fbpx
Osmanlı Tarihi

2. Mahmud Dönemi Reformların Müthiş Etkileri

II. Mahmud yenilikleri, çağın gerisinde kalmış devlet teşkilatının düzeltilmesi amacıyla başatılan reform çalışmalarıdır. Padişah II. Mahmud, Osmanlı tarihinde geleneksel dönemi kapatarak modern bir dönemi başlatan kişi olarak tarihe geçmiştir.

Rönesans ve Reform, Avrupa’daki gelişmelere uzak kalan Osmanlı İmparatorluğu’nun gerilemesine neden olmuştu. Yaşanan değişimin farkına geç varan Osmanlı Devleti ilk başta geçici önlemler ile aradaki farkı kapatmaya çalışmıştı.

Fakat eski dönemlerdeki gücüne ulaşmaya çalışmak için günü kurtaran reformlar yapılmaya çalışılmıştı.

II. Mahmud, hükümdarlığı boyunca devletin ayakta kalması için ülkenin her türlü sorunu ile mücadele etmiştir. Osmanlı Devleti’nde gerçekleşen birçok yenilik kendisinin zamanında gerçekleşmiştir. 

sultan mahmud dönemi
Padişah II. Mahmud dönemi

II. Mahmud Dönemi

Gerçekleştirdiği ıslahatlarala kendisinden çok sık söz ettiren II. Mahmud Osmanlı İmparatorluğu’nun Büyük Petro’su olarak da bilinmektedir. 20 Temmuz 1785’de doğan II. Mahmud’un babası I. Abdülhamid’dir. Sultan Mahmut’un annesi Nakşidil Sultan’dır.

Kabakçı İsyanı sonunda amacası III. Selim tahttan indirilmiştir. III. Selim’in yerine isyancılar aynı tarihte IV. Mustafa’yı tahta geçirmişlerdir. IV. Mustafa’nın bir sene süren padişahlığından sonra 28 Temmuz 1808 yılında Alemdar Mustafa Paşa tarafından II. Mahmud imparatorluk tahtına geçmiştir.

II. Mahmud döneminin önemli gelişmeleri şunlardır:

Bütün bunlar II. Mahmud dönemini işgal eden önemli konular arasında bulunmaktadır. Saltanatın Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasına kadar geçen ilk dönemi, ıslahat karşıtı cephenin baskısı altında geçmiştir.

Sırbistan’ın özerkliğe kavuşmasından sonra bağımsız bir Yunan Devleti’nin kurulması, Balkanlar’daki diğer Hristiyan halklar üzerinde örnek alınacak bir etki oluşturdu ve yükselen milliyetçilik akımlarına hız kazandırdı.

Padişah ile ayanlar arasında devletin içinde bulunduğu karışıklığa son vermek için 1808’de Senedi İttifak imzalanmıştır. Bu anlaşmayla II. Mahmud ayanlara önemli ölçüde özerklik tanımıştır. Alemdar Mustafa Paşa’nın dört ay süren sadrazamlığında meydana gelen Senedi İttifak ile ayanlık meşrulaştırılmaya çalışılmıştır.

Fakat bu girişim, merkezi hükümet karşısında ayanların bir bütünlük sağlayamaması nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. Ayanlara karşı başlatılan mücadele, güçlü ayanların ortadan kaldırılması aşamasına ulaşmış ve merkezi idare denetim altına alınmıştır.

II. Mahmud Döneminde Yaşanan İç ve Dış Gelişmeler

Padişah II. Mahmud tahta çıktığı zaman devlet büyük karışıklık içindeydi. Avrupa’nın Fransa’ya karşı verdiği mücadele devam etmekteydi. Osmanlı Devleti’de o dönem İngiltere ve Rusya ile savaş içinde bulunuyordu.

İngiltere ile yapılan savaş Çanakkale Antlaşması ile sona ermişti (9 Ocak 1809). Rusya ile yapılan savaş Bükreş Antlaşması imzalanana kadar devam etti. II. Mahmud döneminde yaşanan diğer gelişmeler şunlardır:

II. Mahmud’un Mısır Valisi ile giriştiği mücadele, parçalanma tehdidinin doğudan ve bir Müslüman güç tarafından gelmesi bakımından çok önemlidir ve sadece saltanatı sarsmakla kalmaz, hanedan değişikliği tehlikesini de gündeme getirir.

II. Mahmud Islahatları

Osmanlı Devleti’nde yaşanan bu iç ve dış gelişmeler II. Mahmud’u ıslahat yapmaya ve imparatorluğun bütünlüğünü sağlama konusunda merkeziyetçi bir idare kurmaya yöneltmişti. Bundan dolayı reformların amacı merkezi yönetim otoritesini arttırmaya yönelik olmuştur.

O dönemde zorunluluk olan merkezi idarenin üstünlüğünün sağlanması konusu, ülke içinde kendi başına hareket eden idarecilerin ortadan kaldırılmasını gerekli kıldı.

Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa örneği bu girişimin tek istisnasıdır.

II. Mahmud önceki dönemlerde sağlanamayan merkezi otoritenin gücünü arttırmayı başarmıştır. O dönemde başlatılan ıslahatların dönüm noktasını, yenileşmenin karşısında bulunan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması oluşturdu.

II. Mahmud, III. Selim’in yaptığı hatalara dikkat ederek bu hataları yapmamaya özen göstermiştir. Bu nedenle ıslahatlara başlamadan önce bazı konulara dikkat etmiştir. Sultan Mahmut döneminde dikkat edilen konular şunlardı:

  • Reform hareketlerinin başarılı olabilmesinin sadece askeri unsurlara değil topluma da dayanması.
  • Yenilenen kurumların çalışabilmesi için yerine geçtiği kurumların ortadan kaldırılması ve devamlılık sağlanması.
  • Harekete geçilmeden önce reformların çok dikkatli planlanması ve destek sağlanması.
II. Mahmud’un otuz yılı aşkın saltanatını, III. Selim tarafından başlatılan ve Batı’yı örnek alan reform çabalarında en önemli adımların atıldığı dönem olarak kabul etmek gerekir.

Askeri Alanda Yapılan Islahatlar

XVI. yüzyılda askeri alanda gücünün zirvesinde olan Osmanlı, Avrupa’da yaşanan yeniliklere uyum sağlayamamış ve gerilemişti. Özellikle 1699 Karlofça anlaşmasıyla devletin zayılığı anlaşılmış bundan dolayı XVI. yüzyıldaki askeri sistem geri getirilmeye çalışılmıştı.

Fakat bunda başarı elde edilemeyince Avrupa seviyesine ulaşmak için Avrupai tarzda sisteme geçilmesi görüşü ağırlık kazanmıştır. İlk olarak askeri açıdan ıslahat düşünülmüşse de, Yeniçeriler ıslahatlara karşı çıkmıştır.

II. Mahmud’un ilk önemli girişimi, 1826 yılında orduda Batılı yöntemlerin kabul edilmesine karşı direnen Yeniçeri Ocağı’nı kapatmak oldu.

XIX. yüzyılda Rusya ve Avusturya karşısında alınan mağlubiyetler imparatorluğu ciddi sıkıntılarla karşı karşıya bırakmıştı. Bu durum Avrupa’dan alınan yeni kurumların sisteme eklenmesi sürecini başlatmıştı. II. Mahmud döneminde askeri alanda yapılan yenilikler şunlardı:

  • Sekban-ı Cedid Ocağı’nın kurulması (1825)
  • Eşkinci Ocağı’nın kurulması (29 Mayıs 1826)
  • Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması (17 Haziran 1826)
  • Asakir-i Mansure Ordusunun kuruldu.
  • Yeni ordunun ihtiyaçları için “Asakir-i Mansure Hazinesi” kuruldu.
  • Ordu ve askeri okullar için Avrupadan uzmanlar getirildi.
  • Askeri üniformalar Batı’ya uyarlandı.
  • Yeni kurulan orduya doktor hizmeti için 1827 senesinde Mektebi Tıbbiye açıldı.
  • 1834 tarihinde Mektep-i Harbiye’nin açıldı.
  • Mızıka-ı Hümayun Bandosu adında askeri bando teşkilatını oluşturuldu.
eğitim alanında yapılan ıslahatlar
Osmanlı Devleti’nde eğitim alanında yapılan ıslahatlar

Eğitim Alanında Yapılan Islahatlar

Eğitim, özellikle çağdaş devlete hizmet verebilecek düzeyde eğitilmiş insan kaynağındaki eksiklik, II. Mahmud’un en çok üzerinde durduğu bir konu olmuştur. Batılılaşma anlamında ilk eğitim kurumları askeri alanda gerçekleşmiştir.

İlk öğrencilerini 1826’da gönderen Mehmet Ali Paşa örneğinden de etkilenmiş olarak 1830’da ilk öğrenciler Hüsrev Paşa aracılığıyla Paris’e gönderilmiştir.

Ordunun asker ihtiyacını karşılamak ve batılı anlamda yeni kurumlar kurmak için okullar açılmıştır. II. Mahmud’un eğitim konularının temel özellikleri şunlardır:

  • Eğitimde yenileşmeye askeri okulların açılması ile başlanılmıştır. Bu okullarda yabancı öğretmenlere de görev verilmiş ilk defa Batı dilleri eğitim programına alınmıştır.
  • 1821 tarihinde Tercüme Odası kurulmuştur.
  • Dönemin hakim dili olan Fransızca’nın öğrenilmesi teşvik edilmiştir.
  • Yurt dışına ilk defa olmak üzere öğrenci gönderilmiş ve bunların içinde yabancı dili ilerletenlere ödül verilmiştir.
  • Mühendishane, Harbiye ve Tıphane gibi kurumlarda Fransızca eğitim dili olarak ön plana çıkmıştır.
  • Memur ihtiyacını karşılamak için Mekteb-i Maarif-i Adliye ve Mekteb-i Ulum Edebiyye isimleriyle iki okul açılmıştır.
  • 1838’d Rüştiye okullarının açılası kararı alınmışsa da, Tanzimat dönemine kadar bu alanda bir gelişme sağlanamamıştır.
  • İlk defa ilköğretim zorunlu hale getirilmiştir.
  • Türkler ve Türkiye hakkında yazılmış olan eserler Fransızca’dan Türkçe’ye tercüme edilmiştir.
  • Türkçe yayınlanan ilk gazete “Takvim-i Vekayi” adı altında 1831’de bu dönemde çıkarılmıştır.
Eğitim daha çok merkeziyetçi devlet memuru kadrolarını yetiştirmek üzere düzenlenmiştir. Hükümet dairelerinde çalışan sivil memurların yetiştirilmesi için ilkokul düzeyinde Mekteb-i Maarif-i Adliye kurulmuştur.
idari alanda yapılan ıslahatlar
Sosyal ve İdari alanda yapılan ıslahatlar

İdari Alanda Yapılan Islahatlar

II. Mahmud, ülkede merkezi otorite kurma kapsamında bazı idari reformlar da gerçekleştirmiştir. Osmanlı Devleti 19. yüzyılda yaşadığı idari anlamdaki problemler yüzünden zor dönemler geçirmişti.

Taşrada otorite boşluğu nedeniyle yaşanan idari zayıflık, bölgedeki yerel eşrafın güç kazanmasına neden olmuştu. Bu durum ayanların güçlenmesi ile devam etmişti. Ayanlar da zaman zaman devlete karşı gelerek imparatorluğu zor durumda bırakıyordu.

Bu şartlar altında yapılan idari reformlar da şunlardı:

  • Sadrazam ve Şeyhülislam’ın yetkileri sınırlandırıldı.
  • Bakanlıklar kurularak bu bakanlıklardan oluşacak Bakanlar Kurulu alt yapısı oluşturuldu.
  • Sadrazam padişahın mutlak vekili olmaktan çıkarılarak, bakanlar kuruluna başkanlık yapacak konuma getirildi.
  • Memurlara göreve başladıklarında yemin etme usulü getirildi.
  • Arazi kayıtları tutulmaya başlandı.
  • Avrupa başkentlerindeki elçiliklerin tekrar açılması için çalışmalar yapıldı.
  • Danışma ve yasama meclisleri kuruldu.
  • Önemli vakıf gelirlerinin merkezileştirilmesi sağlandı.
  • Meclis-i Hass kuruldu. Bu mecliste genelde mevcut sorunlar tartışılmıştır.
  • Köy ve mahalleler için muhtarlık teşkilatı kuruldu.
  • Bayındırlık Bakanlığı (Meclis-i Umur-ı Nafia) kuruldu. Bu bakanlık köy ve mahallede devlet ile halk arasındaki iletişimi sağlamıştır.
  • Adil bir vergi sistemi kurulmaya çalışılmıştır.

II. Mahmud’un bu ıslahatları sadece batıya karşı hayranlık değil aynı zamanda batıya karşı ayakta kalabilmek için yapılmıştır.

takvimi vekayi
Takvim-i Vekayi (Resmi Gazete)

Sosyal Alanda Yapılan Islahatlar

Toplumsal anlamda II. Mahmud dönemi Osmanlı toplum yapısında bir dönüm noktası olarak görülmektedir. Bu dönemden itibaren Osmanlı toplum anlayışı ve zihniyeti değişmeye başlamıştır.

Ben halkımın Müslümanını camide, Hristiyanını kilisede, Musevisini de havrada fark ederim, aralarında başka bir bir fark yoktur. Tamamı hakkındaki sevgi ve adaletim güçlüdür ve hepsi gerçek evladımdır… Bundan böyle halkımdan Müslümanları ancak camide, Hristiyanları kilisede, Musevileri havrada tanımak isterim. II. Mahmud

Padişah, halkına modern bir yaşam sağlamak adına bir çok yeniliği yürürlüğe koydu ve yeni kurumlar meydana getirdi. Modern bir devlet yaratma düşüncesinde olan II. Mahmud’a göre modern devlet, “sayan” devletti. Bu dönemde gerçekleşen sosyal reformlar şunlardır:

  • 1830-1831 yıllarında ilk nüfus sayımı yapıldı.
  • Aynı dönemde emlak ve arazi sayımı yapıldı.
  • Posta teşkilatı kuruldu.
  • Pasaport kullanılmaya başlandı.
  • Müsadere sistemi 17 Haziran 1826’da kaldırıldı.
  • Ocak üyelerinin toplanma mekanları olduğu gerekçesi ile kahvehaneler kapatıldı.
  • Halkı bilgilendirmek için matbaa imkanlar ölçüsünde kullanıldı.
  • Kolera salgını, savaş sanatı, modern eğitim konuları, askeri istihkamlar ve askeri düzen gibi çeşitli konularda  eserler matbaada basıldı.
  • Yeme içme kültürü ve gündelik yaşama dair bazı değişiklikler yavaşta olsa halkın bir bölümü tarafından kabul edildi.
  • Geleneksel eğlence anlayışına alternatif olarak ortaya çıkan bir yenilikte Avrupa tarzı müzik oldu.
  • II. Mahmud’un bir başka yeniliği de resim ile ilgiliydi. Padişahın portreleri devlet dairelerine bu dönemde asılmaya başlandı.
  • Yeni ordu üyelerine fes giydirildi.
  • Kılık kıyafet alanında yapılmak istenen bir diğer değişiklik de askere ve devlet memurlarına setre ve pantolon giymenin zorunlu hale gelmesi oldu.
  • 1836’dan sonra Osmanlı hükümetinin Perşembe günleri tatil edilmesine karar verildi.
ekonomik alanda yapılan ıslahatlar
İktisadi alanda yapılan ıslahatlar

Ekonomik Alanda Yapılan Islahatlar

II. Mahmud dönemi iç siyasi sorunlar, savaşlar, ıslahatlar ve ekonomik problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Osmanlı devletinde yeniçeri ocağının kaldırılması Yunanistan ve Mısırdaki ayaklanmalar, devletin iç ve dış dengelerini alt üst etmiştir.

Bu süreçte Osmanlı devletinde II. Mahmud bozulan ekonomik dengeleri düzeltmek için bir takım ıslahat çalışmalarına başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğunda 19. yüzyıldaki politik değişim, daha çok sosyal ve ekonomik temelli olmuştur.

Bu dönemde yapılan iktisadi ıslahatlar şu şekildedir:

  • İlk fabrikalaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır.
  • 100 kişinin üstünde işçi kapasiteli ve seri üretim yapabilecek fabrikaların kurulmasına karar verildi.
  • Eyüp’te iplikhane, Haliç kıyısı taraflarında Defterdar’da Feshane, İslimiye ve İzmit’te Çuha fabrikası kuruldu.
  • Vergi toplama yetkileri güçlü ayanlardan alınarak başka kişilere verilmeye başlandı.
  • Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde âyanın fiili olarak denetlediği toprakların bir bölümüne el konuldu. Bu topraklar köylü üreticilere dağıtıldı.
  • Mali gelirleri arttırmak amacıyla 16. yüzyıldan itibaren varlığını sürdüren 2.500 kadar tımar, sipahilerin denetiminden alınarak, iltizam sistemine aktarıldı. Böylece bu toprakların vergi gelirleri de hazineye aktarıldı.
  • Geçmişte vakıflara dönüştürülmüş toprakları ve diğer kaynakları da denetlemek için Evkaf İdaresi adı altında yeni bir yönetim kuruldu.
  • Ticaret, sanayi ve tarımı geliştirmek üzere, Ticaret Bakanlığı kuruldu.
  • 3 Temmuz 1839’da bakanlık bünyesinde yerli yabancı tüccarların hem kendi aralarında hem de devletle olan davalarına bakmak için Ticaret Mahkemesi kuruldu.
  • Dışişleri Bakanlığı’na bağlı olmak üzere “Ticaret ve Sanayi Meclisi” kuruldu. Bu meclis ülkenin doğal kaynaklarının ve tarımsal imkanlarının araştırılması görevini üzerine aldı.
  • İngiltere ile ticaret anlaşması imzalanmıştır (1838 Balta Limanı Antlaşması)  
  • Maliye Bakanlığı kuruldu. Çoklu hazine sistemine son verilerek tamamı yeni kurulan bu bakanlığın sorumluluğuna bırakıldı.
  • Sultan Mahmut döneminde, ilk defa “kaime” adıyla kâğıt para çıkarıldı.
  • Bazı lüks malların ülkeye girmesi yasaklandı. Türk tüccarını Avrupa karşısında korumak için onlara destek olacak kararlar alındı.
  • Müslüman olmayanlardan alınan cizyenin toplanması uygulamasına son verildi.
14 mart 1827 tarihinde açılan tıphane okulu
2. Mahmut’un 14 Mart 1827’de açtığı Tıphane

Sağlık Alanında Yapılan Islahatlar

  • Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla yeni kurulan ordunun sağlık ihtiyacını karşılamak için bir tıp okulu açılması kararı alındı.
  • 1827 tarihinde ilk tıp okulu ” Tıphâne-i Amire” adı altında açıldı.
  • Bu okulun ardından “Cerrahhane” adı altında bir okul daha açıldı.
  • Karantina kuralı getirilerek, bulaşıcı hastalıklar konusunda halk eğitilmeye çalışıldı.
  • Tıp eğitiminde Fransızca ön plana çıkarıldı.
  • Dr. Bernhard ve Dr. Neuner olmak üzere özellikle Viyana’dan uzman doktorlar getirildi.
  • 1839 yılında çiçek aşısı uygulanmasına başlanarak aşının dini açıdan bir sakıncası bulunmadığı bildirildi.
  • 1838’te Sağlık İşleri Meclisi kuruldu.
  • 1839’dan itibaren aşı memurları yetiştirilmeye başlanmıştır.

Sonuç

Osmanlı İmparatorluğu’nun büyük Petro’su olarak tanımlanan II. Mahmud merkezi devlet şeklini geliştirme yaklaşımıyla önemli bir dönemi başlatmıştır. Osmanlı tarihinde klasik dönemi kapayarak modern yeni bir dönem başlatmıştır.

Saltanatı boyunca devletin ayakta kalma mücadelesi veren ve son on yıllık dönemini ağır iç ve dış meselelere rağmen yoğun reformlarla geçiren II. Mahmud, devleti canladırmak üzere çalışmıştır.

Saltanat yükü altında altında ezilen ve yoğun bir mücadele içinde geçen ömrü, sağlıklı beslenememesi kendisini sağlık sorunları ile karşı karşıya bırakmıştır. Hayatının son üç senesi sıkıntılarla geçmiştir. 1 Temmuz 1839’da vefat etmiştir.

Otuz iki sene devlete hizmet etmiş, arkasında çok sayıda eser bırakmış, çökmekte olan devleti ayakta duracak hale getirmeye çalışmıştır.

YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR:[/box]

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Instagram Hesabımı Takip Et, Yeni İçerikleri Kaçırma