fbpx
Türk Tarihi

5 Adımda Moskova Antlaşması (16 Mart 1921)

Moskova Antlaşması, Sovyet Rusya ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti arasında 16 Mart 1921’de imzalanan antlaşmadır.

Türkiye’nin Sovyet Rusya ile yaptığı bu antlaşmanın diplomatik tarihimizde özel ve önemli bir yeri bulunmaktadır. İki devletin, nedenleri farklı da olsa, Batı devletleri ile anlaşmazlık içinde bulunduğu dönemde yapılan antlaşma, Türkiye’nin bugünkü doğu sınırlarını belirlemiştir.

Sovyet Rusya Osmanlı Devleti ile 5 Aralık 1917’de Erzincan’da bir Silah Bırakışımı Sözleşmesi ve 3 Mart 1918’de de Brest-Litovsk Barış Antlaşması yapmıştır.

Ancak Sovyetlerin Türkiye ile sınır konusunu çözmek üzere imzaladığı Moskova Antlaşması, iki ülke arasında yapılan gerçek barış antlaşmasıdır. İki devletin diplomatik ilişkilere daha önce, 1920 yılında, başlaması da Antlaşmanın bu niteliğini değiştirmez.

moskova antlasmaşı

Moskova Antlaşması Kısaca

1917 Devriminden bir süre sonra, Güney Kafkasya’da Menşevikler Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan ülkelerinin bağımsızlığını ilan etmişlerdi. Bu arada İngilizler Batum’a asker çıkarıp onları desteklemiş, böylece Türkiye’nin Rusya’da ki Bolşevik yönetimi ile Kafkasya bağlantısı kesilmişti.

1919-1920 yıllarında, Mustafa Kemal Moskova ile dayanışma içinde olmak, ayrıca askeri ve ekonomik yardım sağlamak istemişti. Bolşevik Rusya ise, bir yandan Anadolu’daki Kurtuluş Savaşı’nı bir süre izlemek, diğer taraftan da Güney Kafkas ülkelerine Bolşevik yönetimini kabul ettirmek istiyordu.

Bu sayede de Güney Kafkas ülkelerini kendine bağlayarak, Türk-Sovyet sınırını kendisi için en elverişli şekilde belirlemeyi amaçlıyordu. Mustafa Kemal, 26 Nisan 1920 günü Lenin’e bir mektup göndererek, iki ülkeyi de tehdit eden emperyalizme karşı dayanışma önerisinde bulunmuştur.

Bu mektuba Dışişleri Komiseri Çiçerin, Türkiye’nin Misakı Milli’de belirtilen amaçlarına anlayış göstermekle birlikte, ulusların geleceklerinin kendilerince belirlenmesi konusunda Bolşevik Rusya’nın farklı yaklaşımını dile getiriyordu.

Çiçerin’in bu mektubu yazdığı 2 Haziran 1920 günü iki Devlet arasında siyasal ilişkilerin başlangıcı sayılmıştır.

Sonunda, 1-8 Eylül 1920’de Bakü’de yapılan Doğu Ulusları Kongresi, ulusların geleceği konusunu farklı bir çerçevede ortaya koyacaktı. Bununla birlikte, Çiçerin, Mustafa Kemal’e diplomasi ilişkilerinin gecikmeden başlamasını önermiş, Boğazlar Rejiminin sadece Karadeniz Devletlerinin katılacağı bir Konferansta görüşülmesini istemişti.

bolşevik hükümeti

Moskova Antlaşmasının Tarihi

Sovyet yöneticilerinin tereddütleri nedeniyle, Türk-Sovyet Antlaşmasını görüşmek ve imzalamak üzere 1920 Temmuz’da Moskova’ya giden Dışişleri Bakanı Bekir Sami Bey başkanlığındaki Türk Heyeti orada bir süre oyalanacaktır.

Bu durumda Bekir Sami Bey geri dönerek 1921 başlarında Batılılarla görüşmelerde bulunmak üzere Londra’ya gidince, Moskova görüşmelerini diğer Türk Temsilcileri devam ettirmiştir.

Sovyet Rusya, Türkiye’yi tehdit eden Batılıların, Boğazlar üzerinden Sovyet Rusya’nın güvenliğini de tehlikeye soktuğunu anlamışlar. Buna karşı Mustafa Kemal’in başlattığı Kurtuluş Savaşı’nın önemini daha iyi anlamışlardır.

Bu arada, Kafkasya’daki gelişmeler şu şekilde devam etmiştir:

  • Türk Kuvvetleri 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması uyarınca gerisine çekildiği sınırdan 1920 sonbaharında, Kafkasya doğrultusunda harekete geçerek Ermenistan ile Gümrü Barış Antlaşması ile bugünkü sınırları onlara kabul ettirmiştir.
  • Şubat 1920’de, 1917 Brest-Litovsk Antlaşmasıyla Türkiye’ye verilmesi gereken Ardahan, Artvin ve Batum işgal edilmiştir.
  • Kuzeyden inen Kızıl Ordu Kafkas Cumhuriyetlerinde Bolşeviklerin yönetimi ele almasını sağlamakla, Moskova Hükümetinin durumunu sağlamlaştırmıştır.
  • Moskova görüşmelerinin uzamasının nedenlerinden biri olan, Van, Bitlis ve Muş bölgesinin Ermenistan’a verilmesi yolundaki Sovyet önerisini Türkiye reddetmiştir.

Bu gelişmeler üzerine, Moskova görüşmeleri sonuçlandırılmış ve 16 Mart 1920 günü Moskova Antlaşması Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk ile Çiçerin arasında imzalanmıştır.

Moskova Antlaşmasının imzalanmasından önce, iki Hükümet tarafından karşılıklı Elçiler atanmış bulunuyordu. Batı Cephesi Komutanlığından alınarak Moskova’ya gönderilen Ali Fuat Cebesoy 21 Kasım 1920 günü görevine başlamıştır. 20 Ekim’de Ankara’ya gelen Budi Mdivani’de Mustafa Kemal’e güven mektubunu sunmuştur.

türkiye ile rusya ilişkileri

 

Moskova Antlaşmasının Maddeleri

  • Taraflar, herhangi birine zorla kabul ettirilmek istenen bir barış antlaşması ya da başka bir uluslararası bağıtı tanımamayı ilke olarak benimserler. Türkiye’nin kuzey-doğu sınırı, Karadeniz’de bulunan Sarp köyünden başlayarak, Ardahan ve Kars Sancakları sınırlarının kuzeyini izleyerek Aşağı Karasuyun döküldüğü yere varan çizgi ile belirlenmiştir. 
  • Türkiye, bu antlaşmanın birinci maddesinde gösterilen sınırın kuzeyinde Batum Vilayetine ilişkin egemenlik hakkınını, Gürcistan’a bırakmayı kabul eder. 
  • Devletler, Nahçıvan bölgesinin, koruyuculuk hakkını üçüncü bir devlete bırakmamak koşulu ile, Azerbaycan koruyuculuğunda özerk bölge oluşturulması konusunda anlaşmışlardır. 
  • Doğu milletlerinin ulusal kurtuluş hareketleri ile Rusya işçilerinin sosyal düzen içinde savaşımı arasındaki yakınlığı gözleyerek, bu ulusların özgürlük haklarını diledikleri rejim ile yönetilmek haklarını açıkça belirtirler. 
  • Karadeniz ve Boğazların bağlı olacağı rejimin kesin halinin hazırlaması işinin, kıyı devletlerinin temsilcilerinden oluşmak üzere, daha sonra yapılacak bir Konferansa bırakılmasını uygun bulurlar. 
  • Antlaşmanın tarafları iki ulus arasında şimdiye kadar yapılan tüm antlaşmaların kendilerinin çıkarlarına uygun olmadığını kabul ederler. 
  • Rusya, kapitülasyonlar yönetiminin her ülkenin egemenlik haklarına bağdaşmadığını kabul ederek, Türkiye’de bu hakların kullanılmasını geçersiz ve kaldırılmış kabul eder. 
  • Antlaşmanın tarafları, toprakları üzerinde hükümet rolü üstlenmek iddasında bulunan örgüt ve grupların kurulmasını ve yerleşmesini kabul etmemeyi yükümlenir. 
  • İki ülke arasındaki bağlantıların kesilmeden sürdürülmesi amacıyla, demiryolu, telgraf vb. ulaşım ve iletişimi koruma ve geliştirmeyi aralarında anlaşarak yükümlenirler.
  • Antlaşmanın taraflarından birinin diğer taraf topraklarında oturan vatandaşları, yerleşmiş oldukları ülke yasalarından doğan hak ve görevlere uygun işlem görmekle birlikte, ulusal savunmaya uymaları istenmeyecektir. 
  • İki ülkeden birinin diğer ülke topraklarında oturan vatandaşları için “En Çok Gözetilen Ulus” işlemi uygulanmasına izin verirler. 
  • 1918 yılından önce Rusya’ya bağlı iken, üzerinde Türkiye’nin egemenlik hakkı olduğu Rus Hükümetince bu Antlaşma ile kabul edilen topraklar halkından her isteyen Türkiye’den özgürce ayrılabilecektir. 
  • Rusya, tüm tutsakları Kafkasya ve Avrupa Rusya’sında bulunanları, antlaşmanın imzalanmasından başlayarak üç ay içinde; Asya Rusya’sında bulunanları altı ay içinde geri yollamayı kabul eder. 
  • Devletler en kısa sürede Konsolosluk Sözleşmesi ile, iki ülke arasındaki ilişkileri ve bağları güçlendirmek amacıyla, ekonomik, parasal ve öteki gerekli işleri düzenleyici anlaşmalar yapmayı kabul ederler. 
  • Bu antlaşma onay işlemi görecektir. Onay belgeleri en kısa zamanda Kars’ta verilecektir. Bu antlaşma, 13. madde ayrı tutulmak üzere, onay belgeleri verildiği günden itibaren yürürlüğe girecektir. 

istanbul boğazı

Moskova Antlaşmasının Önemi

  • 16 Mart 1921 Antlaşması ile Sovyetler, Sevr Antlaşması’nı tanımayıp, 28 Ocak 1919 tarihli Misakı Milli’de belirtilen sınırlar içindeki Türkiye’yi tanımışlardır.
  • Sovyet Rusya, Boğazlar ve İstanbul üzerindeki Türk egemenliğini kabul etmişlerdir.
  • Sovyet Rusya’sının Türkiye’deki yeni oluşumu kabul ettiği, Osmanlı döneminde Çarlık Rusya ile yapılan her türlü yükümlülükleri ve finansal borçları sildiği bir antlaşmadır. 
  • Antlaşma ile Doğu sınırımızdaki iller topraklarımıza katılınca ordu birliklerimiz Batı cephesine sevk edilmiş ve peşi sıra zaferlere imza atılmıştır. 
  • Devam etmekte olan Türk Kurtuluş Savaşı sırasında uluslararası kamuoyunda yasal olarak tanınan İstanbul Hükümeti’ne rağmen Ankara Hükümeti tarafından uluslararası alanda imzalanmış ikinci antlaşma özelliğini taşır.
  • Türkiye’de Kapitülasyon yönteminin ulusal egemenlik kavramı ile bağdaşmayacağını Lozan Antlaşması’ndan da önce açıklayan uluslararası bir belge niteliği taşımaktadır.
  • Moskova Antlaşması ile TBMM’yi tanıyan ilk Avrupa devleti Rusya’dır.
  • Bu antlaşmanın yapıldığı gün Sovyet Hükümeti İngiltere ile de istediği ticaret anlaşmasını imzalamıştır. Bu sebeple, Türk-Sovyet antlaşmasından sonra Sovyetlerin milli mücadeleye yaptıkları yardım birdenbire artmıştır.
Rusya, Misak-ı Milli ve yeni Türk Devleti’ni tanıyan ilk Avrupa devleti olmuştur. İtilaf devletlerini oldukça rahatsız eden bu yakınlaşma Moskova antlaşmasıyla sağlamlaştırılmış ve bu antlaşmayla Batum, Türkiye’nin liman hizmetinden yararlanması şartıyla Gürcistan’a bırakılmıştır.

Moskova Antlaşması Sonuçları

Moskova Antlaşması sonucunda Türkiye’nin Doğu Sınırı büyük ölçüde kesinleşmiştir. Sovyet Rusya’dan alınan politik, mali ve askeri yardım Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasında kritik bir rol oynamıştır. Aynı zamanda büyük bir devlet tarafından tanınan ve desteklenen TBMM hükümeti içeride ve dışarıda büyük bir itibar kazanmıştır.

Moskova Antlaşması’nın Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan’a ilişkin olan özellikle sınır konusundaki maddeleri, 13 Kasım 1921’de bu ülkelerle imzalanan Kars Antlaşması’yla teyit edilmiştir.

Bu Yazılarıma da Göz Atmak İster Misiniz?
Kaynakça
  • Moskova Antlaşması – Vikipedi
  • Türkiye’nin Siyasal Andlaşmaları – I. Cilt (1920-1945) – İsmail Soysal – Türk Tarih Kurumu
  • Prof. Dr. Fahir Armaoğlu 20. Yüzyıl Siyasi Tarih (1914-1995) Kronik Kitap

 


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu