fbpx
Avrupa Tarihi

Monroe Doktrini Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Monroe Doktrini, 2 Aralık 1823 günü ABD Başkanı James Monroe’nin kongreye gönderdiği doktrin. 
james monreo

Monroe Doktrini Nedir?

Amerika’nın, Avrupa diplomasisinden veya Avrupa’nın karmaşık politika oyunlarından uzak kalma politikasıdır. ABD Başkanı James Monroe tarafından bir doktrin haline getirilmiştir.

Başkan Monroe’yu, ayrı durma politikasını kendi adını taşıyan bir doktrin haline getirmeye sevk eden gelişmeler de, Avrupa diplomasisinin Amerika’da uyandırdığı korkudur.

Amerikan bağımsızlık hareketi sırasında, Amerikalılar açıkça görmüşlerdir ki, kendilerine yardım eden Avrupalı devletlerin bu yardımlardaki amaçları, kendi çıkarlarından kaynaklanmaktadır.

Bundan dolayı, üç Avrupalı devlet, Amerikan bağımsızlık hareketini, İngiltere’ye olan düşmanlık ve problemlerinin bir aracı haline getirmişleridir.

Yoksa bu devletlerin doğrudan doğruya Amerikan halkının bağımsızlık mücadelesi ile ilgileri bulunmamaktadır. Fakat İngiltere’ye karşı bir sömürge halkının mücadelesi de kolay değildi. Gerçekten, bu üç Avrupa devletinin Amerikalılara dolaylı ve doğrudan yardımları, bağımsızlık kazanılmasında etkili olmuştur.

Bunun yanında da bağımsızlık mücadelesi verenler de bu bu etkenden bazı dersler çıkarmışlardır.

Amerikan Bağımsızlık Mücadelesinde Fransa, İspanya ve Hollanda Gibi Devletler Amerikan Bağımsızlık Mücadelesine Destek Vermişlerdir.

Fransız İhtilali’nin gelişmeleri ve gene Avrupa devletlerinin 1815’e kadar süren savaşları da, Amerika’yı bir Avrupa karışıklığının içine çekmek istemiştir.

Aslında yeni kurulmuş olan Amerika’nın, Avrupa’daki savaşlarda ne çıkarı ve ne bu savaşlarda bir ilgisi vardı. Fakat iki kutup olan Fransa ve İngiltere, Amerika’yı, adeta çekerek, kendi mücadelelerinin içine sokmak istemişlerdir.

Bundan dolayıdır ki, Amerika’nın ilk başkanı olan George Washington 1796’da başkanlıktan ayrılırken, Amerikan halkına basın yolu ile bir veda mesajı yayınladı. Bu mesajda, iç ve dış sorunlar konusunda Amerikan halkına bazı tavsiyelerde bulunmaktaydı.

George Washington’un bu sözleri, yaklaşık yüz elli yıl Amerika’nın dış politikasına egemen olan ayrı durma ve Avrupa diplomasisinden uzak kalma ilkesinin başlangıcını oluşturmuştur.

Yabancı milletler bakımından bizim için esas davranış ilkesi, bunlarla ticari ilişkilerimizi genişletirken, kendileri ile mümkün olduğu kadar az siyasal bağlantılar kurmaktır. Şimdiye kadar onlara karşı bazı taahhütlerimiz olmuştur. Bunları iyi niyetle yerine getirelim. Fakat orada duralım. Avrupa’nın bazı önemli çıkarları vardır. Bunların bizimle ya hiç ilgisi yoktur veya bizimle uzak ilgisi vardır. George Washington

george washington

Monroe Doktrini ve ABD’nin Yalnızlık Politikası

Viyana Kongresi’nden sonra, Rusya, 1820’de Amerika’yı Kutsal İttifak’a katılmaya davet etti. Bu davet, Avrupa politikasının kendi içindeki çekişmesinin, Amerika’ya karıştırılmasından başka bir şey değildi.

18. yüzyılın sonlarından itibaren Ruslar Alaska’ya ayak basmaya başlamışlardı. Alaska, Kanada’nın bir uzantısı olduğu için, İngiltere’nin tepkisine sebep oldu.

Bundan dolayı, Amerika’nın, İngiltere’nin katılmadığı Kutsal İttifak’a davet edilmesi, Kuzey Amerika’daki bu toprak parçası ile alakalıydı. Bu sebeple Amerika, Rusya’nın bu teklifini kabul etmedi.

Amerika’nın olduğu kadar, Avrupa’nın da huzuru için Avrupa ve Amerikan sistemleri mümkün olduğu kadar birbirinden ayrı ve uzak tutulmalıdır. John Quincy Adams

Fakat 1815’te Avrupa’da Napolyon savaşları bitip Avrupa barışa dönerken, bu sefer Güney Amerika’daki İspanyol sömürgelerinde bağımsızlık hareketleri başlayınca, Amerika yeniden Avrupa diplomasisi ile karşı karşıya kaldı.

İspanyol sömürgelerinin bağımsızlık ayaklanmaları, Avrupa’nın dikkatini çektiği gibi, bu sömürgeler ile ticari ilişkisi olan İngiltere’yi de telaşlandırdı.

1817 tarihinde Rusya, İngiltere’ye müracat ederek İspanya’nın sömürgelerde anayasal rejim uygulamasını ve sömürgelerin bütün Avrupa ticaretine açılması şartıyla, aracılık yapmalarını teklif etti.

Rusya’nın bu teklifi, İngiltere’nin önemli ticaret merkezine diğer devletleri de sokmak demek olacağından, İngiltere tarafından kabul edilmedi.

Rusya bu sefer Fransa’yı yanına almak istedi. Fransa’ya sömürgelerin başına İspanyol prensleri geçirilmek ve monarşik devletler kurulması şartıyla, İspanya ile sömürgeler arasında aracılık yapmayı teklif etti.

Fransa bu teklifi kabulden çekindi. Bunun sebebi, İspanya Kralı bu aracılığı kabul etmemesi ve İngiltere’den çekinmesidiydi.

İspanya’daki liberal ayaklanmayı bastırmak için toplanan Verona Kongresi’nde, İspanyol sömürgelerinin durumu da masaya geldi. İspanya Kralı, devletlerden, sömürgelerdeki ayaklanlamaları da bastırmaları için devletlerden yardım istedi.

Fransa ve Rusya, İspanya’nın bu isteğini hemen desteklediler. İki devlet de, ayaklanmaları bastırma bahanesiyle, ticari ve ekonomik imkanlara sahip bu bölgelere girmeyi amaçlıyorlardı.

Bu durum karşısında telaşa kapılan İngiltere, Fransa’nın, İspanya ile anlaşarak, Kutsal İttifak sayesinde, Latin Amerika’yı kendi kontrolü altına almasından korktu.

Fakat Kutsal İttifak’ın Güney Amerika’ya müdahalesini tek başına önlemeye de cesaret edemediği için karşılarına Amerika ile ittifak yaparak çıkmak istedi.

1823 tarihinde İngiltere, Birleşik Amerika’ya müracat ederek ortak bir bildiriyle, Kutsal İttifak’ın müdahale girişimini önlemeyi teklif etti. Amerikan hükümeti başlangıçta bu teklife olumlu bakmış ama sonunda, İngiltere ile işbirliği reddedilmiştir.

güney amerika

Monroe Doktrini Neyi Amaçlamaktadır?

Dışişleri Bakanı John Quincy Adams, İngiltere’nin teklifine karşı çıktı ve Amerika’nın, herhangi bir devlet ile değil, tek başına Avrupa’nın karşısına çıkmasında ısrarcı oldu. Başkan Monroe’da Dışişleri Bakanı’nın görüşünü kabul edince, İngiltere ile işbirliği reddedildi.

Amerika’nın tek başına harekete karar vermesinde şu sebepler etkili olmuştu:

  • İngiltere ile birlikte hareket etmek, İngiltere aracılığıyla Avrupa diplomasisinin içine girmek demek olacaktı.
  • Amerika, İngiltere’den Latin Amerika ülkelerinin bağımsızlıklarını tanımasını istediğinde, İngiltere bunu kabul etmedi. 
  • İngiltere ne kendisinin  ve ne de Amerika’nın, İspanyol sömürgelerinden toprak almamasını şart koştu. Bu Amerika’nın işine gelmedi. Amerika bir gün, Teksas, Kaliforniya ve Küba’ya yerleşmek isteyebilirdi. Bu durumda kendi kendini bağlamış olacaktı. 

İngiltere, Amerika’yı yanına çekemeyince, tek başına hareket etmeye karar verdi. 1823 Ekim ayında İspanya ve Fransa’ya, herhangi bir Avrupa devletinin savaş yoluyla Güney Amerika’ya müdahalesi halinde, sömürgelerin bağımsızlığını tanıyacağını açıkladı.

Bunun üzerine Fransa ve İspanya geri adım atmak durumunda kaldı. Monroe Doktrini adeta İngiltere’nin sayesinde ortaya çıkmış oluyordu.

Monroe Doktrini Maddeleri Nelerdir?

Amerikan Başkanı Monroe 2 Aralık 1823 tarihinde Kongre’ye gönderdiği ve Monroe Doktrini adını alan mesaj ile uzun süre Amerika’nın dış politikasına egemen olacak ilkeleri ortaya koydu. Bu ilkeler şunlardır:

  • ABD, bağımsızlığını kazanmış olan Amerika kıtasının Avrupa devletleri tarafından sömürgecilik konusu yapılmasına ve bu devletler tarafından herhangi bir şekilde kontrol altına alınmasına izin veremez. Bu konuda yapılacak olan herhangi bir girişimi dostluk dışı hareket olarak karşılar.
  • Birleşik Amerika’nın, Avrupa devletlerinin problemleri ile hiçbir ilgisi yoktur ve bu sorunlara karışmayacaktır. Buna karşılık, Avrupa devletleri de Amerika kıtası sorunlarına müdahale edemez. 
  • Avrupa devletlerinin kendi sistemlerini Amerikan kıtasına sokmak için yapacakları her girişimi, Amerika, kendi güvenliğine ve barışa yöneltilmiş bir hareket olarak kabul edecektir. 

Başkan Monroe’nun yayınladığı bu ilkeler Avrupa’da çok fazla dikkat çekmemiştir. Monroe Doktrini, o zaman için değil, ilerleyen senelerde Amerika ve Avrupa için etkili olacaktır. Avrupa’nın Latin Amerika’ya müdahalesini önleyen, Monroe Doktrini değil, İngiltere’nin aldığı politik tutumdur.

Monroe Doktrini Özellikleri Nelerdir?

  • Amerika’nın uzun yıllar Avrupa politikasından uzak kalması.
  • Amerika, kendisine Avrupa’dan bir tehdit ve tehlike olmadıkça Avrupa işlerine karışmamıştır. 
  • Amerika ayrı durma politikası dolayısıyla Avrupa’dan uzaklaşmakla beraber, Pasifik’te yayılmaya devam etmesi ve Uzakdoğu ile ilgilenmesi sebebiyle, bu bölgede gene Avrupa ile karşı karşıya gelmiştir.
  • Monroe Doktrini vasıtasıyla Birleşik Amerika, Latin Amerika üzerinde tekelci bir nüfuz kurmuştur. 
  • Amerika Birleşik Devletleri, Monroe Doktrini sayesinde Avrupa devletlerini Amerikan kıtasından uzaklaştırdıktan sonra, “Amerika Amerikalılarındır” ilkesini uygulamaya başlamıştır. 
  • Latin Amerika üzerinde kuvvetli bir ekonomik nüfuz kurmuş ve birçok Latin Amerika ülkesinin ekonomisini kendi kontrolü altına almıştır.

Monroe Doktrini Ne Zaman Terk Edildi?

Başkan Monroe 2 Aralık 1823 tarihinde, Amerika’nın haklarına bir saldırı olduğu veya bu hakları ciddi şekilde tehdit edildiği takdirde, Amerika’nın kendisini savunmak için gerekli tedbirleri alacağını söylemekteydi.

Birinci Dünya Savaşı’nda böyle bir tehdit karşısında kaldığından dolayı, savaşa katılmış fakat savaş biter bitmez tekrar yalnızlık politikasına geri dönmüştür.

İkinci Dünya Savaşı’na da kendine yönelen tehlike yüzünden katılmış fakat savaş sonunda kuvvetler dengesinin, kendisi açısından da tehdit edici şekilde bozulmuş olmasından dolayı, 1948’de Monroe Doktrini’ni bırakarak, global devlet niteliğini kazanmıştır.

BU YAZILARIMA DA GÖZ ATMAK İSTER MİSİNİZ?
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu