fbpx
Osmanlı Tarihi

Sevr Antlaşması’nın Arka Planını Anlamak

Sevr Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 10 Ağustos 1920’de Sevr banliyösünde bulunan Seramik Müzesi’nde imzalanmış antlaşmadır.

Osmanlı İmparatorluğu konusundaki kararların çoğu Londra Konferansı’nda verilmiş, San Remo’da onaylanmış ve 10 Ağustos 1920’de Sevr’de bir antlaşma olarak imzalanmıştır. Bütün barış antlaşmaları içinde en son tamamlanan, Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan barış olmuştur.

Sevr Antlaşması’nın sergilenen porselenler kadar kırılgan olduğu çok geçmeden ortaya çıkacaktı.

ingiliz askerlerinin istanbulu işgali

Sevr Antlaşması Nedir?

Sevr Antlaşması, Paris Barış Konferansı tamamlayan barış antlaşmalarının en sonunusudur. Birinci Dünya Savaşı’nın galip gelenleri ile Osmanlı Hükümeti arasında imzalanmış bir antlaşmadır. Bu antlaşma Batılı Devletler açısından bir tasfiye planıdır ve Osmanlı toprakları üzerinde yeni bir coğrafya oluşturma girişimidir.

Galip devletler kendi aralarında müzakere edip sonuca varmışlar, bunun sonucunda da belirledikleri barış metnini Osmanlı Hükümeti’ne bildirmişlerdir. 1919 yılının Haziran ayında, Damat Ferit Paşa, Paris’e çağırılıp Türkiye’nin görüşleri alınmak üzere dinlenmişse de, Fransa ve İngiltere tarafından, Osmanlı Hükümeti’nin istek ve düşünceleri kabul edilmemiştir.

1920 başlarında İngiltere Fransa’nın Suriye üzerindeki emellerine karşı çıkmaktan vazgeçince iki Müttefik artık yenik Osmanlı Devleti’ne kabul ettirecekleri koşullarda anlaşmışlardır. Bunun sonunda da aralarında şöyle bir antlaşma yaptılar:

  • İmparatorluğun Arapça konuşulan bölümleri iki Avrupalı devlet tarafından paylaşılacak, İngiltere, Filistin ve Mezopotamya’yı elinde tutmaya devam edecekti.
  • Arabistan, İngiliz etkisi altındaki hükümdarlarla bağımsız olacaktı.
  • İngiltere Mısır’ı ve Körfez kıyılarını elinde bulundurmaya devam edecekti.
  • Lübnan’da içinde olmak üzere Suriye Fransa’nın olacaktı.
  • Ürdün dahil olmak üzere Filistin; Lübnan dahil olmak üzere Suriye ve Irak, ileride bağımsız olacaklardı.
  • Oniki Ada dışında Ege adalarının çoğunu ve Trakya, Yunanistan’a bağlanmıştı.
  • İzmir beş yıl Yunan idaresinde kalacak, ondan sonra bölgede halkoylaması yapılacaktır; bunun sonucunda da bölgenin Yunan Krallığı’na geçmesi bekleniyordu.
  • Çanakkale Boğazı uluslararası denetimine bırakılmıştı ve İstanbul’la birlikte, Türkiye’nin Hristiyan azınlıklara iyi davranmasını garanti etmek üzere müttefiklerce rehin tutuluyordu.
  • Doğu Anadolu’da Ermenistan’a bağımsızlık verilmesi, güneyde de Kürdistan’ın kurulması kararı verildi.
  • Türk maliyesi İngiliz, Fransız ve İtalyan denetimi altına sokulacaktı.
  • Türkçe konuşulan Anadolu’nun geri kalan bölümü Osmanlı padişahı yönetiminde sözde bağımsız olacaktı.

Londra’da ve San Remo’da 1920’nin ilk yarısında üzerinde anlaşılan ve Osmanlı Hükümeti’ne dikte edilen koşullar bunlardı.

Avrupa’nın güvenmeye niyetli olduğu bir antlaşmanın imzalanması için burasının talihsiz bir seçim olduğunu sadece Fransa’dan Poincare görmüştür. Sevr, çok kırılgan çinileriyle ünlüydü.
 woodrow wilson ve raymond poincare

Sevr Antlaşması Neden Geç İmzalandı?

Bütün barış antlaşmaları içinde en son tamamlanan, Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan barış olmuştur. Ateşkesten sonra Clemenceau ile Lloyd George arasında gayri resmi konuşmalarla başlayan süreç önemli konularda karara varmak için on altı ay sürmüştür. Ayrıca, diğer konuları görüşüp anlaşmayı imzalamak için de dört ay daha geçmiştir.

Sevr Barış Antlaşması, 100 yıldan uzun bir süredir devam etmekte olan, “Doğu Sorunu” olarak da adlandırılan durumu sonuca ulaştırmak için batılıların oluşturduğu barış antlaşmasıdır.

Lloyd George’un başlangıçta sadece bir haftada tamamlanacağını söylediği antlaşmanın imzalanması yaklaşık iki yıl sürmüştür. Bu uzun gecikme nedeniyle çeşitli durumlar ortaya çıkmış ve sonuçta anlaşmanın koşullarından daha önemli olacak kararların alınması gerekmiştir.

“Doğu Sorunu” Avrupalı Devletlerin oluşturduğu bir tanımlamadır. Osmanlı Devleti’ni hem coğrafi olarak, hem de askeri, siyasi ve ekonomik durumunu kendi özel çıkarları doğrultusunda yeniden düzenlemek çabasıdır.

Sevr Antlaşması’nın geç imzalanmasının altında yatan nedenleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İngiltere ve Fransa arasındaki eski sömürge rekabetinin bir kez daha ortaya çıkması
  • Suriye, Filistin ve Irak bölgelerinde yaşanan gerginlikler
  • İngiltere için Osmanlı Devletine karşı yapılan savaş oldukça pahalıya mal olmuştu. Bu yüzden de, yapılacak olan barış antlaşması ile İngiltere daha fazla pay elde etmek istiyordu
  • İngiltere’nin Hindistan’a olan hayati ulaşım ve iletişim hatlarının güvence altına almak istemesi ve bu nedenle boğazların yönetimini uluslararası bir komisyona vermek istemesi
  • Fransa açısından Anadolu’da bulunan Yunan varlığın sorun olması
  • İngiltere’nin Akdeniz’de İtalyanlara karşı Yunanlıları desteklemesi
  • Anadolu’da Mustafa Kemal Paşa tarafından direniş hareketlerinin başlatılması
  • İtilaf kuvvetlerinin güvenliğini tehdit eden bir durumda işgal hakkı tanıyan 7. Madde’ye başvurarak Anadolu’da işgalleri genişletmesi
  • Türk milletinin işgalci devletlere karşı göstermiş olduğu şiddetli tepki
  • Rusyanın savaştan erken ayrılmak zorunda kalması
  • Savaştan çekilen Bolşevik Rusya’nın, Türkiye’ye destek vermesi
  • Yunanlılara İzmir ve bölgesinin verilmesi sonucu İngiltere ve İtalya arasında yaşanan anlaşmazlıklar

türk kurtuluş savaşı

Sevr Antlaşması Nerede İmzalandı?

10 Ağustos 1920’de Fransa’nın başkenti Paris’in 3 km batısındaki Sevr banliyösünde bulunan Seramik Müzesi’nde imzalanmış antlaşmadır.

İlginizi Çekebilir: Misak-ı Milli Kararlarının Türk Milleti İçin Önemi

Doğu hakkında bildiğim şeylerden hareketle, kurulmakta olan bu büyük iskambil kulesinin neredeyse ilk fiskede dağılıp yıkılacağını düşünmekten kendimi alamıyorum. İngiltere Dışişleri Bakını George Curzon

Sevr Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu delegelerine Paris’te imzalatıldı. İtilaf Devletleri’nin 26 Nisan 1920’de Spa Konferansında kararlaştırdığı ve 11 Mayıs’ta İstanbul Hükümeti’ne tebliğ ettiği metni, Damat Ferit Kabinesi 20 Temmuz’da imzalamaya karar vermişti.

ulusal seramik müzesinde sevr antlaşmasının imzalanması

Sevr Antlaşmasını İmzalayanlar

İstanbul Hükümeti, Barış Konferansı’na gidecek olan delegelerin başında Damat Ferit’in bulunmasını 10 Haziran 1920’de kararlaştırmıştı. İstanbul Hükümeti, devletin varlığını çok daraltmış bile olsa, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasını kararlaştırdı ve Rıza Tevfik Bey ile Hadi Paşa’ya imza yetkisi vermiştir.

Bu arada, Sevr Antlaşması’nı imzaya yetkili olanlara, Berlin Elçisi Reşat Halis Bey’de katılacaktır. 20 Temmuz 1920’de bu göreve atanan Hadi Paşa ile Rıza Tevfik 23 Temmuz 1920’de İstanbul’dan yola çıkmışlardır.

İstanbul Hükümeti, Sevr Antlaşması’nı imzalamakla görevli delegelere, İtilaf Devletleri’nin insaf ve adalet duygularına başvurarak anlaşmada bazı değişiklikler önermeleri talimatını verdi.

İstanbul Hükümeti’nin Sevr Antlaşması’nı imzalamakla görevlendirdiği Hadi Paşa, Rıza Tevfik ve Reşat Halis Beyler 30 Temmuz 1920’de Paris’e varmışlardır.

osmanlı delegeleri

Spa Konferansında İtilaf Devletleri adına Millerand’ın imzası ve kaleme alınan cevap metni, İçişleri Bakanı ve Hükümet temsilcisi Reşit Bey’e verilmiştir. (Reşit Bey, antlaşmayı imzalamadı ve hem bakanlıktan hem de delegelikten istifa etmiştir.) Reşit Bey, İstanbul’a çektiği telgrafta, durumun ciddiyetini anlatarak “Yunanlıların İstanbul’u işgal edebileceğimden korkulur” diye belirtmiştir. İstanbul Hükümeti antlaşmayı 10 Ağustos 1920’de imzalayacaktır.

İstanbul Hükümeti , toprak talepleri ile ilgili alıncak olan kararların Osmanlı Mebusan Meclisi yetkisinde olduğunu bildirmiş, ancak meclisin o için toplanamayacağı açıklamıştır. Osmanlı Hükümeti, Paris’e gönderdiği delegelerinden anlaşmada şu değişikliklerin yapılmasını istemiştir:

  • Batı sınırının Midye-Enez hattına uzatılması
  • Marmara Denizi’nin tarafsız bölge, İzmir’in de serbest şehir sayılmaktan vazgeçilmesi
  • İzmir ve Trakya konusundaki öneriler kabul edilmediği takdirde bu bölgelerin yönetimininde Boğazlar Komisyonu’na devredilmesi
Reşit Bey, Paris’ten gönderdiği ikinci telgrafında, Türkiye’nin anlaşmayı imzalamaktan kaçınırsa İstanbul’un Yunanlılara işgal ettirilmesine karar verildiğini bildirmiştir.

Sevr Antlaşmasını İmzalayan Devletler

  • İngiltere
  • Fransa
  • İtalya
  • Japonya
  • Ermenistan
  • Belçika
  • Yunanistan
  • Hicaz
  • Polonya
  • Romanya
  • Sırp-Hırvat-Sloven Devleti
  • Çekoslavakya
  • Osmanlı İmparatorluğu
İlginizi Çekebilir: Lozan Barış Antlaşması 97. Yılında

Sevr Antlaşmasını Hızlandıran Olaylar

1918-1919’da Türkiye karanlık ve soğuktu. Yakıt çok kısıtlıydı. İstanbul’da ışıklar yakılmıyordu. Savaşın başında Osmanlı toprakları olan bölgelerde de bir tür karanlık yaşam devam ediyordu. Bu bölgelerin çoğunda işgalci güç olan İngiltere’nin görevi, buraları, kaderleri konusunda kesin hüküm verilinceye kadar, Osmanlı yasaları altında olduğu gibi korumaktı.

Bu karar Osmanlı İmparatorluğu ile galipler arasında bir barış anlaşması biçimini alacaktı. İtilaf Devletleri’nin yapması gereken tek şey uygulamak istedikleri koşullar üzerinde anlaşmaktı.

İtilaf Devletleri, Osmanlı Devletine kabul ettirmek istedikleri Sevr Antlaşması’nı San Remo Konferansı‘nda kendi aralarında kararlaştırmışlardı. Bu görüşmelere Osmanlı Hükümeti’ni temsilen Tevfik Paşa katılmıştır.

Tevfik Paşa, Sevr Antlaşması’nın imzalanması durumunda Osmanlı Devleti’nin sömürge haline düşeceğini ve bağımsızlığını tamamen kaybedeceğini bildirmiştir. Bu antlaşmanın imzalanmaması için birçok itiraz edilmiş; ancak bu itirazlar dikkate alınmamıştır.

Osmanlı Devleti’nin Sevr Antlaşması’nı imzalamaması nedeniyle Yunanistan ve İngiltere Anadolu’da harekete geçerek işgallere başlamıştır.

izmir yangını 1922

Yunanistan İşgali

15 Mayıs 1919’da İzmir ile başlayıp İzmir ve Aydın illeriyle sınırlı bir alanı işgalleri altına almış olan Yunanlılar, İtilaf Devletleri’nin de izniyle, 22 Haziran 1920’de Bursa ve Uşak yönünde ileri harekete geçmişlerdir. Yunanlılar bu işgallerin sonucunda Osmanlı Devleti’ni askeri bakımından zorlayarak Sevr Antlaşmasını’nı zorla Damat Ferit Hükümeti’ne imzalatmayı amaçlamışlardır.

İtilaf Devletleri’nin 1919’daki en büyük hatası, Yunanistan’a İzmir’i işgaline izin verme kararıdır.

Bu genel Yunan saldırısı sonunda, Manisa ilçeleri, Balıkesir, Bursa gibi önemli şehirler Temmuz ortalarına kadar Yunan işgali altına alınacak, 20 Temmuz’dan başlayarak da Trakya işgal edilecektir. Bu şekilde de hem Ankara Hükümetine karşı gözdağı verilmek istenmiş, hem de bu barış antlaşmasını imzalamazsanız devletiniz ortadan kaldırılır denilmek istenmişti.

İngiliz Başbakanı Lloyd George’da Yunan davasına ateşli desteğini hiç gizlememiş birisiydi. İngiliz Başbakanı’nın Londra’daki Yunan iş camiasıyla, en başta da 1917’deki Venizelos darbesinde önemli rol oynayan ve servetinin büyük bir kısmını Anadolu içlerine Yunan saldırısını desteklemeye harcayacak olan Osmanlı Rum silah tüccarı Basil Zaharoff’la sıkı bağları vardı.

yunan ordusu

Müttefiklerin İstanbul’u İşgal Etmeleri

İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti ile yapacakları barış antlaşmasını kendi aralarında görüşürlerken, 1919 sonunda Osmanlı İmparatorluğu’nda yeni bir Meclis-i Mebusan seçimi yapıldı. Yapılan seçimler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin zaferi ile sonuçlanmıştı.

İlginizi Çekebilir: Kapitülasyonların Osmanlı Devletine Etkileri

Sonuç olarak, İngilizler Osmanlı Meclisi’nin bu tür bir barışı kabul etme olasılığının düşük olduğunu farketti. Müttefikler plan yapıyorlardı ve bu nedenle 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. İstanbul zaten 13 Kasım 1918’den beri İtilaf Devletleri’nin denetiminde tutuluyor, basın sansür uyguluyor ve hükümete her istediğini yaptırıyorlardı.

İtilaf Devletleri, Kuvayı Milliye’nin saldırılarını arttırdığını bahane ederek İstanbul’u resmen işgal etmiştir.  Şehzadebaşı Karakolu’nda 6 Türk askeri şehit edildi, haberleşmeye el konuldu ve hükümet daireleri denetim altına alındı. Telgraf Memuru Manastırlı Hamdi Efendi, işgali anında anında Ankara’ya bildirmeyi başarmıştır.

Bu vatansever ve cesur Manastırlı Hamdi Efendi olmasaydı, İstanbul felaketinden kim bilir haber almak için ne kadar bekleyecektik. İstanbul’da bulunan bakan, milletvekili, komutan, örgütümüz üyeleri içinden bir kişinin çıkıp bize vaktiyle haber vermeyi düşünememiş olduğu anlaşılıyor. Demek ki hepsini heyecan kaplamıştı. Bir ucu Ankara’da bulunan telin İstanbul’da bulunan ucuna yanaşamayacak kadar şaşkın bir hale gelmiş olduklarına bilmem ki ne söylenebilir? Gazi Mustafa Kemal, Nutuk/Söylev

İstanbul’un işgal edilmesinden sonra, İtilaf Devletleri artık Osmanlı Hükümeti ile barış antlaşmasını imzalayacaklarına inanıyorlardı. Sonuç olarak, Sevr Antlaşması’nın hükümleri Nisan 1920’de sonuçlandırıldı.

Sevr Antlaşması’nın Maddeleri

İtilaf Devletleri’nin 26 Nisan’da Spa Konferansı’nda kararlaştırdığı ve 11 Mayıs’ta İstanbul Hükümeti’ne tebliği ettiği metni, Damat Ferit Kabinesi 20 Temmuz’da imzalamaya karar vermiştir. Sevr Antlaşması, Türkiye’yi İtilaf Devletleri arasında paylaştıran bir antlaşmadır. Antlaşmanın önemli maddeleri şu şekildedir:

  • İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak şayet Osmanlı Devleti barış şartlarına uymaz ve yerine getirmezse, İstanbul Osmanlı Devleti’nden alınacak.
  • Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya ve ABD’den oluşacak bir komisyon tarafından yönetileceği öngörülüyor.
  • Boğazlar komisyonunun anlaşma gereğince ayrı bir bayrağı, bütçesi ve teşkilatı olacaktır.
  • Osmanlı Hükümeti, Türkiye’deki bütün azınlıklarının kilise ve okul konularında özerkliğini tanımayı ve buna saygı göstermeyi kabul eder.
  • Doğu’da özerk bir Kürt devleti kuruluyor, Ermenistan devletinin sınırlarını belirlenmesi ABD’ye bırakılıyor.
  • Osmanlı ordusunun mevcudiyeti 50.700’ü geçemeyecektir.
  • Padişahın muhafızı, bir kurmay ve piyade ve süvari birliklerinden oluşacak ve bunların gücü 700 er ve askerden fazla olmayacaktır.
  • Kapitülasyonlar genişletiliyor, bu haklardan Yunanistan ve Ermenistan’ın da yararlanması hüküm altına alınıyor.
  • Osmanlı Devleti’nin mali durumu ve bütçesi İngiliz, Fransız ve İtalyanlardan oluşan komisyonun denetimde olacaktır. Bu komisyon ayrıca bütçeyide hazırlayacak.
  • İzmir, biçimsel olarak Türk yönetimine bırakılıyor, Doğu Trakya ve Batı Anadolu, Yunanistan’a verilecek.
  • Aydın’dan itibaren Batı Anadolu, Antalya ve Konya bölgesi İtalya’ya ait nüfus bölgesi olacaktı.
  • Mardin, Urfa, Antep, Ceyhan Fransız mandası altındaki Suriye’ye bırakılıyordu. Mersin, Adana, Maraş, Diyarbakır, Silvan, Elazığ, Arapkir, Sivas, Tokat Fransız nüfuz bölgesi oluyordu.
  • 12 Ada ve Rodos İtalyanlara, diğer Ege Adaları Yunanistan’a bırakılacak.
  • Türkiye, İzmir şehri ve söz konusu bölge üzerindeki egemenlik haklarını Yunan Hükümetine devreder. Böyle bir egemenliğin tanıklığında, Türk bayrağı, İzmir kasabasındaki bir dış kale üzerinde kalıcı olarak çekilecektir. Kale, Başlıca Müttefik Kuvvetler tarafından belirlenecektir.
  • Türkiye, Mısır’daki veya üzerindeki tüm hak ve unvanlardan vazgeçiyor. Türkiye, Müttefik Devletlerin aldığı harekete uygun olarak, İngiltere’nin 18 Aralık 1914’te Mısır üzerinde ilan ettiği himayeyi tanıdığını beyan eder.
  • Filistin, Irak ve Suriye için alınan komisyon kararlarına Türkiye uymayı kabul eder.

türk piyadesi

Sevr Antlaşması’nın Özellikleri

  • Osmanlı İmparatorluğu’nun imzaladığı son antlaşmadır.
  • Sevr Antlaşması geçersiz bir antlaşmadır. Her şeyden önce, Osmanlı Anayasası’nın (Kanuni Esasi) 7. Maddesi’ne göre  antlaşmaları Ayan ve Mebusan Meclisleri onaylıyordu. Padişah Vahdettin onaylasa bile hukuken bir anlamı olmayacaktı.
  • Dayatılmak istenen bu barış ile, İtilaf Devletleri’nin Birinci Dünya savaşında yenilen devletlere hiçbir ödünde bulunmama kararında olduğu meydana çıkmıştır.
  • T.B.M.M, 22 Temmuz’da toplanan Saltanat Şurası’nda Sevr Antlaşması’nın kabulü için olumlu oy kullananları ve Hükümet delegesi olarak anlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan etmiştir.
  • Bütün iktidarı döneminde, Anadolu’da başlayan Kuvayi Milliye hareketine karşı sert tedbirler alan Damat Ferit Paşa, Yüksek Komiserlerin Anadolu hareketi ile uzlaşacak bir hükümet istemesi nedeniyle istifa etmiştir.
  • Osmanlı temsilcilerine imzalatılan Sevr Antlaşması, Mustafa Kemal Paşa’nın Kuvayi Milliye ordusuna asker toplamak için en iyi fırsatı vermiştir.
  • Sevr Antlaşması savaşın galip tarafları açısından hiç beklemedikleri bir sonuca yol açmıştır. Antlaşma, antitezini doğurmuştur. Antitezi de Türk Kurtuluş Savaşı’dır.
  • Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması, Sevr Antlaşması’nı geçersiz kılmıştır.

Sevr Antlaşması Türk milleti için öylesine uğursuz bir idam kararnamesidir ki onun bir dost ağzından çıkmamasını dileriz. Bu konuşmamız sırasında bile Sevr Antlaşmasını ağzıma almak istemem. Sevr Antlaşması’nı kafasından çıkarmayan milletlerle güven temeline dayanan ilişkilere girişemeyiz. Bize göre böyle bir antlaşma yoktur. Gazi Mustafa Kemal, Nutuk/Söylev

Sevr Antlaşması’nın Önemi

  • Osmanlı İmparatorluğu’nu sona erdiren bir antlaşmadır.
  • Sevr Antlaşması hukuken yürürlüğe girmemiş ancak fiilen yürürlüğe giren bir antlaşmadır.
  • İstanbul hükümeti, Sevr Antlaşması gereğince terk ettiği bölgelerdeki memurların maaşlarını bir kararname ile kesmiştir.
  • İngiltere, Milli Hareketi yok etmeden Sevr’in onaylanmasının anlamsız olduğunu anlamıştır.
  • Ankara Hükümeti antlaşmayı geçersiz sayacak, Sevr’i hafifleterek kabul ettirmek yolunda İtilaf Devletleri’nin yaptığı girişimler, Misak-ı Milli’de ısrar edilmesi üzerine geçersiz kalacaktır.
  • İtilaf Devletleri’nin kendi aralarında hazırladıkları haritalar antlaşma onaylanmadığı için artık geçersiz bir kağıt parçası haline gelmiştir.
  • Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan en son antlaşma ve Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalandığı halde uygulanamayan tek antlaşmadır.
  • Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının Anadolu’da başlatmış olduğu Kurtuluş Hareketi’nin haklılığı ortaya çıkmıştır.
  • Sevr Antlaşması, Türk milletine yaşam hakkı tanımadığından Türk milleti için bir ölüm fermanı niteliğinde kabul edilmiştir.
Yararlandığım Kaynaklar
  • Sevr Antlaşması – Vikipedi
  • Kurtuluş Savaşı Günlüğü II (Açıklamalı Kronoloji) – Türk Tarih Kurumu – Zeki Sarıhan
  • Osmanlı’da Son Fasıl – Savaş, Devrim ve Ortadoğu’nun Şekillenişi 1908-1923 – Sean McMEEKIN
  • Cennetten Mahşere – Ortadoğu’da Birinci Dünya Savaşı – Roger Ford
  • Nutuk- Gazi Mustafa Kemal Atatürk
  • Yüzyılın Kitabı – Sinan Meydan
  • Barışa Son Veren Barış – David Fromkin

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma