fbpx
Türk Tarihi

Kütahya-Eskişehir Savaşları (10-25 Temmuz 1921)

Kütahya-Eskişehir Savaşları, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükümeti arasında gerçekleşmiştir.

Kütahya-Eskişehir Savaşı sonunda Batı Cephesi birlikleri Sakarya’nın gerisine çekilmek zorunda kalmıştır. Aynı zamanda da yurtta da büyük bir moral kırıklığı yaşamıştır.

Milli Mücadele Döneminde Kaybedilen Tek Savaş Kütahya-Eskişehir Savaşıdır!

Kütahya-Eskişehir Savaşı Nedenleri

9 Haziran 1921’de Yunanlıların Kilkis adındaki zırhlıları ile bir muhripleri İnebolu limanına girmiş ve karaya çıkan iki subay Türk sivil ve askeri makamlara nota vermişti.

Buna göre, iki saat içinde İnebolu’da bulunan savaş malzemesi imha edilecek ve toplar tahrip edilecekti. Halkın elinde bulunan silahlar, telefon ve telgraf makineleri ile limandaki tekneler Yunanlılara teslim edilecekti. Bunun üzerine yetkili makamlar Ankara ile temasa geçmiş ve Ankara’dan Yunan notasının reddedilmesi emrini almıştı.

türk bayrağı

Kilkis zırhlısına isteklerinin reddedildiğinin bildirilmesi üzerine, Yunan gemileri savaş bayrağı çektiler ve Kilkis zırhlısı kıyıyı ve hükümet konağını bombalamaya başladı.

Diğer yandan Yunan Kralı Konstantin, Yunan ordusunun başına geçmek üzere, 11 Haziran’da Atina’dan İzmir’e hareket etmişti. Bu sırada, 18-19 Haziran’da Paris’te toplanmış olan İtilaf Devletleri temsilcileri, Türk-Yunan mücadelesine son verilmek üzere iki devlet arasında arabuluculuk yapılması yönünde karar almıştı.

Ancak Yunanlılar, 21 Haziran 1921’de Müttefiklerin arabuluculuk tekliflerini kabul etmediler. Yunanlılar, Türk ordusunun mutlaka yenileceği kanısındaydı.

Yunanlıların büyük bir saldırıya hazırlandıkları bu tarihte Ankara, yeni bir savaş için hazırlanmış değildi. Genel seferberlik ilan bile edilmiş değildi.

Türk ordusu, Yunanlıların saldırıya geçeceği bu tarihlerde İnönü-Kütahya-Döğer hattında dört grup halinde toplanmış bulunuyordu. Bunun dışında, “Kocaeli Grubu” adı altında Geyve ve çevresinde bir kısım Türk kuvvetleri, Menderes dolaylarında da bir Türk tümeni vardı.

Yunan ordusu ise, Bursa’da bir, Uşak’ın doğusunda iki kolordusu ve Menderes’te bir fırkasını bulunduruyordu. 8 Temmuz 1921’de 3. Yunan Kolordusu yeniden taarruz için, Bursa bölgesinden ileriye yürüyüşe geçmiş ve 10 Temmuz’da Kütahya-Eskişehir Savaşı başlamıştı.

Kütahya-Eskişehir Savaşı’nın Gelişimi

Türk ordusunu tamamen yok etmek ve Ankara’yı ele geçirmek suretiyle Milli Mücadeleyi bitirmek isteyen Yunan kuvvetleri, 10 Temmuz 1921’de beş kol halinde harekete geçti.

General Trikopis komutasındaki Kuzey Tümenler Grubu İnönü mevzilerine, General Polimenakos komutasındaki 3. Kolordu ise Kütahya’nın kuzeyine ilerleyecekti. Bunların görevi, burada bulunan Türk birliklerini oyalarak yerlerinde tutmaktı.

Albay Çiroyanis komutasındaki 9. Tümen’in görevi de Kütahya’ydı. Bu tümenin görevi, kuzey ile güneydeki kuvvetler arasında güvenliği ve haberleşmeyi sağlamak ve Türklerde Kütahya’ya taarruz edileceği izlenimi uyandırmaktı.

Uşak-Dumlupınar çevresinde toplanmış olan General Kondulis komutasındaki 1. Kolordu ile General Vlahapulos komutasındaki 2. Kolordu, Türk sol kanadına saldıracaktı. Diğer yandan Güney Tümenler Grubu, iki tümen ve süvari tugayı ile yukarıda belirtilen iki kolordunun güneyinden Afyon’a ilerliyordu.

Afyon’u aldıktan sonra 12. Tümen ile süvari Tugayı, Türk güney kanadının arkasına dolanıp kuşatmak için, kuzeye ve kuzeydoğuya yönelecekti. 12. Tümen’e Kral’ın kardeşi Prens General Andreas komuta etmekteydi.

13 Temmuz’da iki Yunan tümeni Adranos Çayı’nı geçerek, Tavşanlı istikametinde harekete geçmiş ve bu kuvvetler Kütahya’nın kuzeybatısında Gence köprü, Ören, Gümüş köprü hattını tutmuştu. 13 Temmuz’da Afyon yeniden, 15 Temmuz’da da Bilecik Yunan güçleri tarafından işgal edildi.

Afyon’u işgal eden ve 12. Türk Kolordusuna büyük zarar verdirmek suretiyle Afyon’un doğusuna çekilmeye zorlayan Yunanlılar, saldırılarını Altıntaş-Seyitgazi doğrultusunda yoğunlaştırmıştı.

16 Temmuz’da Kütahya önünde şiddetli çarpışmalar gerçekleşti. Kütahya cephesi yarıldı ve 4. Tümen’in kahraman Komutanı Yarbay Nazım Bey şehit oldu. Kütahya 17 Temmuz’da düşmüştü.

Birinci İnönü ve İkinci İnönü Savaşları kazanılmış, Yunanlılar geri çekilmek zorunda kalmışlar ve cephelerde bir huzur havası başlamıştı. Fakat Yunanlılar, geri çekildikleri hatta yeniden toplandılar, kuvvetlendiler ve tekrar saldırıya geçtiler. Türk ordusu Kütahya-Altıntaş savaşlarında yenilmiş, geri çekilmek durumunda kalmıştı.

kütahya eskişehir haritası

Geri Çekilmenin Nedenleri

Yunanlıların saldırısı üzerine yapılan ve Kütahya-Eskişehir Savaşları adıyla anılan savaşlar on beş gün sürmüştür. Türk Ordusu, 25 Temmuz 1921 akşamı büyük bölümüyle Sakarya doğusuna çekilmiştir. Türk ordusunun geri çekilmesini zorunlu kılan sebebler şu şekildedir:

  • İkinci İnönü Savaşı’ndan sonra genel seferberlik yapmış olan Yunan ordusunun, asker, tüfek, makineli tüfek ve top sayısı bakımından Türk ordusundan üstün durumda olması.
  • Temmuz’da Yunan ordusu saldırıya başladığı zaman, Türk ordusunun gerekli hazırlıklarını yapamamış olması yüzünden iki ordu arasındaki kuvvet dengesinin Yunan ordusunun lehine olması.
  • Sakarya’nın doğusuna çekilmek suretiyle Yunan ordusu hareket üslerinden uzaklaşacak ve yeniden destek kurmak zorunda kalacak, böylece Türk ordusu toplu halde daha elverişli koşullar altında savaşmak imkanı bulacaktı.
  • Ankara Hükümeti’nin, Temmuz ayında ülkenin içinde bulunduğu koşullar nedeni ile genel seferberlik ilanında bulunamaması.
  • Kütahya-Eskişehir Savaşlarında amaç, önce dayanmak ve sonra düşman taarruzunu kırmak, ezilmemek ve düşmana eşit bir kuvvete sahip olup onu mağlup edebilmek için zaman kazanmak.

Bu nedenler yüzünden 18 Temmuz 1921 günü İsmet Paşa ile Karacahisar’da buluşan Atatürk durumu yakından inceledikten sonra geri çekilme kararını almıştır.

Savaşın Sona Ermesi

19 Temmuz’da Eskişehir boşaltılmış ve Yunan ordusu tarafından işgal edilmiştir. Türk birlikleri, Eskişehir’in doğusuna doğru Eskişehir-Seyitgazi hattına çekilmek zorunda kalmıştır. 21 Temmuz’da Eskişehir’i geri almak için gerçekleştirilen Türk karşı taarruzu ise başarılı olamadı.

Milli Mücadeleyi hassas bir konuma taşıyan “Altıntaş Bozgunu” olmuştur. Bu bozgunda Türk ordusu 1522 şehit ile 4714 yaralı vermiştir. 22 Temmuz’da Türk ordusu, geride artçılar bırakarak aşama aşama Sakarya doğusuna çekilmekteydi.

10-25 Temmuz 1921 tarihlerinde yapılan Kütahya-Eskişehir Savaşları, 25 Temmuz’da Batı Cephesi birliklerinin Sakarya gerisine çekilmesi ile sona ermiş bulunuyordu.

Orduyu Eskişehir’in kuzeyinde ve güneyinde topladıktan sonra, düşman ordusuyla arasına büyük bir mesafe koymak gerekliydi ki, Bunun için Sakarya’nın doğusuna kadar çekilmek gerekiyordu. Gazi Mustafa Kemal, Nutuk

Eskişehir-Kütahya Savaşı’nda Türk Ordusu, alınan mağlubiyete rağmen elde tutuldu ve tamamen yok olmaktan kurtarıldı. Bu savaşta Mustafa Kemal Paşa’nın vermiş olduğu kritik karar, Türk Kurtuluş Savaşının da seyrini değiştirmiş oldu.

kütahya eskişehir savaşı

Eskişehir-Kütahya Savaşının Sonuçları

  • Kütahya-Eskişehir Savaşının kaybedilmesi ile Afyon, Bilecik, Kütahya ve Eskişehir kaybedildi.
  • Seferberlik ve ikmal açısından verimli ülke kaynaklarının büyük kısmı kaybedildi. 
  • Ordunun Sakarya’nın gerisine çekilmesi, birliklerin moralini bozmuş ve buna koşut olarak, yurtta da büyük moral kırıklığı yaşanmıştır.
  • 23 Temmuz 1921’de Bakanlar Kurulu, hükümet merkezinin Kayseri’ye nakledilmesini önermiş; ancak TBMM bu öneriyi reddetmiştir. 
  • Kütahya-Eskişehir Savaşında uğranılan yenilginin ardından, TBMM’de bazı milletvekilleri Mustafa Kemal Paşa’nın ordunun başına geçmesini dile getirmişlerdir. 
  • Mustafa Kemal Paşa’ya üç ay süreyle sınırlandırılmış olarak, Başkomutanlık yetkisi verilmiştir.
  • 5 Ağustos’da Genelkurmay Başkanlığı’na asaleten Fevzi Paşa, Milli Savunma Bakanlığı’na da Refet Paşa getirilmiştir. 
  • Mustafa Kemal Paşa 8 Ağustos’ta halkın elinde bulunan malzemelerin belli bir kısmını sonradan geri ödenmek üzere, orduya verilmesini öngören “Tekalifi Milliye Emirleri’ni” yayınlamıştır.

Türk Milleti’nin bütün gayretlerine rağmen, Türk ordusu ile Yunan ordusu arasındaki araç ve gereç farkı kapatılamamıştır. Özellikle iki ordudaki top, makineli tüfek ve uçak sayısı birbirleriyle kıyaslanamayacak durumdadır.

Yunan ordusu, demiryollarıyla denize ve İngiltere’nin zengin malzeme kaynaklarına sahipti. Donanım açısından çok eksik olan Türk ordusu ise, Birinci Dünya Savaşı’ndan yorgun ve bitkin bir durumda çıkmış fakir Anadolu halkıydı.

Sakarya Meydan Savaşı’nda, bu iki ordu birbirinden çok farklı koşullar altında savaşacaktı.

Diğer Yazılarımı Okumak İster Misiniz?
Yararlandığım Kaynaklar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma