fbpx
Osmanlı Tarihi

Osmanlı Donanması Hakkında Şaşırtıcı Beş Gerçek

Osmanlı Donanması, Osmanlı Devleti’nin askeri deniz gücü. Osmanlı Donanması on dördüncü yüzyılda kurulmuştur.

Osmanlı Devleti, 1323 yılında Karamürsel’i fethederek denize ulaştı, Kara Mürsel Bey komutasında ilk donanma oluşturuldu ve Kocaeli’nde yapılan savaşlarda denizden destek sağlandı. 1327 yılında Karamürsel’de ilk Osmanlı tersanesi kuruldu ve böylece deniz gücünün kurumsallaşma çalışmaları başladı.

Osmanlı Donanmasının Kurulma Aşaması

Osmanlı Devleti’nin temeli atıldıktan sonra, Osmanlı Beyliği’nin başlangıcında Marmara Denizi ile ilgisi ve Rumeli kıyılarında bir takım bölgelerin işgali ve orada kalıcı olmak için küçük bir donanmaya sahip olması gerekiyordu.

Osmanlı Beyliği genişleyip Ege Denizi, Karadeniz kıyıları ve Akdeniz sahillerindeki ülkeler ele geçirilince donanmaya olan ihtiyaç artmıştır.

Osmanlı Devleti ile sınır olan Bizansın, Karesi Beyliği’nin ve daha ileride Osmanlı topraklarına katılan Saruhan, Aydın ve Menteşe Beyliklerinin ve Karadeniz kıyılarında Candaroğulları’nın donanmaya sahip oldukları görüldüğünden bu beylikleri ele geçiren Osmanlı Devleti’nin bunlara ait donanma ve tersanelerinden yararlanmaları doğal bir durumdu.

Gazi Orhan Bey döneminden itibaren Osmanlı Donanması yavaş yavaş sayı bakımından artış göstermiş ve Rumeli fetihlerinde önemli toprakları işgal edilen Karesi Beyliği’nin donanmasından da faydalanılmıştır.

Müslüman Türkler Ege sahillerini kendilerine yurt yaptıktan sonra, denizcilik faaliyetlerine başlamışlar ve bu bölgede bulunan Karesi, Saruhan, Aydın ve Menteşe Beyliklerinin diğer Latin ülkelerinde ki korsan denizciler gibi Akdeniz’de korsanlığa başlamışlardır.

Bu beylikler Akdeniz’de faaliyet gösteren Venedik ve Cenevizlilerin ticaretlerini tehdit ederken, bunun dışında da adalardaki Latin Prenslerinin hakimiyetleri için tehlike oluşturuyorlardı.

Marino Sanudo Torsello’nun 1328 Eylül tarihinde Ağrıboz’dan aldığı bir mektupta sayıları artan Türk korsanlarınına [Levendlerine] karşı bir önlem alınmaz ise Akdeniz’de bulunan adaların elden çıkacağı bildirilmişti.

korsan gemisi

Çelebi Sultan Mehmed, Gelibolu deniz savaşındaki mağlubiyetten sonra ( 29 Mayıs 1416) Venedikliler ile yaptığı anlaşmada, Adalar denizi ve Çanakkale boğazında gemilerin güvenliğine zarar verecek korsanlara düşman muamelesi yapılması haklarını vermiştir.

Osmanlı Devleti daha sonraki denizcilik faaliyetlerinde bu Türk korsanlarından yararlanmışlardır ki bunların en önemlisi de meşhur Kemal Reis‘ti.

Kemal Reis (1451 – 1511), II. Bayezid devrinde yaşayan Türk denizci.

Bu durum bize Osmanlı Devleti’nin Akdenizde’ki faaliyetlerinden önce bu denizde diğer Türk beylikleri de faaliyette bulunmuşlar ve Osmanlı Devleti’de bunlardan yararlanmıştır.

gemi aletleri

Osmanlı Devleti’nin İlk Dönemlerindeki Tersane Faaliyetleri

Osmanlı Devleti ilk zamanlarında Karamürsel’de ve Karesi Beyliği alındıktan sonra Edincik’te, Bizans’tan alınan İzmit’te ise küçük de olsa bir tersanenin mevcut olduğu bilinmektedir. İleri tarihlerde İzmit’te gemiler yapılmaya başlanmış olup buraya da Kocaeli tersanesi denilmiştir.

Osmanlı Devleti Rumeliye geçtikten ve bu bölgede kalıcı olarak yerleştikten sonra Gelibolu’da önemli bir tersane daha inşa etmiştir.

Rumeli bölgesini savunabilmek ve gerektiği zaman hızlıca o bölgeye asker göndermek ve özellikle Venediklilerden Boğazı ve Marmara sahillerini korumak için Gelibolu tersanesi önemli rol oynamıştır.

On dördüncü yüzyılın son döneminden itibaren donanma faaliyetlerinde hızlı bir şekilde artış gözlenmiştir. Bununla beraber o dönemlerde Osmanlı donanması çağdaşlarında olduğu gibi henüz üztün bir durumda değildi.

Yıldırım Beyazıd, Batı Anadolu’daki beylikleri ortadan kaldırıp Ege Denizi’ne inmeye başladıktan sonra bu denizde ilk donanma faaliyeti başlamıştı.

Osmanlı Donanmasının Batı ile İlk Deniz Mücadelesi

Niğbolu savaşında Yıldırım Beyazıd’ın eline esir düşenlerden birisi olan Amiral Boucicaut, 22 Haziran 1399’da İstanbul’u kuşatan Türklere karşı İstanbul’u kurtarmak için dört yelkenli ve iki kadırga ile Napoli’ye gelmiş.

Orada sekiz galiden oluşan bir Ceneviz donanması ile birleşerek Çanakkale Boğazından içeri girmiş ve Saruca Paşa komutasındaki on sekiz parça Türk donanmasına karşı mağlup olarak Bozcaada’ya geri çekilmişlerdi.

Gali, eskiden Akdeniz’de yelken ve kürekle işletilen havalesiz, altı düz gemi.

Boucicaut, Bozcaada’da uzun bir süre bekletip Venedik ve Rodos şövalyelerinin filolarının katılması ile kuvvetlendikten sonra harekete geçerek Boğazdan içeri girmişti.

Bu üstün kuvvet karşısında Saruca Paşa on yedi Osman kadırgası ile mağlup olarak geri çekildiği için Boucicaut İstanbul’a gemişti.

Saruca Paşa (d. ? – ö. 1392, Gelibolu) Osmanlı devlet adamı ve ilk deniz gücü komutanı.

Bu donanma savaşı, Osmanlı donanmasının batı denizcileri ile ilk çarpışmasıdır. Boucicaut bu galibiyetin dışında Osmanlı Devleti’nin Irva deresi ağzında bulunan kadırgaları ile küçük gemilerini de yakmıştı.

korsan savaşı

Mehmed Çelebi Döneminde Osmanlı Donanması

Musa Çelebi’nin padişahlığı döneminde ve 1413’de İstanbul kuşatması sırasında Gelibolu’da bulunan Türk donanması, Yassı Ada bölgesinde Bizans donanmasına mağlup olduğu için İstanbul, denizden kuşatılamamıştı.

Onbeşinci yüzyılın ilk döneminde Türk donanması daha tecrübeli kaptanların komutasında bulunmaktadır. Çelebi Mehmed zamanında Osmanlı donanmasında bir canlılık başladığı görülmektedir.

I. Mehmed veya Çelebi Mehmed, beşinci Osmanlı padişahı. Tarihte ismi, Mehmed isimli diğer padişahlarda olduğu gibi, Muhammed şeklinde geçer. Babası I. Bayezid, annesi cariye olan Devlet Hatun’dur.

Venediklilerin elinde bulunan Naksos dukası Pietro Zeno’nun Türk gemilerine düşmanca davranması üzerine Çelebi Mehmed, Gelibolu tersanesindeki donanmayı Çalı Bey komutası altında Çanakkale’den dışarı çıkarttı.

Bu donanma Naksos dukasına ait bazı adaları topa tuttuktan sonra Ağrıboz sularında karşılaştığı bazı Venedik gemilerini de ele geçirerek Boğazdan içeri girdi. Bu durum Venedikliler ile savaşı 1415’de bitirmiştir.

Bu donanma savaşında Çalı Bey şehit ve Osmanlı donanması yok olma durumuna geldiyse de, Venedik gemileri de çok büyük hasara uğramış, donanma askerlerinin çoğu ölmüş ve Amiral Loredano da yaralanmıştı.

II. Murad döneminde Karadeniz’de faaliyette bulunan Osmanlı donanmasının Trabzon İmparatorluğu’nu tehdit ederek vergiye bağladığı bilinmektedir.

İstanbul kuşatması sırasında Osmanlı donanmasının tamamı Gelibolu sancakbeyi ve donanma kaptanı Baltaoğlu Süleyman Bey komutasında nakliye ve hizmet gemileri hariç üç yüz elli parçaya yakındır.

Baltaoğlu Süleyman Bey, aslen Bulgar asilzadesi olup II. Murad zamanında devşirme olarak saraya alınmıştır. 1451’de Gelibolu sancak beyi olarak donanma komutanı olmuştur.

Fatih Sultan Mehmed Döneminde Osmanlı Donanması

Osmanlı donanmasının Ege denizi ile Karadeniz’de aktif rol oynamaya başlaması Fatih Sultan Mehmed dönemindedir.

Geniş sahilleri ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları gibi iki önemli geçide sahip olan ve Osmanlı Devleti’ne karşı en büyük düşmanlık besleyen ülke Venediklilerdi. Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’e çıkamaması için büyük faaliyet gösteren Venedik donanması, bir kaç defa Gelibolu’ya gelerek Türk donanmasına zarar vermiştir.

Venediklilerin Jan Hunyad’a ve Bizans İmparatorluğu’na yardım etmesi üzerine Rumeli bölgesinde durumun ne kadar önemli olduğunu anlayan Fatih sultan Mehmed kendi döneminde bir yandan donanmaya önem vermiş ve diğer taraftan da Çanakkale Boğazı onun zamanında tahkim ettirilmişti.

Hünyadi Yanoş ya da Hunyadi Yanoş, Orta Çağ Macar ordu komutanıdır. Hunyadi soyadı, János adıdır, Macar geleneğine göre önce soyadı, sonra adı yazılır, Türkçeye de bu şekilde geçmiştir.

Fatih Sultan Mehmed’in aldığı bu önlemler sayesinde Ege denizinde ve Boğaz etrafında bazı önemli adalar ele geçirilmiş, sahillerde emniyet altına alınmıştır.

Osmanlı donanması Venedikliler ile uzun süren savaşlar sebebi ile donanmaya oldukça önem vermişlerdir. Gerek II. Beyazıd döneminde gerek Yavuz Sultan Selim dönemlerinde donanma faaliyetleri gelişerek devam etmiştir.

Bu iki padişahın  Mısır seferinde kuvvetli bir Osmanlı donanması görülmüştür. II. Beyazıd döneminde Kemal Reis ve Burak Reis‘ler gibi deniz levendi olan değerli denizcilerin elinde Osmanlı donanması önemli başarılar sağlamıştır.

Burak Reis, II. Bayezid döneminde Akdeniz’in en ünlü denizcilerinden biriydi. 1488’de Mısır seferine katıldı. 1499’daki Osmanlı – Venedik savaşı sırasında, Mora Yarımadası’nın doğu kıyılarında çatışmaya girdiği Venedik gemileriyle kendi gemisini de yakarak öldü.
Kemal Reis, Piri Reis’in de amcası olan Kemal Reis ilk defa Mahmud Paşa ile birlikte Eğriboz seferine katıldı. Eğriboz’da azaplar reisi olarak görev yapmıştır. 15. yüzyıl sonlarında Akdeniz’in en tanınmış Türk denizcisiydi.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında Osmanlı donanmasın da o bölgede faaliyette bulunduğu bilinmektedir.

Sonuç

Osmanlı denizciliğinin en iyi dönemi on altıncı yüzyıl ortalarına doğru Barboros Hayreddin Paşa’nın kaptanlığı döneminde olup, kendisinden sonra gelen komutanlar bu üstün deniz gücünü Kılıç Ali Paşa’nın vefatına kadar devam ettirmişlerdir.

Onyedinci yüzyıl başlarından itibaren eski önemini kaybeden kürekli Osmanlı donanması bir yüzyıldan fazla bir zamandır mağlup ettikleri Venediklilere karşı eski üstünlüklerini gösterememişlerdir. Bunda bazı Akdeniz adları ile Bozcaada’nın işgali, Girit’in ayrılması bu zayıflığın başlıca etkenlerindendir.

Bu yüzyılın sonlarından itibaren kalyonların ve bazı yelkenli gemilerin artmasına önem verilmesi ve daha sonraki dönemlerde Kaptan-ı derya olan ünlü Mezomorto Hüseyin Paşa‘nın Osmanlı donanmasını tekrardan yenilemesi Akdeniz’de hakim durumun tekrardan Osmanlı Devletine geçmesine neden olmuştur.

Mezamorta Hüseyin Paşa, Osmanlı donanmasında 1688-1689 ile 1696-1701 yılları arasında iki kez kaptan-ı deryalık yapmış Osmanlı devlet adamı. Venediklilerle yapılan bir savaşta çok ağır bir şekilde yaralanmasına rağmen iyileşip geri dönmesinden dolayı İtalyanca Mezzomorto (yarı ölü) ifadesinden bozma Mezamorta lakabını almış, Mezemorta, Mezomorto ya da Mezamorto Hüseyin Paşa olarak da anılmıştır.
Bu Yazılarıma da Göz Atmak İster Misiniz?
Sık Sorulan Sorular

Osmanlı Devletinin ilk donanması hangi padişah?

Orhan Bey’in Karesi Beyliği’ni ele geçirmesinin ardından Osmanlı Beyliği ilk kez donanma sahibi oldu. Dolayısıyla Osmanlı Devleti, daha ilk kurulduğu dönemlerde bile donanmaya sahipti. Osmanlı donanması en parlak dönemini Kanuni Sultan Süleyman zamanında yaşadı.

Osmanlı donanması kaç kez yakıldı?

Osmanlı donanması tarih boyunca dört defa yakılmıştır. Birincisi, İnebahtı Deniz Savaşı’nda 1571 yılında Haçlı güçleri tarafından Akdeniz’de yakılmıştır. İkincisi, 1770 yılında Çeşme’de Ruslar tarafından gerçekleşmiştir. Üçüncüsü, 1827 yılında Fransız, İngiliz ve Rus donanmaları tarafından Navarin’de yakılmıştır.

Osmanlı donanması neden Kadırgadan Kalyona geçmiştir?

Venedik kalyonları karşısında Osmanlı kadırgalarının zor durumda kalması sonucunda Osmanlı devlet adamları kalyon inşasına karar verdi ve böylece kadırgadan kalyona geçiş süreci Osmanlı donanması için de başladı.

İlk Türk Donanması kim zamanında oluşturulmuştur?

İlk Türk donanması Çaka Bey zamanında oluşturulmuştur, İzmir’de o döneme göre modern sayılabilecek bir tersane yaptırmış ve tersane civarındaki bölgeyi deniz üs kompleksine dönüştürmüştür. Bu aşamadan sonra gemi inşa faaliyetlerine geçilmiş, kürekli ve yelkenli gemilerden oluşan 50 parçalık ilk Türk Donanması 1081 yılında inşa edilmiştir.

Osmanlı Devletinde ilk denizcilik faaliyetleri hangi olayla başlamıştır?

Karesioğulları beyliğinin alınması sonucunda denizcilik faaliyetlerine başlanılmıştır.
Yaralandığım Kaynaklar

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu