fbpx
Osmanlı Tarihi

Türk Yenileşme Tarihinin Miladı Tanzimat Fermanı

Türk yenileşme tarihinin miladı olarak kabul edilen Tanzimat Dönemi, imparatorluk sürecinde 1839-1876 seneleri arasındaki yeniden yapılanma olarak adlandırdığımız zaman dilimine verilen isimdir. Osmanlı Devleti’nde bu dönem “Tanzimat Fermanı” ya da “ Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu” adlarına sahip bir fermanın ilanıyla başlamıştır.

Sultan Abdülmecit’in tahta çıkışından birkaç ay sonra, 3 Kasım 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı, büyük bir dönemin başlangıcı olarak isimlendirilir. Tanzimat Fermanı, Osmanlı İmparatorluğunun tarihinde, ülkenin kurumsal, ekonomik ve sosyal yaşamını değiştirecek olan geniş bir reformlar programının çıkış noktasıdır.

tanzimat dönemi

Tanzimat Fermanı Nedir?

Sultan Abdülmecit’in, II. Mahmut’un ölümünden beş ay sonra, 3 Kasım 1839’da Müslüman olan veya olmayan halkların ileri gelenlerinin önünde yayımlanan bildirisine “Tanzimat Fermanı” adı verilir. Bu fermanın ilan edilmesiyle, Dışişleri Bakanı Reşit Paşa’nın, II. Mahmut döneminde Avrupa devlet adamları ile yaptığı konuşmalardan edindiği bir reform paketi ilan ediliyordu.

Tanzimat (düzene koyma, yeniden örgütleme anlamında) adıyla tanınan ve doruk noktasına da, 1876’da ilk Osmanlı Anayasası’nın ilanıyla ulaşacak olan bu reform hareketi, padişahların ve çevresindeki insanların uzun zamandan beri kendilerine sordukları soruya cevap vermeye kalkar ki, sordukları soru da şöyledir: “Osmanlı Devleti’ni nasıl kurtarabiliriz?” Herkesin ortak noktada buluştuğu çözüm önerileri şunlardır;

  • İdarede merkeziyetçilik
  • Devletin işleyişinin modernleştirilmesi
  • Toplumun batılılaştırılması
  • Sınırlıda olsa hukukun ve eğitimin dinden bağımsız hale getirilmesi

Tanzimat Fermanı’da yapılacak olan bu yenilikleri ilan eden ve bu konuda vaatlerde bulunan bir belgedir. Tanzimat Fermanı’nda bidirilen yeniliklerin ve vaatlerin, II. Mahmut zamanında ortaya çıkmış düşünceler olduğunu kolayca görebiliriz.

Tanzimat Fermanı’nın farkı, ilk kez yazılı bir senet olarak yayımlanmasında ve daha önce gördüğümüz iki senette olduğu gibi hükümdarla ordu ya da hükümdarla âyân arasında kalmış bir sözleşme olmak yerine hükümdarla hükümet arasında ve ilan edilmiş, kamuya açıklanmış bir sözleşme olmasıdır. Bu fermanla yasama gücü ile yürütme gücü arasında bir ayrım yapılıyor gibidir.

Senedi İttifak Hakkında 7 Çok Önemli Madde: Bu Yazımı Okumak İster Misiniz?😀

Tanzimat Fermanı Neden İlan Edildi?

  • XVII. yüzyıldan itibaren devşetin yüzölçüm olarak küçülmeye başlaması
  • Devlet kurumlarının çağın gerisinde kalması
  • Osmanlı toprak sisteminin ve buna bağlı olarak devletin temeli olan askeri yapının bozulması
  • Avrupa’da XVIII. yüzyılda ortaya çıkan Fransız İhtilali ve Sanayi Devrimi sonucu Avrupa Devletleri lehine farkın açılması
  • Avrupa’nın bilim ve teknolojik açıdan gelişmesi bunun yanında Osmanlı Devleti’nin buna ayak uyduramaması
  • Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa meselesinde Avrupa’nın desteğini almak
  • Avrupa devletlerinin Osmanlı devletinin iç işlerine müdahalesini önlemek

fransız ihtilali

Bu yaşanan olayların ve gelişmelerin devleti gerilettiğini gören Osmanlı Devlet adamaları, III. Selim’den itibaren bir takım yenileşme hareketlerine başlamışlarıdır. İlk zamanlar eski geleneksel kurumlara geri dönüş ile bu kurtuluşun sağlanabileceğine olan düşünce, yerini eski kurumların yerine dönemin gereklerine uygun yeni kurumların oluşturulması ile kurtuluşun gerçekleşeceği görüşüne bırakmıştır.

Yenileşme hareketlerinde ilk olarak askeri alanda Avrupa’nın bilim ve teknolojisinden faydalanma yoluna gidilmiştir. Daha sonraki yıllarda Avrupa’dan etkilenmeler ticari, ekonomik, eğitim, adalet ve sosyal kurumlarıda kapsayacak şekilde genişlemiştir. III. Selim ve II. Mahmut döneminde yapılmaya çalışılan ıslahatlar bu yönde atılmış adımlardır.

II. Mahmut Dönemi Reformlarının Müthiş Etkileri: Hakkındaki Yazımı Okumak İster Misiniz? 😀

III. Selim döneminde Nizam-ı Cedit, II. Mahmut döneminde de Senedi İttifak zemini oluşmuş ve bunların sonucu olarak II. Mahmut zamanında hazırlanan ama Sultanın ölümü üzerine oğlu Abdülmecit tarafından ilan edilen Tanzimat Fermanı ile yenileşme hareketlerine devam edilmiştir.

Nizam-ı Cedid Hakkında Hiç Bilmediğiniz Gerçekler: Hakkındaki Yazıma Göz Atmak İster Misiniz?😀

Padişah II. Mahmut’un ölümünden sonra ilan edilen ve yeni bir dönemin kapılarını açan Tanzimat Fermanı’nın hazırlıklarına da Mehmed Sadık Rıfat, Mustafa Reşit Paşa, Mehmet Emin Ali Paşa ve Mehmet Fuad Paşa’lar gibi önemli aydın bürokratlar da, Osmanlı Devleti’nde bu yeni devrin açılmasına öncülük etmişlerdir. Mustafa reşit paşa

Osmanlı Devleti XIX. yüzyılın başında bir yandan Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ile uğraşmakta, bir yanda da Fransız ihtilali sonucu ortaya çıkan bağımsızlık hareketleri ile mücadele etmektedir.

Sırplar başlatmış oldukları ayaklanmalar sonucunda, Osmanlı Devleti’nden bir takım imtiyazlar elde etmişler, bundan sonra Yunan’lılar büyük bir isyan başlatmışlardır (1821-1829). Yunan isyanı üzerine, Avrupa devletleri ile Osmanlı arasında çok büyük ihtilaflar gözükmüştür.

Avrupa’lılar ilk defa Yunan isyanı üzerine “Şark Meselesi” tabirini kullanmaya başlamışlardır.

Osmanlı Devleti bu tarihlerde daha önce hiç karşılaşmadığı olaylar ve problemlerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. Osmanlı Devleti’nin kendi valisi tarafından tehdit edilecek kadar zayıfladığı anlaşılmaktadır.

Devletin zayıfladığını ve parçalanma sürecine girdiğini anlayan Osmanlı devlet adamları, kötü gidişatı engelleyebilmek adına çaba sarf etmişlerdir. Osmanlı Devleti’ni değişen dünya şartlarına göre yeniden yapılandırmak amacıyla tedbirler alarak yıkılmasının ve parçalanmasının önüne geçmeye çalışmışlardır. Tanzimat Fermanı bu dönemin şartları sonucu oluşan bir belgedir.

Tanzimat Fermanın Maddeleri Nelerdir?

Tanzimat Fermanı biçim bakımından, Sened-i İttifak gibi madde madde değildir. Tanzimat Bildirisinde bir yandan birçok temel hak ve özgürlük tanınmış, bir diğer yandan da devlet gücünn kullanılmasına ve sınırlandırılmasına ilişkin birçok madde kabul edilmiştir. Tanzimat Fermanının ilanı ile tanına haklar ve benimsediği ilkeler şu şekilde özetlenebilir:

  • Kişilerden mali gücüne göre vergi alınması, Tanzimat Fermanında “malî güce göre vergi” ilkesi kabul edilmiş oluyordu. Bundan sonra herkes, servet ve gelirleri oranında, doğrudan devlete vergi ödeyecektir. Vergi kiralamasına da son verilmiştir.
  • Devlet harcamalarının belirli kurallara göre yapılması belirtilerek, fermanla bu yapılacak harcamalara kurallar çerçevesinde olması gerektiği bildiriliyordu.
  • Askere almada adalet uygulanmasıda fermanla gelmiştir. Askere alma usulleri ve askeri güçlerin örgütlenişine değişiklik getirilmiştir. Askere alınan erler beş yıl süre ile hizmet ederler, sonra yedi seneliğine ihtiyata ayrılırlar.
  • Ceza yargılamasına ilişkin olarak, Tanzimatın temel ilkelerinden biride, kanun önünde bütün yurttaşların eşit olduğu belirtiliyordu. Anadolu’daki köylü ile Osmanlı nazırının eşit haklara sahip olduğu vurgulanmaktaydı. Ceza yargılaması konusunda keyfi kararlar alınması Tanzimat Fermanı ile yasaklanmış oluyordu.
  • Can güvenliği ilkesi getirilmiş, kişilerin can güvenliği özgürlüğü padişahın iradesinin dışında bırakılarak, kanunların yargılarına bağlanmış oluyordu.
  • Irz ve namus güvenliği ilkesine göre, kim olursa olsun bir başkasının ırz ve namusuna saldırıda bulunamayacağı belirtilmiştir.
  • Mülkiyet hakkı ilkesi getirilerek, kişilerin sahip oldukları mal ve mülklerini dilediği gibi kullanabileceği ve ayrıca başka bir kişilerin bunlara müdahale edemeyeceği belirtilmiştir.
  • Müsadere yasağı kabul edilmiş ve buna göre, eğer bir kişinin suç işlediği kanunlarca kabul edilirse, o kişinin mallarına el konmasına son verilmiştir. Müsadere yasağı ile amaçlanan, suç işleyen kişinin mirasçıları olabileceği ve suçun şahsiliği ilkesi kabul edilmiştir.
  • Eşitlik ilkesi kabul edilerek, yukarıda kabul edilen maddelerden din farkı olmaksızın bütün Osmanlı halkının güvence altına alınacağı ve korunacağı belirtilmiştir.
  • Kanunların üstünlüğü ilkesi kabul edilerek, bu kabul edilen ilke ile kanunlara hem padişahın hemde ulemanın uyması gerektiği bildirilmiştir.

Tanzimat Fermanının Özelliği Nedir?

Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan yenileşme hareketleri Avrupa ülkelerindeki gibi halkın isteği ile değil, tam tersine padişahların istemesiyle gerçekleşmekteydi. Yapılan bütün yenilikler Padişah’ın isteği sonucunda olmuştur. Yine de bir zihniyet değişimi açıkça gözlemlenmektedir. Kişilerin bir takım haklarının olduğu vurgulanmaya başlanmıştır.

Devlet, hakimiyeti altındaki kişilerin can, mal, ırz güvenliğini düşünmüş, bu düşüncesini de yazılı bir ferman haline getirerek ilan etmiştir. Devletin böyle bir girişimde bulunmasının sebebi, hâkimiyeti altındaki insanlara, temel haklara sahip olduklarını göstererek onların kötü işlere kalkışmalarını engellemektir.

Tanzimat Fermanı, insan haklarını güvence altına almayı, böylece kişilerin becerilerini, yaratıcılıklarını ortaya çıkarmayı ve akılcı esaslara göre işleyen bürokrasiye sahip bir devlet meydana getirmeyi hedeflemiştir.

Tanzimat Fermanının Sonuçları Nelerdir?

Genel olarak bakıldığında Tanzimat hareketlerinin planlı ve programlı olmaktan ziyade günlük ihtiyaçlara cevap verebilecek bir yapı gösterdiği söylenebilir. Bunun nedeni Tanzimatı hazırlayanların reformları anlayıp hayata geçirecek uzman memurlara, güçlü bir maliyeye ve reformları daha önceden hazırlayıp uygulayacak zamana sahip olmamalarıydı.

Bunun yanında da eğitim işine geç el attılar,  şeyhülislamlık ve gibi dini kurumların denetiminde bulunan eğitime karışmayı göze alamadılar. Bu durum ise reformların kısa vadeli pratik çözümler şeklinde ortaya çıkmasına sebeb oldu.

Diğer yandan zaten hiç iyi olmayan hazinenin durumu, uygulanan yeni mali programların başarıya ulaşamaması ve uygulanacak reformların fazladan getirdiği masraflar sonucunda daha da bozulduğu gibi etkili bir vergi tahsil sistemi sağlanamadı.

Mali çöküntü, bürokrasinin ve buradaki kadroların çoğalmasına ve artan harcamalara paralel daha da ağırlaştı. İçinde bulunan durumlar ve dünyadaki siyasi gelişmeler Tanzimatçılar’ı aceleci ve çabuk kararlar verip uygulamak durumunda bıraktı. Bir taraftan devletin varlığını tehdit eden dış meselelerle ve iç isyanlarla uğraşırken bir taraftan da reformları uygulamaya çalıştılar.

Avrupalı devletlerin İstanbul’da bulunan elçileri Tanzimat döneminde sürekli olarak devletin iç işlerine müdahale ederek durumu daha da zorlaştırdılar. Bu konudaki sorumluluğun önemli bir bölümü Sultan Abdülmecid ile Mustafa Reşid Paşa’ya aitti.

Zira Sultan Abdülmecid, önceki padişahların aksine İngiltere’nin elçisi Canning ile çok sık görüştü ve bilgi alışverişinde bulundu. 1846-1857 yılları arasında sadarete getirilen Mustafa Reşid Paşa’da İngiltere’nin desteğini arkasına aldı. Bundan sonra bu makamlara gelen devlet adamlarının iktidarda kalmak veya iktidarı ellerinde tutmak amacıyla aynı yöntemi denemelerine sebeb oldu.

Sonuçta iç ve dış birçok etkiye maruz kalan Tanzimat Fermanı, Osmanlı İmpartorluğu’nda yeni bir dönemin kapılarını açmıştır. Açılan bu yeni dönemde, yetiştirdiği devlet adamları, ortaya çıkardığı kurum ve fikir akımları vasıtasıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ile devam eden yenileşme süreci etkisini devam ettirmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Tanzimat Fermanı hangi alanda yenilikler yapılmıştır?

Tanzimat Fermanı, anayasanın Osmanlı ülkesinde başlangıcı oldu. Osmanlı İmparatorluğu bu fermanı ilan ederken Avrupalı devletlerin desteğini sağlamayı amaçlamıştı.

Tanzimat Fermanının ilan edilmesinin amacı nedir?

Tanzimat Fermanın ilan edilmesinin amacı Osmanlı Devleti’ni vatandaşlık hakları bakımından ileri seviyelere taşımaktır.

Tanzimat Fermanı kim tarafından okundu?

3 Kasım 1839’da Sultan Abdülmecid döneminde Dışişleri Bakanı olan Koca Mustafa Reşid Paşa tarafından okunmuştur.

Tanzimat kelimesi ne anlama gelir?

Sözcük anlamı “düzenlemeler, reformlar” demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu deyimi kullanılmaktadır. Ayrıca yönetimsel işlerin düzeltilmesi amacıyla alınan önlemlerin ve yapılan uygulamaların tümü anlamınada gelmektedir.

Tanzimat Fermanı anayasal bir belge midir?

Tanzimat Fermanı anayasal niteliktedir. Tanzimat Fermanı ile bir yandan devlet iktidarını düzenlenmekte ve sınırlandırılmakta ve diğer yandan halka birtakım hak ve özgürlükler verilmektedir.
Bu Yazılarımada Göz Atmak İster Misiz?
Kaynakça 
  • Robert Mantran, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi, İş Bankası Yayınları
  • Niyazi Berkes Türkiye’de Çağdaşlaşma, Yapı Kredi Yayınları
  • İlker Başbuğ, Osmanlı’dan Cumhuriyete, Kırmızı Kedi Yayınları

İlgili Makaleler


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Başa dön tuşu