fbpx
Türk Tarihi

Temsil Heyetinin Ankara’ya Gelişi (27 Aralık 1919)

Temsil Heyeti’nin Ankara’ya gelme kararı 27 Aralık 1919 günü, açık bir bildirim ile bütün yurda ilan bildirilmiştir.

İstanbul Hükümeti ile Temsil Heyeti arasında gerçekleşen Amasya Görüşmeleri’nde en önemli nokta, Milli Meclis’in toplantı yeri konusu olmuştur. Meclisin, İstanbul’da toplanmasının doğru olmadığı konusundaki fikir ve düşünceler gerçekleşen toplantıda Salih Paşa’ya kabul ettirilmişti.

Salih Paşa, bu fikre katılmakla birlikte, düşüncesinin kişisel olduğunu, hükümet adına söz verme yolundaki çekimserliğini açıklamıştır. Ve bu konuda başarılı olamamıştır. Salih Paşa’nın İstanbul’a dönmesi üzerine hükümet ile Temsil Heyeti arasında Milli Meclis’in toplantı yeri üzerine tartışma başlamıştır.

Yapılan yazışma ve tartışmalar, sadece İstanbul Hükümeti ile değil, bütün ülkenin ve özellikle İstanbul’daki bulunan örgütlerinde bu konudaki görüşleri öğrenilmeye çalışılıyordu. İstanbul’un ileri gelenleriyle yazışmalar yapılırken bir taraftan da, çeşitli yollarla kamuoyu yoklanması yapılmaya çalışılmıştır.

Alınacak kararın uygulanmasını sağlamak için ordunun görüşünü almanın önemli olması nedeniyle de, 29 Ekim’de Kolordu Komutanları Sivas toplantısına çağırılmıştır.

İlginizi Çekebilir: Sivas Komutanlar Toplantısı ve Sonuçları

temsil heyetinin ankaraya gelişi

Temsil Heyeti Ankara’ya Ne Zaman Geldi?

17 Aralık 1919 tarihinde Mustafa Kemal, yayınladığı bir genelgede, Temsil Kurulu’nun İstanbul’a yakın bir yere taşınacağını açıklamıştır. Genelgede, her ilden seçilen vekillerden birinin Temsil Kurulu temsilcisi olması istenmiş ve bu kişilerle iki gün toplantı yapılacağı açıklanmıştır.

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsil Kurulu, Mustafa Kemal önderliğinde Ankara’ya 27 Aralık 1919’da gelmiş ve Temsil Kurulu, 3 bin atlı, 700 yayadan oluşan seymen alayı, dervişler, esnaf, okullar ve diğer halk toplulukları tarafından çoşku ile karşılanmışlardır.

Temsil Heyeti kafilesinden, beşi Temsil Heyeti üyesi (Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Bey, Mazhar Müfit Bey, Hakkı Behiç Bey, Şeyh Fevzi Efendi) olan 19 kişiden oluşuyordu.  Ankara’da kendilerine ayrılan Ziraat Mektebi’ne yerleşmişler ve Temsil Heyeti’nin geçici merkezinin Ankara olduğunu duyuran bir bildiri yayımlamışlardır.

Böylelikle, 18 Aralık’ta Sivas’tan ayrılan Temsil Kurulu’nun gelmesi ile Ankara Türk devriminin merkezi olacaktır.

Mustafa Kemal Paşa, yayımladığı bir genelgede geldikleri ve Ankara’yı merkez edindiklerini bildirmiştir. Temsil Kurulu Ankara’ya, İstanbul’da toplanacak Milli Meclis’deki çalışmaları daha yakından izlemek amacıyla ve İstanbul’la demiryolu bağlantısı olduğu için gelmiştir. Ankara, o tarihte yaklaşık 20.000 nüfusu barındırmaktadır.

ankara

Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelmesinin Nedenleri

Milli Meclis’in İstanbul’da toplanmasının önlenememesi yüzünden, İstanbul’da toplanacak olan Mecliste, “yurdun bütünlüğünü, devletin ve ulusun bağımsızlığını güven altına alma amacını korumak ve savunmak için bir grup meydana getirilmesi” tek çare olarak düşünülmüştür.

Bunun sağlanabilmesi için, 18 Kasım 1919 günlü genelgede, milletvekillerinin belli yerlerde grup grup toplanarak görüşecekleri açıklanmıştır.

Bütün sancaklardan birer, illerle bağımsız sancaklardan ikişer olmak üzere milletvekilleri arasından seçilecek kişiler, tüzüğün sekizinci maddesi gereğince Temsil Heyeti üyesi olarak Eskişehir yakınlarında toplanacaklar; burada durumun açıklanması ve Milli Meclis’teki belirtilmesi ile ilgili görüşmeler yapılacaktır.

Bu grubun kurulmasını sağlamak için de her sancaktan birer milletvekilini Eskişehir’e çağırma kararı alınmıştır. Eskişehir üzerinden trenle İstanbul’a gidecek milletvekilleri ile, çağırılacak olan milletvekilleri toplanarak, genel bir toplantı yapılıp konuların detaylı olarak görüşülmesi kararlaştırılmıştır.

Fakat aşağıda açıklanan nedenlerle, bu toplantının Ankara’da kalarak yapılmasına karar verilmiş ve bir ay kadar daha Sivas’ta kalındıktan sonra Ankara’ya geçilmiştir. Ankara’nın merkez olarak tercih edilmesinin sebepleri şunlardır:

  • Genel durumu yönetip yürütme sorumluluğunu yüklenen Temsil Heyeti açısından, Ankara’nın en uygun yerde bulunması. (İstanbul’a ve Batı Cephesine yakın bir konumda bulunması)
  • Ankara-Eskişehir hattının işlemekte bulunması dolayısıyla kolaylık açısından, görüşme yeri olarak Ankara’nın seçilmesi. (Haberleşme ve ulaşım imkanları bakımından Ankara’nın elverişli olması)
  • Anadolu’nun merkezinde ve güvenli bir bölge olması
Temsil Heyeti merkezinin Ankara’ya taşınması fikri oldukça eski olmasına rağmen, Kazım Karabekir Paşa, Ankara’ya geçilmesinden yana olmamıştır.

mustafa kemal paşanın ankaraya gelişi

Kazım Karabekir Paşa’nın Ankara Gelinmesine Karşı Çıkması

Temsil Heyeti merkezinin Ankara’ya taşınması düşüncesi ortaya çıktığı dönemde, Kazım Karabekir Paşa bu duruma karşı çıkmıştır. Bunun nedenleri şu şekildedir:

  • Doğu illerinin Kuvayi Milliyesi olarak gördüğü Temsil Heyeti Kurulunun uzaklaşması ile bu illerin örgütsüz kalacağını düşünmesi.
  • Yasal ve mantıklı olarak yönetilmek olan ulusal eylemin, önceden beri her girişimini kötü görmek ve göstermek isteyen düşmanların yaptıklarını izleyerek, belli bir yerde korunması için Temsil Heyeti’nin Sivas’tan batıya geçmemesi düşüncesi.

Temsil Heyeti’ne: Kuvayi Milliye’yi temsil eden yüksek Kurulun, değil Ankara’ya gitmek, Sivas’ın batısına bile geçmemesi düşüncesindeyim. Çünkü, doğu illerinin Kuvayi Milliyesi olan Kurulun bütün bütün uzaklaşması, dolayısıyla bu illerin örgütsüz kalmasına yol açacaktır. Bundan başka, şimdiye değin tam yasal ve mantıklı olarak yönetilmekte olan ulusal eylemin, öteden beri her zaman her girişimimizi kötü görmek ve göstermek isteyen düşmanlarımızın yaptıklarını göz önünde tutarak, belli bir yerde korunması için Temsil Heyeti’nin Sivas’tan batıya geçmemesi düşüncesinde bulunduğumu bilgilerinize sunarım. On Beşinci Kolordu Komutanı Kazım Karabekir

Vekillerle Görüşme

Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya gitmek üzere hareket etmeden bir gün önce 17 Aralık 1919 tarihinde bir genelge ile Milli Meclise katılacak olan vekillerin İstanbul’a gitmeden önce milli bağımsızlık ve vatanın bütünlüğünü sağlamak istemiş.

Bu yüzden de, önemli konuları görüşmek ve bu konuda gerekli hareket tarzını belirlemek üzere Temsil Heyeti’nin bulunduğu yerde bir toplantı yapılacağını bildirmiştir. Ankara’ya geldikten hemen sonra 29 Aralık 1919 tarihinde de vekillerin 5 Ocak 1919 tarihinden itibaren Ankara’ya gelmelerini istenmiştir.

Temsil Heyeti kafilesinden, beş kişi Temsil Heyeti üyesi (Mustafa Kemal Paşa, Hüseyin Rauf Bey, Mazhar Müfit Bey, Hakkı Behiç Bey, Şeyh Fevzi Efendi) olan 19 kişiden oluşuyordu.  Ankara’da kendilerine ayrılan Ziraat Mektebi’ne yerleşmişlerdir. Burada Temsil Heyeti’nin geçici merkezinin Ankara olduğunu duyuran bir bildiri yayımlanmıştır.

Toplantı gerçekleştiği takdirde Mustafa Kemal Paşa Anadolu’ya geçtikten sonra gerçekleştirilen faaliyetlerin büyüklüğünü ve Türkiye’nin bağımsızlığın Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar üstüne kurulması gerektiğini açıklayabilecekti. Bu toplantıda vekiller, tam bağımsızlık ve hürriyet için tek cephe halinde çalışmaya karar vereceklerdi.

Önceden davet üzerine vekiller birer birer veya ikisi üçü beraber Ankara’ya gelmeye başlamışlardır. Görüşmelerde mecliste bir Müdafaa-i Hukuk grubunun oluşumu ve Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a gidemeyecek ise de meclis başkanlığına seçilmesinin uygun olacağı anlatılıyordu.

Meclisin İstanbul’da devamı mümkün olamayacağından, mutlaka bir baskıya uğrayacağından ve dağıtılacağından o zaman meclis başkanı sıfatıyla Mustafa Kemal’in, vekilleri Ankara’da toplanmaya davet için hak ve yetkisi olacaktı.

Bu gelişmelerden sonra 12 Ocak 1920 tarihinde İstanbul’da Milli Meclis açılmıştır. Fakat Mustafa Kemal Paşa tarafından telkin edilen ve gerekli görülen konuların bir kısmı gerçekleşmemiştir.

Mustafa Kemal Paşa, Meclis Başkanlığı’na getirilmediği gibi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Grubu da oluşturulamamıştır. Bununla birlikte meclisteki milliyetçi üyeler tarafından kurulmuş olan Felah-ı Vatan Grubu’nda önemli bazı kararlar alınmıştır.

22 Ocak 1920 tarihinde yapılan gizli oturumda Misak-ı Milli metni bazı ufak tefek değişiklikler yapılarak 28 Ocak 1920 tarihli gizli oturumda kabul edilmiştir.

meclisin ankarada toplanması

TBBM’in Ankara’da Toplanması (23 Nisan 1920)

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları Ankara’da Kuvayı Milliye’nin kurulmasına çalışırlarken 16 Mart 1920’de İstanbul İtilaf Devletlerince resmen işgal edilmiştir. Aynı zamanda da ve Misakı Milli’yi kabul eden son Osmanlı Mebusan Meclisi de dağıtılmıştır.

Osmanlı Meclisi Mebusanı’nın çalışamaz hale gelmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa, seçimlerin yenilenmesi ve Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin toplanmasına dair Temsil Heyeti  adına 19 Mart 1920 tarihinde bir genelge yayınlamıştır.

İllere, Bağımsız Sancaklara ve Kolordu Komutanlarına gönderilen bu genelgede, İsyanbul’un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilerek meclisin dağıtıldığı açıklanmış. Bundan dolayı da yasama, yürütme ve yargı işlerini yerine getirecek bir meclisin kalmadığı ifade edilmiştir.

Bu durumda devlet merkezinin korunmasını, milletin bağımsızlığını ve devletin kurtarılmasını sağlayacak tedbirleri düşünmek ve uygulamak üzere millet tarafından olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin Ankara’da toplanmasının gerekli olduğu belirtilmiştir.

ankara meclisi

Temsil Heyeti’nin Ankara’ya Gelişinin Önemi

Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçmesi ile başlayan Milli Mücadele hareketi Amasya Genelgesi ile temel ilkeleri ortaya koyduktan sonra Erzurum ve Sivas Kongreleriyle askeri ve siyasi otoriteyi sağlamak yönünde önemli adımlar atmıştır.

Milli Mücadelenin Sivas’tan yürütülmesinin arzu edilen başarıyı sağlayamayacağı düşüncesiyle önemli bir konum olarak görülen Ankara tercih edilmiştir.

Ankara’nın seçilmesinde sadece askeri nedenler değil siyasi olarak da milletin sorumluluğunu almış milli bir meclisin de Ankara’da açılması uygun görülmüşse de, bir sonuç alınamamış ve İstanbul’da Milli Meclis’te oluşturulacak milli bir grup tarafından hareket edilmek istenmiştir.

Bu girişim kısmen başarılı olmuş ve Misak-ı Milli’nin kabulü sağlanmıştır. Fakat gelişmeler, Milli Meclis’e müdahale edileceğini ve özgür kararlar almasına imkan bırakılmayacağı düşüncesindeki Mustafa Kemal Paşa’yı haklı çıkarmıştır.

Sonuç olarak, İstanbul İtilaf Devletlerince resmen işgal edilerek Meclis dağıtılmıştır. Bunun üzerine hemen harekete geçilmiş ve Mustafa Kemal Paşa’nın düşündüğü şekilde Ankara’da milli bir meclisin açılması sağlanmıştır.

YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:
  • Gazi Mustafa Kemal – Nutuk/Söylev – Türk Tarih Kurumu – Cilt I – 1919-1920
  • Gazi Mustafa Kemal – Nutuk/Söylev – Türk Tarih Kurumu – Cilt III – Vesikalar-Belgeler
  • Kurtuluş Savaşı Günlüğü II – Zeki Sarıhan – Türk Tarih Kurumu 
  • Heyet-i Temsiliye – Vikipedi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma