fbpx
Osmanlı Tarihi

Yaş Antlaşması Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yaş Antlaşması,  1787’de başlayan Osmanlı-Rus savaşını bitiren antlaşmadır. 10 Ocak 1792’de antlaşmanın imzalanmasıyla taraflar arasındaki savaş sona ermiştir.

Yaş Antlaşması Nedir?

1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla hukuken bağımsız bir duruma getirilen Kırım’ı ele geçirmek Rusya’nın ana hedefi olmuştur. Antlaşmanın Kırım’la ilgili maddeleri arasında tarafların arasında yaşanan sorunlar Aynalıkavak Antlaşması ile giderilmeye çalışılmıştı.

Bu düzenlemelere rağmen Rusya amacından vazgeçmemiş, Kırım’ı 1783’te en sonunda ilhak etmişti. Bu durumu da savaşa o dönem hazır olmayan Osmanlı Devleti’nden aldığı bir senet ile resmen kabul ettirmiştir.

Kırım’ın ilhakı 1787’de ilan edilen savaşın nedenini ve Kırım’ın Rusya’nın elinden kurtarılması da amacını oluşturmuştur. Avusturya’nın da Rusya’nın müttefiki olarak savaşa katılacağı resmen açıklanmış, böylece Osmanlı iki cephede birden mücadele etmek durumunda kalmıştır.

Kamuoyunda oluşan Rus aleyhtarlığı da savaşın erken açılmasında etkili olmuştur.

1791 türk rus savaşı
1791 Türk-Rus Savaşı

Rusya’nın İsveç ile Barış Girişimi

Prusya ile yapılan savunma ve saldırı anlaşması, Prusya’nın Avusturya ve Rusya’ya savaş açmasını gerektiriyordu. Osmanlı askeri kurmaylarının istememesine rağmen bu durum savaşın uzamasına neden olmuştu.

Buna rağmen iki taraf çeşitli nedenlerle barış için fırsat aramaktan geri durmadılar. Rusya, 1789’da Prusya ve İngiltere’ye müracat ederek Osmanlı’nın dışında savaştığı İsveç ile barışa hazır olduğunu bildirdi.

Fakat Rusya’nın bu talebi ileri sürmüş olduğu koşullar nedeni ile kabul edilmedi. Rusya’nın İsveç ile barış yapılması karşılığında talep ettiği şartları şunlardı:

  • Özi Kalesi ile birlikte yeni sınır olarak Tuna nehrine kadar olan bütün Besarabya topraklarının terk edilmesi.
  • Eflak ve Boğdan’da bağımsız prenslik kurulması.
Besarabya, Prut ve Dinyester nehirlerinin arasında bulunan ve günümüzde Moldova’nın yer aldığı tarihi bölgedir.

Rusya’nın ileri sürdüğü bu talepleri kabul edilmemiş ve İsveç barışı o tarihte yapılamamıştı.

rus isveç barış girişimi
Rusya-İsveç Barış Girişimi

Osmanlı Devleti’nin Barış Çabaları

Aynı yıl içinde Osmanlı Devleti’de barış yapmak için girişimlerde bulunmuş ve Eflak prensi aracılığı ile Rusya’nın niyetini anlamaya çalışmıştır. Rusya adına savaşı yöneten Potemkin, savaşın başlamasıyla tutuklanan Rus elçisi Bulgakof’un serbest bırakılmasını ön şart olarak ileri sürmekteydi.

Fakat Rus elçisinin serbest bırakılmasının, düzensizlik içinde bulunan ordunun çözülmesine neden olacağı endişesi duyuluyordu. Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın Potemkin’e gönderdiği mektuba, Bulgakof’un serbest bırakılarak görüşmelere onunla devam edilmesi talebiyle cevap verildi.

Potemkin, 8 Kasım 1789’da Gazi Hasan Paşa’nın mektubuna verdiği cevapta, barış yanlısı olduğunu fakat devletlerarası hukuka aykırı olarak tutuklanan Rus elçisinin serbest bırakıldıktan sonra barış görüşmelerine başlanabileceğini bildirmiştir.

Sadrazam Hasan Paşa 21 Kasım 1789’da elçinin serbest bırakıldığını açıklamış ve barış görüşmeleri için kendisine altı maddelik bir metin verilen Bekir Ağa’nın gönderileceğini haber vermiştir.

Gazi Hasan Paşa, ateşkes konusunu görüşmek üzere Defterdar Fehim İbrahim Efendi’nin atandığını fakat onun hastalığından dolayı Hacı Bekir Ağa’nın görevlendirildiğini bildirmiştir.

Potemkin, yetkili olarak Albay Baruh’u gönderdiğini ve kendisinin ön barış şartlarını sözlü olarak bildireceğini açıklamaktaydı.

osmanlı devletinin barış girişimleri
Osmanlı Devleti’nin barış girişimleri

Ziştovi Antlaşması Öncesinde Rusların Talepleri

Rusya ile yapılacak olan barış görüşmeleri hem Gazi Hasan Paşa’nın hem de Şerif Hasan Paşa’nın sadrazamlığı dönemlerinde görüşülmüştü. 27 Mart 1790’da Gazi Hsan Paşa’nın ölümünden üç gün önce Potemkin’e gönderilen mektuba cevap 15 Nisan 1790’da verilmişti.

Rusya’nın barış görüşmelerine başlamak için öne sürdüğü barış şartları şunlardı:

  • Bender, Akkirman, Hocabey (Odesa), Palanga gibi işgal eilen yerlerin iade edilmesi.
  • İşgal altında tutulan Memleketeyn’in (Eflak-Boğdan) geri verilmesi.
  • Savaşa neden olan Özi Kalesi’nin tamamen yıkılması ve arazilerinin iki devletin kullanımına kapatılması.
  • Tiflis Hanına ve Gürcistan’a Ruslar’ın müdahale etmemesi.
  • Ruslar’ın diğer devletlerin konsolosluklarının bulundukları yerlerde konsolos bulundurma hakkının olması.
  • Prusya’nın Rusya’ya karşı savaşa katılmasının ihtimal dahilinde bulunmadığı.
  • Tazminat talebinde bulunulmayacağı.
Memleketeyn, Osmanlı Devleti döneminde genellikle Eflak ve Boğdan’ın ortak ismi olarak kullanılmıştır.

Gazi Hasan Paşa ve ordu kurmayları bu şartlar altında görüşmelere başlanmasına taraftar olmuşlardı. Prusya ile yapılması düşünülen ittifakın savaşın uzamasına neden olacağı içinde bu ittifaka sıcak bakmamışlardı.

İngiltere hükümeti, Dinyester’in sınır kabul edilmesini ve dört ay içinde ateşkes yapılmasını bildirmişti. Aksi takdirde barış için aracılık yapmayacağı tehdidinde bulunmuştur. İngiltere’nin bu tutumuna karşılık Osmanlı hükümeti, ittifakına sahip kalarak Prusya ile anlaşmadan bu tekliflere yanaşmamıştı.
ziştovi antlaşması öncesi rusların talepleri
Ziştovi Barışı öncesinde Rusların talepleri (4)

Osmanlı Devleti’nin Ateşkes Görüşmeleri

Prusya’nın zorlaması Avusturya’yı barışa yöneltmiş ve Yergöğü Mütarekesi ile Ziştovi Antlaşması imzalanmıştı. Bunun yanında Rus cephesinde düşünülen başarı elde edilememişti. Prusya’nın ittifak anlaşmasında yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçınması, önemli kalelerin kaybedilmesine neden olmuştu.

En sonunda Maçin’de yaşanan bozgun ve perişanlık, durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu ortaya koymaktaydı. Bu bozgundan sonra güçlükle Hırsova’da toplanan ordu bir kez daha Maçin’e ulaşmış ve Kalas karşısında karargah kuruldu.

Rus cephesinde yaşanan bu gelişmeler barış arayışlarını daha da acil bir duruma getirmişti. Avusturya barışında aracı olan devletler de savaşın sonlanması için çalışmalarda bulunmaktaydı. İngiltere elçisi, Turla nehri sınır olmak üzere dört aylık bir ateşkes için çalışmaktaydı.

İstanbul’da toplanan mecliste, Prusya’nın Rusya’ya karşı ittifak şartlarını yerine getiremeyeceği ve Rusya’nın Turla nehrinin sınır olmasından vazgeçmeyeceği belirtildi. Bu nedenle Rusya ile barış yapılması için sadrazama izin verildi.

Osmanlı hükümeti, Prusya’nın Rusya’ya kesinlikle savaş açacağı düşünüyordu. Fakat Fransız İhtilali’nin ortaya çıkardığı durum nedeniyle bunun gerçekleşmeyeceği anlaşılmıştı. Prusya’dan ümidini kesen III. Selim, askeri durumun zayıflığı nedeniyle Ruslarla barış yapmak zorunda kaldı.

Meclisin sadrazama barış izni vermesinin ardından Koca Yusuf Paşa, barış yapılması için Prens Repnin’e bir mektup gönderdi.

Çok sayıda askerle Maçin bölgesine geldiğini belirten Yusuf Paşa, savaşın sonucunun her iki taraf içinde belli olmadığını bildirmişti. Osmanlı Devleti’nin savaşa hazır olmasının yanında halkın iyiliği ve daha fazla kayıp yaşanmaması için barış yapmaya da hazır olduğunu açıklamıştır.
osmanlı rus mücadelesi
Osmanlı-Rus mücadelesi

General Repnin’in Barış İçin Talep Ettiği Yeni Şartlar

Prens Repnin barışa esas almak üzere üç yeni madde talep etmiş ve bunu Osmanlı tarafına bildirmişti. Repnin’in Osmanlı Devleti’nden talep etmiş olduğu koşullar şunlardı:

  • Kaynarca Antlaşması ve ondan sonraki antlaşmaların geçerli olması.
  • Eflak ve Boğdan halkına yönelik olumlu şartların sağlandıktan sonra iade edilmesi.
  • Turla, yani Dinyester nehrinin sınır olarak kabul edilmesi.

Prens Repnin’nin öne sürdüğü son madde daha önce, Osmanlı-Prusya ittifakından sonra Prusya ve İngiltere hükümeti tarafından Osmanlı hükümetine bildirilmişti.

Generalin teklif ettiği Eflak ve Boğdan şartı, 1789’daki teklifte her iki prensliğin birleşerek başına bir Ortodoks prens atanmasıydı. Fakat Prusya bunu kabul etmediğinden teklif düzeltilerek yukarıdaki madde halini almıştı.

Bu dönemde Fransız İhtilali’nin yayılmasından çekinen Avrupa devletleri bu ihtilali önlemek için Rusların da kendileriyle beraber hareket etmesini istiyordu. Bu nedenle Katerina acil olarak barış yapmak istiyordu.

Osmanlı ordusunda ileri sürülen şartlar olumlu karşılanmadı; ancak Repnin cevabında yetkisinin sınırlı olduğunu, bunların kabulü durumunda delege tayin edeceğini bildirdi.

osmanlı rus savaşında rus ordusu geri çekilirken
Osmanlı-Rus savaşında Rus ordusu geri çekilirken

Osmanlı Devleti’nin Repnin’e Cevabı

Barış görüşmelerinin kesilmemesi için Repnin’in ileri sürdüğü şartlar yumuşatılmaya çalışılmıştı. İstanbul’dan da barış görüşmelerinin yapılmasını içeren padişah bildirisi gönderilmişti. Herkes barışın bir an önce yapılmasını zorunluluk olarak gördü.

Bu iş görevlendirilen Vasıf Efendi yanındaki yetkililerle birlikte gizlice Kalas tarafına geçerek Repnin ile görüşmelere başladı. Uyuşmazlık konuları hakkında görüşmelerin barış görüşmeleri sırasında yapılabileceği belirtildi.

Sonuç olarak daha önceden ileri sürülen üç maddenin yanında iki madde daha eklenerek metin düzenlemiş oldu. Metine eklenen bu iki madde şunlardır:

  • Rusya’ya bırakılacak yerlerdeki istihkamların durumunun barış görüşmelerinde heyetlerin tartışmasına bırakılması.
  • Diğer sınır bölgelerdeki sınırların savaştan önceki duruma getirilmesi.

Yapılacak olan barışın bu beş madde üzerinde gerçekleşmesi şartıyla kabul edilmesine izin verileceği belirtildi. Bir değişiklik teklifinde bulunulmaması, barış veya savaşa devam kararına devam tercihi yapılarak kararın en kısa sürede bildirilmesi istendi.

Osmanlı Devleti’nin Ateşkes (Mütareke) Kararı Alması

İstanbul’dan gelecek cevap beklenirken, Ziştovi’de Avusturya ile olan barış görüşmeleri tamamlanmıştı. Fakat ordunun durumu nedeniyle Rusya ile savaşa devam edilmesinin bir zafer getirmeyeceği ve yapılacak olan barış şansının kaçırılmaması görüşü hakimdi.

Bu düşünce bütün ordu kurmaylarının katılımı ile sadrazam yardımcı ve sadrazamın çadırında yapılan toplantıda açıklandı. Rusların cevap beklediği için teklifin kabulü veya reddine dair karar alınması istendi.

Sonuç olarak sivil ve askeri taraflar ordunun zayıflığından dolayı savaş gücünün olmadığını belirtti. Düşmanın bu durumu bilmesi halinde barış görüşmelerini yapmayacağı açıklanarak barışın tercih edilmesi kararı alındı.

Böylelikle Repnin’in şartları kabul edildi ve aynı gün onaylanan ateşkes belgeleri kendisine ulaştırıldı. Osmanlı ordusundan zafer bekleyen III. Selim’e bu gelişme bu şartlar karşısında barış kararı almasından başka seçenek kalmamıştı.

Kalas Mütarekesi

Kalas Ateşkesi, beş maddeden oluşan ve Yaş Barış Antlaşması öncesinde Osmanlı-Rus savaşına ara veren ateşkes antlaşmasıdır. Antlaşmanın maddeleri şu şekilde belirlenmiştir:

  • Kaynarca Antlaşması onaylandı.
  • Turla nehri iki devlet arasında sınır olarak tespit edildi.
  • Geri verilecek olan Eflak ve Boğdan’da daha önce yapılan antlaşmalarla tanınan haklar korunacak.
  • İkinci madde dışında kalan bölgelerdeki sınırların savaştan önceki haline dönecek. İşgal edilen topraklardaki kaleler barıştan sonra boşatılacak.
  • Rusya’ya bırakılacak olan savunma hatlarının terkiyle ilgili konuların görüşülmesi, barış görüşmeleri sırasında heyetler arasında çözülecek.

Bu beş madde üzerinden görüşmelere başlanmak üzere delegelerin gönderilmesi ve ateşkes nedeniyle çatışmaların sonlanması istenmişti. Ateşkes süresi olarak sekiz aylık zaman belirlenmiştir.

yaş delegeleri
Yaş Antlaşması Delegeleri

Yaş Antlaşması Delegeleri

19 Ağustos 1791’de İstanbul’dan gönderilen emirle Yaş’ta yapılacak olan görüşmelere Ziştovi’deki Osmanlı heyeti görevlendiridi. Osmanlı heyeti 31 Ağustos 1791’de, Avusturya ile yapılan barışın onaylanması sonunda görüşmeler için yola çıktı. Yaş Antlaşmasını yürütmek üzere belirlenen heyette şu isimler bulunuyordu:

  • Abdullah Birri Efendi (Heyet Başkanı)
  • İbrahim İsmet Efendi
  • Esseyyid Dürri Efendi
  • Mehmet Avni Efendi
  • Mehmet Said Galip Efendi
  • Aleksander Morussi (Eski Boğdan Prensi)

Yaş Antlaşması Nerede İmzalandı?

Barış görüşmelerinin nerede yapılcağı konsunu ve delegelerin belirlenmesi konusu Kalas’a geleceği belirtilen Potemkin’in gelmesine bırakılmıştı. Daha önceden yapılan görüşmelerin sonucu önce Moldovya’daki Huş kasabası üzerinde durulmuştu.

Fakat sonunda Rus işgali altındaki Eflak’ın merkezi Yaş kasabası barış görüşmeleri için tespit edildi. Osmanlı heyeti 12 Eylül 1791’de Silistre’den hareket ederek 2 Ekim’de Yaş kasabasına ulaştı. 18 Ekim 1791’de görüşmelere başlanılması kararı alınmış fakat Potemkin’in ölümü üzerine görüşmeler başlamadan ertelendi.

Yaş Antlaşması Maddeleri

Barış görüşmeleri 1791 Kasım ayında başlayarak devam eden tarihlerde on beş oturum tamamlandıktan sonra imzalanmıştır. Görüşmelerin üçüncü oturumda Rus tarafı, zaman kazanmak için görüşülecek konuların yer aldığı on iki maddelik bir antlaşma metni sunarlar.

Görüşmeler sırasında özel bir maddede verildiği anlaşılır. Bu madde yorumlandığı zaman savaş tazminatı ile ilgili olduğu görülür. Tazminat için 24.000 kese talep edildiği anlaşılır. Ancak bu istek kabul edilmeyerek “masa üzerinde” bırakılır. Antlaşma maddeleri şu şekildedir:

  • Savaş sırasında esir alınan askerlerin karşılıklı serbest bırakılması.
  • Kuban halkı tarafından Rus topraklarına zarar verilmesi durumunda, suçluların cezalandırılması ve zararın ödenmesi.
  • Turla nehrinin sol kıyısı Rusya’ya, sağ kıyısı Osmanlı Devleti’ne ait olmak üzere yeni sınır olarak kabul edildi.
  • Eflak ve Boğdan’da halk savaş nedeniyle iki sene boyunca vergi ödemeyecek, yerlerinden ayrılan ailelerin geri dönmelerine izin verilcek. Bucak dahil olmak üzere buralardaki kaleler Osmanlı Devleti’ne bırakılacak.
  • Barış metninin beşinci maddesi Kafkas prenslikleri ile ilgili olup Tiflis hanının topraklarına saldırılmaması talebi görüşüldü. Lezki ile Tiflis Hanlığı arasındaki olaylardan Osmanlı Devleti’nin sorumlu tutulamayacağı açıklandı.
  • Kuban iki ülke arasında sınır Kafkasya’da sınır olarak belirlendi.
  • Garp ocakları korsanlarının neden olduğu zararın hazineden  ödenemesi talep edildi. Cezayirli maddesi, varılan anlaşma sonucunda tazminatın şikayet başvurusundan itibaren en geç iki ay içinde ödenmesi şeklinde düzenlendi.
  • Barış antlaşması iki ülkenin askeri makamlarına bildirilecek ve işgal altındaki yerler iklim koşullarına göre tahliye edilecek.
  • Barış sağlandıktan sonra sonra karşılıklı elçi heyetleri gönderilecek.
  • Antlaşma heyetler tarafından imzalandıktan sonra sadrazam ve Bezborodko tarafından onaylanacak.
  • Onay belgeleri ile anlaşma metinleri beş hafta içinde karşılıklı olarak verilecek.
  • Kuban bölgesindeki güvenliği Osmanlı Devleti güvence altına alacak. Bu nedenle savaş tazminatı ödenmeyecek.
Garp Ocakları, Osmanlı Devleti yönetiminde iken Cezayir, Tunus ve Trablusgarp’a verilen ortak isimdir.

Yaş Antlaşması Hangi Padişah Döneminde İmzalandı?

Avusturya cephesine göre daha zor geçen Rus cephesi çoğunlukla seraskerlere bırakılmış ve bir takım başarısızlıklara neden oldu. III. Selim’in tahta çıkmasının ardından Kırım’ın geri alınması çalışmalarına devam edilmişti.

Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki 1792 yılında Padişah III. Selim tahtta iken imzalanan antlaşmadır.

osmanlı padişahı 3. selim

Yaş Antlaşması Sonuçları

Barış antlaşmasında görüşülen maddelerin karşılıklı verilmesine ve 9 Ocak’ta antlaşma kağıtlarının imzalanmasına karar verildi. Antlaşma Türkçe ve Rusça metinler halinde mühürlenip değiş tokuş edildi.

  • Yaş Antlaşması ile Turla’dan sınır kesildi ve toprak kaybedilerek Kırım’ın geri alınması hayali sona erdi.
  • Rus yayılması Kafkaslar yönünde tehlikeler yaratacağı ortaya çıktı.
  • Osmanlı ordusunun savaşamayacak kadar zayıf olduğu anlaşıldı.
  • Nizam-ı Cedid reformlarına başlanılmasına karar verildi.
  • 1792’de Rusya’ya büyükelçi gönderildi.
Yaş Antlaşmasının imzalanmasıyla, 1787 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında başlayan, sonra da Avusturya’nın katılmasıyla genişleyen savaş resmen sona ermiş oldu. Bazı tarihçilere göre bu antlaşmayla beraber Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemi başlamıştır.

 

 

 

 

 

 

Bu Yazılarımıda Okumak İster Misiniz?
KAYNAKÇA

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma