fbpx
Türk Tarihi

Mondros Mütarekesi’nin Gizli Gündemi

Mondros Mütarekesi ya da Mondros Ateşkes Antlaşması, Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan mütareke belgesi.

Mondros Mütarekesi Nedir?

1. Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkan Osmanlı Devleti, Müttefikler adına hareket eden İngiltere ile, 30 Ekim 1918 günü Mondros’ta bir Silah Bırakışımı Sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşme Türkiye’nin, 1920 yılından başlayarak, girdiği mücadeleler sonucunda geçerliliği yitirecek ve yerini 1922 yılında imzalanan Mudanya Mütarekesi’ne bırakacaktı.

mondros antlaşmasının imzalandığı agamemnon gemisi
Birinci Dünya Savaşı sırasında Akdeniz’de görev yapan ön Dretnot savaş gemisi HMS AGAMEMNON. © IWM Q 38055

Mondros Mütarekesi Öncesinde Yaşanan Gelişmeler Nelerdir?

Dört yıla yakın her cephede savaşan Osmanlı orduları 1918 ortalarında Irak ve Filistin’de geri çekilmeye başlamıştı. İktidarda Talat Paşa kabinesi bulunuyordu.

Enver Paşa cephelerde meydana gelen durumu kabineden sakladığı için askeri durum sağlıklı şekilde bilinemiyordu.

3 Temmuz 1918’de dokuz senedir Osmanlı tahtında oturan Sultan Reşat vefat edecek, yerine Sultan Vahdettin geçecektir.

İngilizlerin 19 Eylülde başlattığı saldırı Suriye cephesini çökertmiş, 27 Eylül 1919’da Şam kaybedilmişti. İngiltere ödül olarak Şam’ın teslim alınma şerefini Emir Faysal’a bağışlamıştı.

İtilaf kuvvetleri 5.666 ölü ve yaralı vermiş, 75.000 esir almıştı. Anadolu tehlikeye girmiş; Bulgaristan teslim olunca Selanik’teki Fransız ordusunun önü açılmıştı.

Fransız general France Despere bir hafta içinde İstanbul kapılarına dayanabilirdi. Hükümetin ateşkes istemekten başka çaresi kalmamıştı.

Bulgaristan’ın isteği üzerine Müttefiklerin mütarekeye razı olması ve 29 Eylül 1918 itibariyle çatışmaya son vermesi üzerine Bulgar Kralı Ferdinand ülkesini terkedip Macaristan’a kaçmıştı. Savaşa devam ettirme fikrinde olan Enver Paşa bile ateşkesten başka bir çarenin kalmadığını anlamıştı.

Savaşa giren hükümetin barış masasına oturması doğru olmadığı için Talat Paşa 7 Ekim 1918’de hükümetten çekilme kararı verdi. Talat Paşa’nın istifası üzerine hükümet kurma görevi Tevfik Paşa’ya verildi. Kabineyi oluşturamayacağını anlayan Tevfik Paşa’da görevi iade etmek durumunda kaldı.

Bunun üzerine Ayan üyesi Müşir Ahmet İzzet Paşa’ya görev verildi. İzzet Paşa kabineyi kurduğu zaman (14 Ekim – 8 Kasım 1918) Suriye dahil tüm cepheler çökmüş, İngiliz ordusu Şam’a girmişti.

İzzet Paşa hükümetinin ilk işi mütareke görüşmelerine başlamak oldu. O sırada İngilizler İstanbul’a doğru yürümeye başlamışlardı.

Hükümet kiminle ve nasıl mütareke yapacaktı. Hükümetin önüne burada beklemediği bir fırsat çıktı. 1917’den beri tutsaklık günlerini Büyükada’da geçiren general Townshend, İzzet Paşa’nın hükümet kurduğunu öğrenince arabuluculuk yapabileceğini düşündü.

osmanlı sadrazamı talat paşa
Osmanlı Devletin savaşta yenilgiye uğraması üzerine 8 Ekim 1918’de sadrazamlıktan istifa eden Talat Paşa

Osmanlı Devleti’nin Mütareke Temasları

Osmanı Devleti için tehlike, Bulgarlar’ı ateşkese zorlamış olan Makedonya’daki düşman orduları sağ kanadının İngiliz Generali Milne komutası altında Meriç kıyılarına gelmiş İstanbul üzerine yürümek üzere bulunmuş olmasıdan kaynaklanıyordu.

Elde bu düşman ordusunu durduracak kuvvet de bulunmuyordu. Bu durum Osmanlı Hükümetini Wilson’un Almanlar’la haftalarca süren tartışmaların sonucunu beklemeden ateşkes yapmak zorunluluğuna bırakıyordu.

General Townshend İzzet Paşa’yı tanıdığı için 15 Ekim 1918’de bir mektupla başvurarak görüşme talebinde bulundu ve ertesi günde davet edildi. İzzet Paşa’nın Türbe semtindeki konağında yapılan görüşmelerde, İngiltere ile ile müzakere edilecekse arabulucu olabileceği belirtti.

Sadrazam İzzet Paşa öngörüşmeler için Bahriye Nazırı Rauf Orbay’ı görevlendirmişti. Townshend’i gizlice ziyaret eden Rauf Bey kendidi ile fikir birliğine varmıştır. Bir yıldan beri İstanbul’da serbest hareket eden Townshend Türkiye’ye minnet duyuyor, bu yardımları sayesinde serbest kalacağını umuyordu.

Townshend İngiliz Kuvvetlerinin Mondros’ta bulunan karargahına gidip mütareke teklifimizi iletecekti. Görüşmeler son derece gizli yürütülmekteydi, duyulduğu takdirde azınlıklar taşkınlık, Almanlar tek başımıza barış yapıyoruz diye bir çılgınlık yapabilirdi.

İzzet Paşa ile görüştükten sonra İngiltereyle görüşmesi için Townshend serbest bırakılır. Aynı günün akşamı Büyükada’ya hükümetin şartlarını getiren Rauf Orbay, bu görüşmelerin Almanlar tarafından duyulmaması ve ertesi gün hareket edilmesini istemiştir.

Yapılan mütareke temasları sadece Townshend ile sınırlı kalmadı. İzzet Paşa’nın tanıdığı bankacı Marcel Savoa da Paris’e gönderildi. Bern askeri ateşemiz devreye sokuldu. Amerikalılarla görüşmek için Hahambaşı Hayim Naum Efendi’de Köstene üzerinden yola çıkarıldı.

Naum Efendiyi gizli olarak götürecek olan aracı hazırlama görevi Rauf Bey’e verilmişti. Bu girişimlerin içinde sadece Townshend’in girişimi sonuç verecektir.

20 Ekim 1918’de Midilli’nin Mondros limanına geldi. Burası müttefiklerin hem deniz üssü, hem bakım onarım merkeziydi.

24 Ekim 1918’de İstanbul’a telgraf çeken Townshend, Calthorpe’un ve İngiliz hükümetinin Türk heyetini beklediği bildirdi.

rauf paşa (soldan ikinci sırada)
Sivas Kongresi sırasında Rauf Orbay (soldan ikinci sırada)

Mondros Mütarekesini İmzalamaya Giden Osmanlı Heyeti Kimlerdir?

General Townshend ile Rauf Orbay’ı Mondros’a götüren Yüzbaşı Tevfik İzmir’e döner, Amiral Calthorpe ve Townshend‘den Sadrazama birer mektup getirir. Amiral barış konusunun İngiliz hükümeti tarafından incelendiğini, Müttefiklere danışmadan bir karar veremeyeceğini bildirir.

Ancak mütareke için hazır olduğunu ve yetkili delegelerin gönderilmesi gerektiğini bildirir. Böylelikle mütareke konusunun Mondros’ta İngilizlerle görüşülmesi emrivakiye gelir. Bunun üzerine Hükümet Mütareke görüşmeleri için delegelerini belirler. Mütareke için belirlenen delegeler şu şekildedir:

  • Bahriye Nazırı Rauf Orbay (Başdelege)
  • Hariciye Müsteşarı Reşat Hikmet Bey
  • Kurmay Yarbay Sadullah Bey

O sırada Padişah, eniştesi Damat Ferit Paşa‘nın Mondros’a gönderilmesini istemiş ve bunun üzerinde ısrar etmiştir. Amacı güvenebileceği bir kişinin bu mütareke ile görevlendirilmesidir.

Bulgarların ateşkes ilan etmesinden sonra Kral Ferdinand’ın tahtından vazgeçmek zorunda kalması ve Kayser’in de çekilmesi yolundaki baskılardan şüphelenen Vahdettin, eniştesinden dışında birisinin bu konuda İngilizlerle bir temasta bulunmasından çekinmişti.

Başlangıçta İzzet Paşa, Padişahın bu isteğine karşı çıkmış ve hatta Damat Ferit’in yetersiz olduğunu açıklamıştır. Bakanlar Kurulunda, başta Rauf Orbay olmak üzere, yapılan görüşmeler ve bakanların çekilmesine kadar giden direnmeler karşısında Damat Ferit Paşa’nın gönderilmesi önlenilir.

Devletin toprak bütünlüğünü Calthorpe’a kabul ettiremezsem, doğruca Londra’ya gidip İngiltere Kralı ile görüşür, babasının dostu olduğumu söyleyerek kabul ettiririm. Damat Ferit Paşa

Ayrıca görüşmelerde dikkate alınacak konular Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları tarafından hükümet talimatı olarak hazırlanmıştı.

mondros mütarekesini imzalamaya giden osmanlı heyeti
Mondros Mütarekesi’ni imzalamaya giden Osmanlı heyeti.

Osmanlı Delegelerine Hükümet Tarafından Verilen Mütareke Talimatı

Hükümetin mütareke görüşmelerinde izlenecek yol için delegeler vermiş olduğu talimatın içeriği aşağıdaki gibidir.

  • Mütareke süresince Boğazlar İtilaf’ın savaş ve ticaret gemilerine açık olacak, fakat Yunan savaş gemileri Boğazlara giremeyecek. Boğazların istihkamları Osmanlı askeri tarafından muhafaza edilecek. Şiddetli ısrar olursa belirli sayıda kontrol subayı, barış olduğunda Boğazlar’dan ayrılmak şartıyla buralarda bulunabilecek ve savaş gemileri iki boğaz arasında iki günden fazla kalamayacaklardı.
  • Esas itibariyle askerlerin terhis teklifi kabul edilecek. İç güvenliği korumak için barış zamanındaki sayıyı aşmayacak ölçüde asker terhisi kabul edilecek.
  • Mütarekenin imzalamasıyla birlikte ateşkes sınırları aşılmayacak. Hükümet idaresine hiçbir şekilde müdahale kabul edilmeyecek. Ülkenin hiçbir noktasına yabancı asker çıkarılmayacak.
  • Karadeniz’de Almanların “geri taarruzlarına” ve deniz yollarını tehdit etmelerine karşı savunma Osmanlılara ait olacak, İngilizler bu savunmayı sadece teftiş hakkına sahip olabilecek.
  • Mütarekeden sonra ticaret ve gemi serbestisinin kesin olarak kabul edileceği, ithalatın da hızlandırılması teklif edilecek.
  • Ateşkesten sonra Almanya’nın Osmanlı’ya borç vermesi devam edemeyeceğinden dolayı para yardımı istenecek.
  • Milli namusu incitecek istekler asla kabul edilmeyecek. Almanya ve Avusturya-Macaristan resmi görevlilerinin ülkeden ayrılmaları için en az iki ay süre verilecek. Bu ülkelerin vatandaşlarının geri gönderilmesi ise kabul edilmeyecekti; çünkü Almanya ve Avusturya-Macaristan’da, çoğu öğrenci olan, belki 15-20 bini geçen Osmanlı vatandaşı vardı. Bunların “şu sırada” dönmeleri kesinlikle mümkün değildi.
general franchet d'esperey 8 şubat 1919 istanbula gelişi
General Franchet d’Esperey, 8 Şubat 1919’da İstanbul’a geldiği zaman. © IWM Q 13948

Mondros Mütarekesi’nde İngilizlerin İlk Dört (4) Madde Israrı

İngilizler, Osmanlı Devleti ile yapılacak olan mütarekede, İtilaf devletlerini temsilen sadece kendilerinin hazır bulunmasın sağlayarak, askeri üstünlüklerinin sonucu olan gücünü manevi olarak da tamamlamak istiyorlardı.

Fransa, mütareke görüşmelerinde hiç değilse hazır bulunmak çaba harcamışsa da, hiçe sayılmış ve İngilizlerin oyununa getirilmiştir.

Mütareke dönemi boyunca İstanbul siyasetinde başta Padişah, hükümetlerin çoğunluğu ve Hürriyet ve İtilaf, az çok İngiliz yanlısı ve buna karşı bazı çevreler Amerikancı olduğu halde, hiçbir zaman etkili Fransız çevresi olmamıştır.

Ateşkesin şartları İngiltere Savaş Ofisi ve Amirallik tarafından belirlenip, 3 Ekim’de İngiliz kabinesi önüne gelmişti. Versailles’da 6-8 Ekim arasıda görüşülüp, 22 Ekim’de İngiliz kabinesi tarafından Amiral Calthorpe’a gönderiledi.

Mütareke şartları ile birlikte gönderilen yazıda, özellikle Fransız ve İtalyanları güvende tutmak için, bütün maddelerin kabul ettirilmesi yolunda çaba harcanması istenmişti.

Gönderilen şartlar arasında ilk dört maddeye çok önem verilmesi belirtilmişti. İlk dört madde kabul edilmeden diğer maddelere kesinlikle geçilmemesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır.

Mondros Mütarekesi Maddeleri

  • Çanakkale ve Karadeniz Boğazlarının açılması ve Karadeniz’e geçişin sağlanması; Karadeniz ve Çanakkale Boğazları kalelerinin Müttefiklerce işgali.
  • Türk sularındaki tüm mayınların, yerlerinin gösterilmesi ve bunların taranması için, talepte bulununca yardım edilmesi.
  • Karadeniz’deki mayınlara ilişkin eldeki tüm bilgilerin verilmesi.
  • Müttefik savaş tutsakları ve gözaltında bulunanların İstanbul’da toplanarak, koşulsuz serbest bırakılması.
  • Sınırların korunması ve iç güvenliğin sağlanması için gerekli görülecek asker dışındaki yerlerin derhal terhis edilmesi.
  • Türk karasuları ya da Türkiye’nin işgalindeki sularda bulunan tüm savaş gemilerinin teslimi.
  • Müttefiklerin kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa, stratejik bir noktayı işgal etme hakkının bulunması.
  • Türk işgali altında olan limanların Müttefik gemilerince serbest kullanımı ve düşman tarafından kullanımın engellenmesi.
  • Bütün limanlarında her türlü gemi onarımından faydalanılması.
  • Toros tünellerinin Müttefikler tarafından işgal edilmesi.
  • Kuzey-Batı İran’daki Türk askerinin zaman kaybetmeden savaş öncesi sınırların gerisine çekilmesi.
  • Türklerin haberleşmeleri dışında, tüm telsiz telgraf ve kablo istasyonlarının Müttefiklerce teslim alınması.
  • Denizciliğe, askerliğe ve ticarete ilişkin her türlü malzemelerin imha edilmesinin önlenmesi.
  • Ülkenin ihtiyaçları karşılandıktan sonra, Müttefiklere Türk kaynaklarından satın alma kolaylıkları gösterilmesi.
  • Tren hatlarına müttefiklerin kontrol subayları yerleştirilecek, halkın ihtiyaçları gözetilmek şartıyla trenlerden istediği şekilde yararlanabilecek.
  • Hicaz, Asir, Yemen, Suriye ve Irak’ta bulunan tüm garnizonlar en kısa sürede Müttefiklere teslim olacak.
  • Trablus ve Bingazi’deki askerlerin en yakın İtalyan garnizonuna teslim olmaları.
  • Mısrata’yı da kapsamak üzere, Trablus ve Bingazi’de işgal edilen limanların en yakın Müttefik garnizonuna teslimi.
  • Tüm Alman ve Avusturya-Macaristan vatandaşlarının bir ay içinde Türk ülkesinden çıkarılması.
  • Terhis edilecek askerlerin, taşıtlarıyla birlikte, araç ve gereçlerinin kullanılış biçimi konusunda verilecek emirlere uyulması.
  • Müttefiklerin menfaatini korumak için Türk Donatım (iaşe) Bakanlığına bir Müttefik temsilcisinin atanması.
  • Türk savaş esirlerinin Müttefik Devletler emrinde tutulması.
  • Türkiye bakımından Merkezi Devletler ile tüm ilişkilerin kesilmesi.
  • Altı Ermeni vilayetinde karışıklık çıktığı takdirde İtilaf devletleri bu vilayetleri işgal edebilecek.
  • Müttefiklerle Türkiye arasında düşmanca eylemler 31 Ekim 1918 Perşembe günü, yerel saatle öğleden önce başlamak üzere, duracaktır.

mondros mütarekesi 7. madde
Mondros mütarekesi 7. madde

Mondros Mütarekesi 7. Madde

Bu önemli maddenin metninde İngilizlerin ilk önergesi şu şekildedir:

  • Önemli stratejik noktalar İtilaf kuvvetleri tarafından işgal edilecektir.

Yedinci madde en çok tartışılan maddelerden birisi olmuştur. Bu maddede yapılan değişiklik önemsizdir, çünkü bir yerin işgali için Müttefiklerin güvenini tehdit edildiğine dair karar verme yetkisi sadece kendilerine bırakılmıştır. Bu madde yapılan değişiklik şu şekildedir:

  • Müttefiklerin, kendi güvenliklerini tehdit edecek herhangi bir durum ortaya çıkarsa, herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı bulunması. 
mondros mütarekesi 24. madde
Mondros mütarekesi 24. madde

Mondros Mütarekesi 24. Madde

24. madde üzerinde de çok tartışılır. Osmanlı delegeleri haklı olarak bu maddenin “A” bölümünü gören Ermeniler sırf Müttefiklere o bölgeyi işgal ettirmek için ayaklanırlar. Sonuç olarak bu madde karışıklığı kışkırtacak niteliktedir.

Ancak Amiral Calthorpe bu maddeden vazgeçmez. Sadece “B” bölümünün kaldırılmasına onay verir. İngilizlerin talep ettikleri 24. maddenin ilk şekli şu şekildedir:

  • Altı Ermeni vilayetinde karışıklık meydana geldiği takdirde, adı geçen illerin İtilaf kuvvetleri tarafından işgal hakkı bulunur.
  • 7, 10 ve 15. maddelere ilave olarak Sis (Kozan), Haçin (Saimbeyli), Zeytun (Süleymanlı) ve Ayıntap (Gaziantep) işgali.

Yapılan görüşmeler sonunda 24. madde mütareke metninden şu şekilde yer almıştır:

Altı Ermeni ilinde (Vilayeti Sitte) karışılıklık çıkarsa, Müttefikler bu illerin herhangi bir bölümünü işgal etme hakkını elinde tutarlar.

Mondros Mütarekesi Görüşmelerinde Yaşanan Olaylar

Mütareke taslağı Rauf Orbay’ın eline önceden verilmediği için anlaşma maddelerini ilk defa orada görüyordu. Anlaşmanın imzalanması değil okunması bile ürkütücü olmuştur. Osmanlı delegelerine hükümetin vermiş olduğu talimat bu proje karşısında toz pembe rüya gibi gözüküyordu.

Görüşmelerde izlenen yol açısından iki önemli noktanın ayrıca vurgulanması gerekir. Birinci olarak, resmi ve iki taraf arasında imzalanmış bir tutanak bulunmamaktadır. İkinci olarak, görüşmelerin yapılış biçimidir ve İngiliz hükümeti tarafından hazırlanmıştır.

Görüşmelerin Tutanak İmzalanmadan Gerçekleşmesi

Amiral Calthorpe, mütarekenin ağır şartlarını kabul ettirmek için bir takım açıklamalar ve vaatlerde bulunmuşsa da, bunlar yazılı bir belge niteliğinde olmamıştır. Bu yüzden de ileride söylenmemiş ve yapılmamış sayılmışlardır.

Ancak Osmanlı delegeleri verilen bu sözlere güvenerek mütarekeye imzalarını atmışlardır. Padişah ve hükümet İstanbul’dan çıkıp Anadolu’ya çekilmeyi göze almadıkça delegeler her maddeyi imzalama zorunluluğu altında kalmışlardır.

İngiliz delegeleri üzerinde de görüşmelere katılmak isteyen Fransızların baskıları ve bu yüzden anlaşmayı acil şekilde tamamlamak zorunluluğunun baskısı vardır.

Calthorpe bu yüzden ağır mütareke şartları üzerinde hafifletici sözler ve açıklamalarda bulunuyordu. Görüşmelere ait resmi bir tutanak belgesi bulunsaydı ileride, bu tutanak Osmanlı Devleti’ne karşı yapılan baskıyı önlemese bile manevi bakımdan haklı gösterecek birer belge olarak ortaya konabilirdi.

Mütareke Görüşmelerinin Yapılma Biçimi

İkinci nokta, görüşmelerin yapılış biçimidir ve yine İngiliz Hükümeti tarafından hazırlanmıştır. Osmanlı delegelerine ateşkes maddeleri önceden verilmemiş ve bunlar üzerinde aralarında inceleme ve danışmada bulunmalarına imkan bırakılmamıştır.

Amiral Calthorpe maddeleri okumakta ve okunan her madde üzerinde hemen tartışılmakta, kabul edilmekte veya İstanbul’la görüşmek üzere bir gün sonraya bırakılmaktadır. Bu yöntemle bir çok ayrıntının gözden kaçırılması mümkündü ve gözden kaçmıştır.

Doğal olarak o anda her ayrıntının ve onların sonuçlarının hemen anlaşılması imkansız olmuştur. Amiral ilk dört maddenin değiştirilemeyeceğini net olarak belirttiği için bunlar olduğu gibi kabul edilmiştir. Ancak birinci madde üzerinde uzun tartışmalar yaşanmıştır.

Mütarekenin Birinci Maddesi Üzerinde Yapılan Tartışmalar

Rauf Orbay gemilerin boğazlardan geçişini kabul etmekle birlikte, istihkamların Müttefiklerce işgalinin yurdun güvenliği ile ilgili olduğunu belirtip başka bir çözüm yolu bulunmasını ister.

Amiral, Hükümetinin savaş durumunu düşünmek zorunda olduğunu, görevdeki Osmanlı Hükümetine güvenmekle birlikte, bu hükümetin yerine savaş taraftarı bir kabine geçebileceğini ve yeniden savaş başlarsa Müttefiklerin zor durumda kalacağını açıklar.

Kurmay Yarbay Sadullah Bey topların kamalarının alınmasıyla İngilizlere güven sağlanabilceğini, istihkamların işgalinin bir onur sorunu olduğunu bildirir. Bunun üzerine Amiral Calthorpe bunların Almanların elinde bulunduğu zamanda bu onur sorunun mevcut olabileceği yanıtını verir.

Rauf Orbay, müttefik olan Almanların bazı istihkamlarda bulunmasının farklı olduğunu ama şimdi istenen işgalin kamuoyu ve iç güvenlik açısından açıklanamayacak sıkıntılar doğuracağını söyler.

Rauf Orbay istihkamların işgali konusunda Müttefiklerin tamamının katılıp katılmayacağını sorunca Amiral “evet” cevabını verir. Bunun üzerine Rauf Orbay İtalyan ve özellikle Yunanistan’ın buna katılmasına kesin olarak itiraz eder.

Amiral İngilizlerin istihkamları işgal etmelerini, diğer devletlerin de gemileriyle İstanbul’da temsil edilmelerini önerirse de Rauf Orbay kabul etmez. Birinci madde üzerinde ilk gün bir anlaşmaya varılamaz ve Amiral Londra’dan yeni bir yönerge ister.

Birinci madde 28 Ekim sabah oturumunda tekrar ele alınır. Amiral, Boğazlardaki istihkamlarda sadece İngiliz ve Fransız askerlerinin bulunmasına izin verdiğini, ancak maddenin bu şekilde açıkça değiştirilmesine razı olmayacağını açıklar.

29 Ekim sabah oturumunda Osmanlı Hükümeti’nin birinci maddeyi Boğazlar istihkamlarında İngiliz ve Fransız askerleri ile beraber Türk askerlerinin de bulunmaları şartıyla ikinci ve üçüncü maddeleri de olduğu gibi kabul edildiği Rauf Orbay tarafından belirtilir.

general charles townshend
General Charles Townshend, merkezde oturuyor, Kut’un teslim olmasından kısa bir süre sonra. © IWM (Q 79344)

Mondros Mütarekesi İle İlgili Gizli Hükümler

İlk üç maddenin kabul edilmesinin ardından, Amiral Calthorpe istihkamlarda Türk askerinin bulunması konusunda hükümetine yazı göndereceğini açıklar.

Bunun üzerine Rauf Orbay, kendisine verilmek üzere bir mektupla bu konuda söz vermesini ister. Amiral de bu talep karşısında, gizli kalmasına son derece dikkat edeceğinize söz verirseniz mektup verebilceğini belirtir. Sonuç olarak mektubun sadece Padişah ve Sadrazama gösterilemesine karar verilir.

Hem birinci madde hem de 7. maddenin görüşülmesi sırasında İstanbul’un işgal edilmeyeceğinin ateşkese eklenmesinde Osmanlı Heyetinin ısrarı üzerine Amiral Calthorpe bir açıklama yapar.

Bu açıklamasında Yunan gemilerinin İzmir gibi İstanbul’a da gönderilmeyeceği düşüncesinde olduğunu, fakat “İstanbul işgal edilmeyecektir” şeklinde bir madde eklenmesini hükümetinden isteyemeyeceğini söyler.

Bu tartışmaların sonucu ateşkes metinde Osmanlı delegelerinin isteklerine uyularak yapılmasına yakınlaşılmamış değişiklikler için, delegelere iki belge verilmiştir.

Bunlardan birincisi Amiral Calthorpe’un Rauf Orbay’a vermiş olduğu 30 Ekim 1918 tarihli gizli mektuptur. Verilen mektubun Padişaha ve Sadrazam dışında kimseye gösterilmeme şartı konulmuştur. Mektup şu şekildedir:

Ekselans, Türkiye ile Müttefikler arasında imzalanmış bulunan ateşkes şartlarının birinci maddesine göre, Britanya Hükümetince sizi temine yetkili kılınmış bulunuyorum ki, Çanakkale ve İstanbul’daki Boğazlar müstahkem bölgelerin işgalinde sadece İngiliz ve Fransız askerleri kullanılacaktır. Müstahkem bölgeler işgal edildiğinde, buralarda çok küçük sayıda Türk askerlerinin kalması konusunu kendi hükümetime şiddetle tavsiye ettim. Hiçbir Yunan askerinin, bugünkü şartlar altında İstanbul veya İzmir’e girmemesinin temini konusunda şahsınızın ısrarlı talepleri de bildirilerek, bunun, bana açıkladığınız şekilde nedenlerini anlattım… Türk Hükümetinin güvenliği ve Müttefiklerin şahıs ve menfaatlerini korumakta zora düşmesi gibi zorlayıcı sebebler ortaya çıkmadıkça İstanbul’un işgal edilmesinin söz konusu olmaması şeklindeki kesin talebinizden de hükümetimi haberdar ettim. İngiliz Akdeniz Kuvvetleri Kumandanı

Mondros Mütarekesi ve Sonrasında Yaşanan Gelişmeler

Rauf Orbay pek az değişiklik ve Calthorpe’un güvencesiyle anlaşmanın tamamını imzalamak zorunda kaldı. İngiliz Amiral bütün şartları Rauf Bey’e kabul ettirmişti. İzzet Paşa anılarında, “iş ültimatom noktasına geldiği sırada, ip koparılmadan ateşkes imzalandı” açıklamasını yapmıştır.

İngiliz Amiral Calthorpe’un verdiği mektup hiçbir güvencesi olmayan kağıt parçasından ibaretti.

Sonuçta hiçbir hukuki esasın mevcut olmadığını dikkate almadan – bunun bir hakka dayanmadığını itiraf da etmeksizin – 13 Kasım 1918’de Müttefik donanması Dolmabahçe önüne demirledi. 3.500 İngiliz ve Fransız askeri karaya çıktı. Yunanlıların Averof zırhlısı üç muhriple birlikte Haliç’e girip toplarını Patrikhane’ye çevirdi.

Mütarekede maddelerin belirsizliği düşmanlara istedikleri gibi yorumda bulunulmasına elverişliydi. Kilikya, Suriye, Irak adı verilen bölgelerinin sınırları belli olmadığı gibi “garnizon” gibi deyimler de bu nitelikteydi.

meclisi mebusan
Meclis-i Mebusan’da yapılan görüşmeler

Meclis-i Mebusan’da Yapılan Görüşmeler

Rauf Bey Mondros’ta yaptığı görüşmeleri kabine toplantısında anlattı. Hükümet, acil olarak Meclis-i Mebusan ile Ayan Meclisini toplantıya çağırdı. Toplantılarda neler konuşulacağını kendi aralarında kararlaştırdılar.

Sadrazam İzzet Paşa, Ermeniler hakkında iki madde üzerinde konuşmama taraftarı olmuş, fakat bu kadar önemli bir konuda sessiz kalmak daha büyük sorunlara yol açacağından, Maliye Bakanı Cavit Bey’in önerisi uygulamaya koyulmuştur.

Cavit Bey “Doğu İllerinin emniyet ve güvenliğinin sağlanmasına ait bir madde hakkında ayrıca görüşmeler devam ediyor” açıklamasında bulunulmasını önerdi. Aslında o sırada ateşkes imzalanmış bulunuyordu.

2 Kasım 1918 ‘de İzzet Paşa ordulara mütareke şartlarını yayımladığı bir genelge ile bildirmiştir. Ordulara gönderilen bu genelgede asker kaçaklarına karşı takiplerin durdurulması ve bunların af edilmesi ile ilgili genelgenin çıkmak üzere olduğu bildirilmektedir.

“Osmanlı Devleti’nin bu ateşkes ile kendisini hiçbir şarta bağlı olmadan teslim etmeye onay vermiş değil, düşmanların ülkeyi işgal etmesi için onlara yardım ve söz vermiştir. Bu beni çok derin düşüncelere sürükledi. İstedim ki İstanbul Hükümetini biraz aydınlatayım. Buna çalıştığımı zannederim.Fakat bu zemin üzerinde iki çeşit düşünce ve anlayış ortaya çıktı…” Mustafa Kemal Paşa

istanbulun işgalinde fransız general franchet d’esperey
Korgeneral Sir H. F. M. Wilson, 8 Şubat 1919’da İstanbul’a vardığında General Franchet d’Esperey’i selamlarken. © IWM Q 13945

Mondros Mütarekesi ve Uygulanması

Ateşkes imzalandığı sırada Osmanlı orduları iki bölgede İngiliz orduları ile karşı karşıya bulunuyorlardı. Irak’ta ve Suriye’de. Ancak bu iki cephenin içinde bulunduğu şartlar birbirinden farklıydı.

Ateşkesin Irak Cephesinde Uygulanma Biçimi

Irak cephesinde 30 Ekim’de, yani antlaşmanın imzalandığı gün, Fethiye’den çekilen bir Türk kolu ağır bir yenilgi sonucunda kuşatılıp esir edilmişti (7.000 kişi). Ertesi gün 31 Ekim günü savaşın ilerlemenin durması gerekiyordu.

Ateşkes antlaşmasına rağmen İngiliz askeri harekatı devam ediyor, Irak’taki İngiliz Orduları Komutanı Marshall, emrindeki birliklere Musul’u işgal edilmesini emretti. Durumu 6. Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa’ya da bildirdi.

Ali İhsan Paşa, nasıl hareket etmesi gerektiğini İstanbul’dan soracak, 9 Kasım’da İzzet Paşa’dan da Musul’un boşaltılması emrini gelecektir. 15 Kasım’da son Türk askeri Musul’dan ayrılacak ve 6. Ordu’nun erleri terhis edilecektir.

15 Kasım’da Musul tamamen terk edilmiş olacaktır. İngilizler ordu levazımı ve yiyecekleri hakkında zorluk çıkarmaktan da vazgeçmeyeceklerdir. Böylelikle Amiral Calthorpe’un söz vermiş olduğu vaatlerinde boşa çıkmış olduğu anlaşılır.

Ali İhsan Paşa 2 Mart 1919’da İngilizler tarafından tutuklanacak ve İstanbul’dan alınıp Malta’ya götürülecektir.
türk süvarilerinin filistin cephesine hücum etmesi
Türk süvarilerinin Filistin Cephesi’ne hücum etmesi. © IWM Q 86382

Ateşkesin Suriye Cephesinde Uygulanış Biçimi

19 Eylül 1918’de İngilizlerin Filistin saldırısı Araplar’ın da yardımıyla başarı kazanmıştı. Uzun bir mücadeleden sonra, Halep’in kuzeyinde, Katma bölgesinde, 5. İngiliz Tümeninin, 26 Ekimde Mustafa Kemal tarafından geri atılmasıyla bu cephede durgunluk başlamıştı.

Ateşkes olunca İngiliz ordusu bulunduğu yerden çıkıp ilerlemeye çalışacaksa da bu, Irak’taki gibi olmayacaktır. Liman Von Sanders’in yerine Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal Paşa’nın emri altında 7. ve 2. ordu bulunmaktadır.

Mustafa Kemal Paşa, o dönem düşman baskısı altında bulunmadığından dolayı, Sadrazam’dan ateşkes maddeleri üzerinde açıklayacı bilgiler ister. 3 Kasım 1918’de de İzzet Paşa’ya düşüncelerini açıklar.

Çok geçmeden Suriye’deki İngiliz Komutanlığı da Irak’taki gibi hareket etmeye başlamıştır. Ancak kendisinde bir üstünlük görmediğinden dolayı, hileye başvurur. İskenderun’u 7. maddeye dayanarak işgal etmek ve böylelikle Katma’da İngilizleri geri iten birlikleri tutsak etmek ister.

Mustafa Kemal Paşa, İngilizlerin İskenderun’u işgal yolundaki girişimlerini öğrenince İzzet Paşa’ya bu durumu bildirir. Bunun yanında da birliklerine vermiş olduğu gizli bir emirle de gerekirse İngiliz birliklerine ateş açılması emrini verir.

İskenderun’a çıkacak olan İngiliz birliklerine ateş emrini duyan İzzet Paşa bu emirden tedirgin olmuş ve Mustafa Kemal Paşa’yı bundan vazgeçirmek istemiştir.

Mustafa Kemal, Sadrazam’ın ateş açılmaması yönündeki isteğini kabul etmemiş ve yerine başka bir kumandan gönderilmesini istemiştir. 7 Kasım 1918’de Yıldırım Orduları Grubu ve 7. Ordu karargahının ortadan kaldırılması kararını Padişah onaylamış, Mustafa Kemal’de bakanlık emrine alınacaktır. .

1917 senesi enver paşa
Kaiser Wilhelm II, Enver Paşa ile Kaiser’in İstanbul’a yaptığı devlet ziyareti sırasında bir arabada, 15 Ekim 1917. © IWM Q 85953

Mondros Mütarekesi ve Sonuçları

Mondros Mütarekesi artık Osmanlı Devleti’nin altı yüzyıllık tarihinin sonuna gelindiğinin işaretiydi. Böylesine bir felakete yol açanların bunun siyasi sonuçlarını ödemeleri kaçınılmazdı.

Nitekim mütarekenin imzalanmasından sonra ülkeyi çöküşe sürüklemekle suçlanan İttihat ve Terakki Partisi 1 Kasım 1918’de yaptığı kongrede fesih kararı aldı. Enver, Cemal ve Talat paşalar ülkeyi terketmek mecburiyetinde kaldı.

Osmanlı Devleti tarihinde sonun başlangıcı olarak kabul edilebilecek olan Mondros Mütarekesi ülkede çok farklı şekillerde yorumlanmıştı. Saray ve Ahmed İzzet Paşa hükümeti, Mondros Mütarekesi’nin imzalanışını ülkenin geleceği bakımından olumlu bir adım olarak görüyordu.

Mondros Mütarekesi bazı sivillerde ve askerlerde ülkenin geleceği bakımından büyük karamsarlık meydana getirmişti. Özellikle 7 ve 24. maddeler, İtilaf devletlerinin emperyalist niyetlerini kullanacakları tehlikeli birer araç olarak yorumlanmıştı.

Nitekim mütarekenin imzalanmasından yalnızca birkaç gün sonra İngiliz kuvvetlerinin 7. maddeye dayanarak Musul’u işgal etmesi kuşkuların hiç de yersiz olmadığını göstermiştir. Kasım 1918’den itibaren İtilaf devletleri, 7 ve 24. maddelere dayanarak ülkenin her tarafında işgal hareketlerine başladılar.

Bütün bu gelişmeler, Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinde birleşerek bir Kurtuluş Savaşı vermesine ve en sonunda bağımsız bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmasına yol açmıştır.

YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma