artık taarruz durumuna geçmiştir. Yunan ordusu Türk askeri tarafından Sakarya nehrinin doğusunda durdurulmuş ve Eskişehir-Afyon hattının gerisine itilmeye zorlanmıştır.

Mustafa Kemal Paşa 1922 tarihinde Yunanlıları Anadolu’dan tamamen çıkarmak için Büyük Taarruz’u yapma kararını vermiş ve bu süreci başlatmıştır. Büyük Taarruz hazırlıkları son derece gizlilik içinde sürdürülmüştür.

26 Ağustos 1922’de Yunanlılara karşı taarruza başlanmıştır. Yunanlılar, Büyük Taarruz hücumu karşısında ağır ve çok büyük bir yenilgi almışlardır. Alınan bu yenilgi karşında Yunanlılar, kendilerine destek veren İngiltere’ye müracat ederek, Türklerle yapılacak barış için arabulucu olmalarını istemişlerdir.

Yunanlıların Türk ordusu karşısında bozguna uğraması üzerine, Yunan ordusunun savaşamayacağını anlayan İngiltere, onların ateşkes isteğini 4 Eylül 1922’de müttefiklere bildirmiştir. İngiltere’nin liderliğinde Müttefikler, Yunanlıların ateşkes talebini 7 Eylül 1922’de Ankara’ya iletmiştir.

Ankara hükümeti bu süre zarfında Anadolu’yu Yunanlılardan temizlemek için, ateşkes talebine olumlu ve olumsuz bir cevap vermemiştir. Türk ordusu 9 Eylül 1922’de İzmir’e girmiş, 11 Eylül’de Bursa işgalden kurtarılmıştır.

Son olarak İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya’yı da düşmandan temizlemek için harekete geçilmiştir. 18 Eylül 1922’de son mücadele Bandırma-Erdek arasında yapılmış ve Erdek kurtarılmıştır. Böylelikle Yunan esirler dışında Anadolu’da Yunan askeri kalmamıştır.

Üç yıldır devam eden Milli Mücadele’nin silahlı dönemi Büyük Taarruz ile sonlanmıştır. Mustafa Kemal Paşa, ileri görüşlülüğü ile Milli Mücadele’nin izlemesi gereken siyaseti belirlemiştir. Bunun sonucu olarak yapılan girişimler, meyvesini savaş alanında vermiş ve onurlu bir anlaşma olan Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın önü açılmıştır.

mudanya ateşkes antlaşması için gelen müttefik devlet generalleri
1922 Mudanya Ateşkes Antlaşması için gelen müttefik devlet generalleri.

Mudanya Ateşkes Antlaşmasına Katılan Devletler

Zaferin kazanılmasından sonra yeni bir dönem başlıyordu. Cephelerde kazanılan başarının şimdi diplomasi alanında gerçekleşmesi gerekiyordu. Çünkü Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’nda cephede kaybettiğinden daha çoğunu Mondros ve arkasından Sevr Antlaşmalarıyla masada kaybetmişti.

En sonunda beklenen görüşmeler, 3 Ekim 1922’de başlamıştır. Türkler Batı cephesinden üç buçuk sene Yunanlılara karşı mücadele vermesine rağmen antlaşma için masaya Yunanlılar değil de Müttefik devletler oturmuşlardır.

TBMM Hükümeti, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na katılacağını 29 Eylül tarihli nota İtilaf Devletleri’ne duyurmuştu. Görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başlamıştır. Görüşmelere katılan diğer devletler şunlardır:

  • İsmet İnönü (Türkiye)
  • General Harrington (İngiltere)
  • General Charpy (Fransa) 
  • General Monbelli (İtalya) 

Yunanistan bir temsilci belirlemesine rağmen bu temsilcilerden General Mazarakis ve Albay Sariyanis, görüşmelere doğrudan katılmamıştır. Mudanya Ateşkes Antlaşması görüşmelerini yakınlarda bulunan bir İngiliz gemisinden takip etmişlerdir.

Mudanya Ateşkes Antlaşmasına Yunanistan Neden Katılmamıştır?

Müttefik devletler, TBMM ordularına ateşkes teklifi götürürken; bunu, Yunanistan adına yapmışlardı. Görüşmelerde Yunanistan’ın da bulunması gerekiyordu. Türk tarafının onlarla görüşmeyi kabul etmemesi durumunda görüşmelerin ikili olarak yürütülmesi kararlaştırılmıştı.

O dönemde Yunanistan’da iç karışıklıklar devam ederken 3 Ekim 1922’de Müttefiklerle Türkler arasında ateşkes görüşmeleri başlamış ve ilk güm görüşmelerine Yunanistan katılmamıştı. Müttefik Generaller Yunanlı delegelerin yola çıktıklarını öğrenmişler, ama Mudanya’ya görüşmeler başlamasına rağmen henüz ulaşmamışlardı.

Yunan hükümeti, Müttefiklerin daveti üzerine Mudanya Konferansı’na temsilci olarak şu isimleri görevlendirmişti:

  • General Mazarakis
  • Albay Plastiras
  • Albay Sariyanis

Delegelere verilen talimat, kamuoyundan gizli tutuluyordu. Görüşmelere katıldıkları takdirde, hükümetlerine danışmadan hiç bir kararı kabul etmeyeceklerdi. Yunanistan’daki iç karışıklıklar heyetin görüşmelere hazırlanmasını da engellemişti.

Yunan temsilciler, görüldüğü üzere ateşkes görüşmelerine katılmayı planlıyorlardı. Müttefiklerde ateşkes teklifini zaten Yunanistan adına yapmışlardı. Ancak Yunanistan’ın masaya oturması o kadar önemli değildi. Önemli olan Ankara Hükümeti ile Müttefikler arasında anlaşabilecekleri bir karara varmalarıydı.

Yunanistan adına yapılan ateşkes teklifi diplomatik bir adımdı. Bilindiği üzere Yunan temsilcileri görüşmelere doğrudan katılmayacaklardı. Yunan delegeleri, Mudanya’da geldikleri gemiden karaya çıkmayarak görüşlerini müttefik devlet temsilcilerine buradan yazılı olarak bildirmiştir.

Mudanya Ateşkes Antlaşmasında TBMM’yi Kim Temsil Etti?

TBMM Hükümeti, Mudanya Mütarekesi’ne katılacağını 29 Eylül 1922 tarihli nota ile Müttefik Devletlere ilan etmişti. Mustafa Kemal Paşa, Mudanya’da yapılacak zorlu görüşmelerde Türk tarafının hakkını en iyi şekilde müdafaa edecek bir heyet oluşturmayı düşündü.

Anadolu’da yapılan savaş kazanılmış, sıra barışa gelmişti. Barışa uzanan yolda ateşkes aşamasından geçiyordu. Başkumandanlık, bu konferansa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’yı Türk tarafının temsilcisi olarak seçti.

İsmet Paşa’nın seçilmesinde Dışişleri Bakanı Vekili Yusuf Kemal Bey’in de konu ile ilgili görüşleri sorulmuş ve olumlu yanıt alınmıştı. Mudanya Ateşkes Antlaşması heyeti, Batı Cephesi Merkez Karargahından oluşturuldu. Heyette yer alan kişiler şunlardır:

  • Batı Cephesi Komutanı İsmet (İnönü) Paşa
  • Batı Cephesi Kurmay Başkanı Asım (Gündüz) Paşa
  • Batı Cephesi Harekat Şubesi Müdürü Kurmay Yarbay Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda yer alan bu üç isim görüşmelere doğrudan katılmışlardır. İsmet Paşa’ya yardımcı olmak üzere Mudanya’da hazır bulunacak diğer isimler de şunlardır:

  • Batı Cephesi Topçu Kumandanı Galip Paşa
  • Batı Cephesi İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı Tahsin (Alagöz) Bey
  • Özlük İşleri Müdürü Binbaşı Seyfettin (Akkoç) Bey
mudanya ateşkes antlaşmasının yapıldığı evin dış görünümü
1922 Mudanya Ateşkes Antlaşmasının yapıldığı evin dış görünümü.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Ne Zaman İmzalandı?

Türk Heyeti, 2 Ekim 1922’den itibaren Mudanya’da bulunmaktaydı. Buna karşılık İtilaf Devletleri Temsilcileri’nin henüz görüşmelere katılıp katılmayacakları kesinlik kazanmamıştı. Bunun nedeni İngiltere idi.

3 Ekim 1922 sabahı, ilk önce Fransız ve İtalyan gemileri Mudanya’ya ulaştı. General Harrington’u getiren İngiliz zırhlısı ise, onlardan daha sonra Mudanya’ya ulaştı. İtilaf Devletleri Temsilcileri, kendi aralarında bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra saat 15.00’te Mütareke’nin yapılacağı yalıya gitmek için gemilerinden ayrıldılar.

Mudanya Mütarekesi görüşmeleri, 3 Ekim 1922 saat üçte başladı ve 11 Ekim 1922’de saat 18.40’ta sonuçlandı. Müttefik Generallerin Mudanya’dan ayrılmasından sonra İsmet Paşa, ilgili makamlara Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın imzalandığını duyurdu.

Yapılan bildiride 3 Ekim’den itibaren devam eden Mudanya Mütarekesi’nin son bulduğu ve 11 Ekim’de saat 18.00’de imza edildiği açıklandı.

Mudanya Ateşkes Antlaşmasını Kim İmzaladı?

Konferansın dokuzuncu günü 11 Ekim 1922’de, müttefik generaller saat 15.00’te karaya çıkmaya başladılar. İlk olarak Harrington daha sonra da Charpy ve Mombelli konferansın yapıldığı salona geldi.

Görüşme başladıktan sonra mütareke maddelerinin taslakları düzenlenerek üzerlerinde tam uzlaşma sağlandıktan sonra sözleşme metinleri hazırlandı. Mütareke metinleri hazırlandıktan sonra gazeteciler, imza töreni için salona davet edildi.

İsmet Paşa’nın karşısında General Harrington, onun sağında General Mombelli, Mombelli’nin solunda General Charpy oturuyordu. Yapılan konuşmalardan sonra delegeler kalemleri aldılar. Ülkelerini temsil eden dört delege, ilk önce protokolün kopyalarının her sayfasına isimlerinin ilk harfini işaretlediler.

Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandıktan sonra gerek Anadolu basını tarafından gerekse İstanbul basını tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Maddeleri

Bu sözleşme, 15 Mayıs 1919 günü Yunan Ordusunun İzmir’e çıkışı ile başlayan Türk-Yunan Savaşına sonlandırmıştır. Trakya sınırının Ankara Hükümetinin istediği biçimde çizilmesi gereğini de Müttefiklere kabul ettirmekle, Lozan Barış görüşmelerinde toprak sorununun çözümlenmesini kolaylaştırmıştır. 

Zorlu geçen tartışmalardan sonra Sözleşme İsmet Paşa ve Müttefik Devletler Temsilcilerince imzalanmıştır. Yunan Temsilcisi ise, yetkisi olmadığını bildirerek, Sözleşmeyi imzalamaktan kaçınmıştı. 

Ancak İngiliz Temsilcisi General Harrington, Sözleşmenin Yunanistan’ın bu tutumuna karşın Müttefiklerce uygulanacağını açıklamıştır. Anlaşmadan üç gün sonra, İstanbul’daki Yunan Temsilcisi Sinopulos, Yunanistan’ın da Sözleşmeye katıldığını Müttefikler aracılığı ile Ankara Hükümetine bildirmiştir. Mudanya Ateşkes Antlaşması maddeleri şu şekildedir:

  • Türk ve Yunan silahlı kuvvetleri arasında çarpışmalar durdurulacaktır.
  • Bu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra Yunan kuvvetleri, Adalar Denizi (Ege denizi) ağzından Trakya ile Bulgaristan sınırının kesiştiği yere dek Meriç’in sol kıyısı gerisine çekilecektir.
  • Barış yapılıncaya kadar karışıklıkların önlenebilmesi için, Karaağaç da dahil olmak üzere, Meriç nehrinin sağ kıyısında İtilaf devletlerince belirlenecek yerlere İtilaf devletlerinin askerleri yerleştirilecektir.
  • Doğu Trakya’nın Yunan askerleri tarafından boşaltılmasına, bu antlaşmanın yürürlüğe girişinden itibaren başlanacaktır. Boşaltma yaklaşık 15 gün içinde yapılacaktır.
  • Jandarma da birlikte olmak üzere, Yunan sivil memurları en kısa bir süre içinde çekilecektir. Memurların çekilme işlemi, en çok otuz gün içinde son bulmuş olacaktır.
  • Ankara Hükümeti’nin, memurlarıyla birlikte, düzen ve güvenliğin sürdürülmesi ve sınır ve demiryollarının korunması için, jandarma kuvvetleri de bulunacaktır. Bu kuvvetlerin toplamı, subaylarıyla birlikte, sekiz bini aşmayacaktır.
  • Yunan ordusunun geri çekilmesi ve sivil yönetimin el değiştirme işlemi, Müttefik Devletlerin yönetiminde yapılacaktır. Müttefikler her türlü aşırılık ve şiddeti engellemeye çalışacaktır.
  • Doğu Trakya’yı Müttefik Kuvvetleri işgal edecektir. Yaklaşık yedi Taburdan oluşacak bu kuvvetler düzenin korunmasını gerçekleştirecektir.
  • Müttefik Kuvvetlerinin geri çekilmesi, Yunan kuvvetlerinin boşaltma hareketinin bitişinden otuz gün içinde gerçekleştirilecektir.
  • Anadolu’da bulunan Türk kuvvetleri, Çanakkale ve Kocaeli yarımadasında belirtilen yerde duracaklardır. Bu hattı Barış Konferansının açılışına kadar ve Konferansın yapıldığı sürece geçmeyecektir.
  • Müttefik Devletler askerleri bulundukları yerlerde barış yapılıncaya kadar kalacaklardır.
  • Türkiye, Barış Antlaşmasının onaylanmasına kadar, Doğu Trakya’ya kuvvet geçirmemeyi, orada bir ordu toplamamayı ve bulundurmamayı yükümlenir.
  • Mudanya Ateşkes Antlaşması, 14–15 Ekim 1922 gece yarısı yürürlüğe girecektir.
11 ekim 1922 mudanya ateşkes antlaşmasını imzalayan heyet
11 ekim 1922 Mudanya Ateşkes Antlaşmasını imzalayan heyet.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Önemi

  • Bu antlaşma ile Türkiye ile Yunanlılar arasında üç senedir devam eden çatışmalar durmuş ve Yunanlıların Batı Anadolu’dan çıkarılmasına zemin oluşturmuştur.
  • Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Müttefikler TBMM’yi resmen tanımışlardır.
  • Antlaşma ile artık Türk topraklarında hiçbir yabancı kuvvet kalmamış ve savaşın askeri dönemi sona ermiştir.
  • Doğu Trakya savaş yapılmadan Yunanlılardan tekrar geri alınmıştır.
  • Türk-Yunan sınırı Meriç nehri olarak kabul edilmiştir. Bu sınır günümüzde de geçerliliğini korumaya devam etmektedir.
  • Mudanya Ateşkes Antlaşmasından sonra Doğu Trakya’da bulunan Türk halkı rahatlamıştır.
  • Türk kuvvetlerinin Çanakkale Boğazı ve İzmit’te tespit edilen çizgiyi geçemeyecekleri maddesi ile boğazlar üzerinde tam bir kontrol sağlanması elde edilememiştir.
  • Türkler Boğazlar üzerindeki tam kontrolünü 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile elde etmiştir.
  • Müttefik Devletleri Türklerin temsilcisi olarak Osmanlı Devleti’ni değil Ankara Hükümeti’ni muhatap almışlardır.
  • Askeri zafer ile kazanılan savaş, diplomasi alanında İsmet Paşa’nın yoğun gayretleri sonunda önemli bir anlaşmaya dönüşmüştür.
  • Mudanya Ateşkes Antlaşması, ileride yapılacak olan Lozan Antlaşması’na da zemin hazırladı.
  • Anlaşmanın bir uzantısı olarak İngiltere’de hükümet iktidardan düşmüştür.

Mudanya Ateşkes Antlaşması Sonuçları

Mudanya Ateşkes Antlaşması, 15 Ekim’de yürürlüğe girdi. Doğu Trakya’nın teslim alınması görevi, Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından Refet Paşa’ya verildi ve Refet Paşa, Doğu Trakya Valiliği’ne atandı.

19 Ekim 1922’de İstanbul’da göreve başlayan Refet Paşa, barış sağlanıncaya kadar TBMM Hükümeti’nin bir temsilcisi olarak görevini sürdürdü. Bu ateşkes antlaşmasıyla Milli Mücadele’nin askeri bölümü başarıyla tamamlanmıştır.

Misakı Milli ile belirlenen yurt toprakları içinde bulunan Doğu Trakya, yeni bir savaşa meydan verilmeden, Türkiye Devleti’nin sınırları içine alınmıştır. O güne kadar TBMM Hükümeti’ni tanımayan İngiltere de, bu politikasını terk ederek Türk Devleti’nin siyasal varlığını kabul etmek zorunda kalmıştır.

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Anadolu’daki Yunan macerası sona ermiştir. Sona eren sadece Yunan macerası değildi. Aslında Yunanlıları ileri sürerek Mondros’u dikte ettirmek ve Sevr’i gerçekleştirmek isteyen Batı’nın ümitleri yok olmuştu.

Özellikle İtilaf politikasının mimarı ve yönlendiricisi konumunda olan İngiltere ve onun Başbakanı Lloyd George büyük prestij kaybına uğramış ve istifa etmiştir. Kısaca belirtmek gerekirse, Mudanya Ateşkes Antlaşması, ülke olanaklarının izin verdiği oranda, ülkeyi maceraya sokmadan, barışa gidiş yolunu açan önemli bir siyasal aşamadır. 

Derliyo Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Hemen Ziyaret Et:https://derliyo.com/

KAYNAKÇA


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma