fbpx
Türk Tarihi

Balkan Antantı İle İlgili İnanılmaz Beş Gerçek

Balkan Antantı Türkiye, Yunanistan, Romanya ve Yugoslavya arasında toplu güvenlik ve yardımlaşma yükümleri ortaya konan ve 9 Şubat 1934 tarihinde Atina’da imzalanan anlaşmadır.

Balkan Antantı Nedir?

Türkiye Milletler Cemiyeti’ne katıldığı zaman, Balkan devletleri arasında da büyük bir yakınlaşma ve işbirliği başlamıştı. Bu gelişme 1934 yılında Balkan Antantı denilen ittifakı ortaya çıkarmıştır.

Balkan devletleri arasındaki yakınlaşmanın ana unsuru ise Ekim 1930 tarihinde Türk-Yunan anlaşmalarının doğurduğu Türk-Yunan yakınlaşmasıdır.

Bunun yanında, Locarno Antlaşmaları, Kellog Paktı ve Litvinov Protokolü gibi barışçı girişimlerle, Küçük Antant gibi statükocu ittifakların ortaya çıkması da Balkanlar’daki işbirliğinde teşvik edici etkenler olmuştur.

Türkiye, daha 1926 yılında, tüm Balkan Devletleri arasında sınırların karşılıklı olarak güvence altına alınması amacıyla, 1925 Locarno Antlaşmalarına benzer toplu bir güvenlik sisteminin kurulması yolunda bir girişimde bulunmuştu.

Merkezi Cenevre’de bulunan Uluslararası Barış Bürosunun 6-10 Ekim 1929’da Atina’da düzenlendiği Uluslararası Barış Kongresi’nde, Yunanistan’ın eski başbakanlarından Papanastasiou bir Balkan Antantı kurulması düşüncesini ortaya çıkarmıştır.

İlgi ile karşılanan bu düşünce üzerine, 5 Ekim 1930’da Atina’da Yunanistan, Türkiye, Bulgaristan, Yugoslavya, Romanya ve Arnavutluk’un resmi olmayan temsilcileri arasında Birinci Balkan Konferansı toplanmıştır.

Balkan ülkeleri arasında siyasal, ekonomik, teknik, kültürel işbirliği konularının ele alındığı bu konferansların ikincisi Ekim 1931’de İstanbul’da, üçüncüsü Ekim 1932’de Bükreş’te sonuncu konferansta 1933 Kasım ayında Selanik’te yapılmıştır.

Bu konferanslar sonunda çeşitli kurumlar hayata geçirilmiştir. Bu oluşan kurumlar şunlardır:

  • Balkan Ticaret ve Sanayi Odası
  • Balkan Denizcilik Bürosu
  • Balkan Turist Federasyonu
  • Balkan Hukukçuları Komisyonu
  • Balkan Tıp Federasyonu

1932’de yapılan Üçüncü Balkan Konferansı ise bir Balkan Antantı tasarısı ortaya çıkarmıştır ki, bu suretle işbirliği faaliyetleri siyasal ilişkiler alanına geçilmiş olmaktaydı.

Bununla beraber, siyasal işbirliğinin gerçekleşmesi hemen mümkün olmamıştır. Balkan konferanslarında görülmüştü ki, özellikle Bulgaristan işbirliğinde çekingen davranmaktaydı.

Arnavutluk ile Bulgaristan Balkan konferanslarında, azınlık meselelerinin de tartışmasında ısrar etmişler fakat Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya buna engel olmuşlardır.

Bununla beraber, özellikle Türkiye uzlaştırıcı bir politika izleyerek Bulgaristan’ın tam işbirliği sağlamaya çalışmış ama başarılı olamamıştır.

balkan yarımadası

Balkan Paktı’nın Amacı

Balkan Paktını imzalayan dört devlet kendilerinin tüm Balkan sınırlarının güvenliğini, karşılıklı olarak, güvence altına almasını amaçlıyordu. Bu antlaşma bir savunma ittifakı, bölgesel bir yardımlaşma Paktı demekti. Saldırı olursa yardımlaşmayı öngörüyordu.

Paktın amacı Balkan sınırlarını, bir Balkan devleti tarafınca girişilecek bir saldırıya karşı güvence altına almaktır. Balkan ülkelerinin sınırları belli belirlenmiş olmasına karşın, bu duruma karşı çıkan ülke Bulgaristan olduğundan dolayı, Balkan Antantı onun saldırısına karşı düzenlenmişti.

I. Dünya savaşından sonra Balkanlardaki dağılım Bulgaristan ve Arnavutluğu pek memnun etmemişti. Bulgaristan ileriki dönemlerde Yugoslavya, Yunanistan ve Romanya’dan toprak isteklerine yol açabilecek azınlık konuları üzerinde ısrar etmiştir.

İtalya’nın etkisinde olan Arnavutluk’da Bulgaristan’ın politikasını takip edince, Balkan konferanslarının sürdürülmesinin yararlı olmayacağı anlaşılmıştır.

sınır güvenliği

30 Ekim 1930 tarihinde, Türkiye ve Yunanistan aralarında bir Dostluk, Tarafsızlık ve Uzlaştırma Antlaşması imzalayınca bu antlaşma, Balkanlılar arası siyasal dayanışmanın gerçekleştirilmesinde baş rol oynamaya hazır duruma girmişti.

Türkiye ve Yunanistan, siyasal alanda da Balkanlar’da bir işbirliği kurulmasına ve bu konuda bir paktın imzasına karar verip, 1933 Mayıs ayında bu düşüncelerini Bulgaristan’a da bildirmişlerdir. Fakat Bulgaristan bu teklife yanaşmayınca, Türkiye ve Yunanistan 14 Eylül 1933’te bir Samimi Anlaşma Paktı imzaladılar.

On yıl için imzalanmış olan bu pakt ile iki devlet sınırlarını karşılıklı olarak garanti ediyorlardı. Bu hüküm, Makedonya üzerindeki niyetlerinden vazgeçmek istemeyen Bulgaristan’da tepki uyandırdı.

Bulgaristan’ın şüphelerini gidermek ve Bulgaristan’ı pakta dahil etmek için Türkiye Başbakanı İsmet İnönü ve Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras Sofya’ya gittilerse de olumlu sonuç elde edemediler.

Türkiye ve Yunanistan artık bu anlaşmayı Balkanlarda genişletmek istiyordu. Türk-Yunan Paktı Romanya’yı harekete geçirdi ve Romanya Dışişleri Bakanı Titulescu’nun Ankara’yı ziyareti sırasında, 17 Ekim 1933’te, Türkiye ile Romanya arasında dostluk, saldırmazlık, hakem ve uzlaşma antlaşması imzalanmıştır.

Romanya’yı bu antlaşmaya iten sebeplerden biri, Bulgaristan’ın revizyonist isteklerinden çekinmesi, diğeri de, kendi deniz ticaretinin, Boğazlar’da serbest geçişin bekçisi olan Türkiye’ye bağlı bulunmasıydı.

Türkiye’nin yapmış olduğu bu antlaşmalar Bulgaristan’ı sinirlendirdiğinden, Bulgar medyası Türkiye aleyhine kampanya açmış ve bu kampanya Türk basını tarafından cevapsız bırakılmamıştır.

Bulgaristan’ın bu tutumu Yugoslavya’yı da tedirgin ettiği için, Türk dışişleri bakanının Belgrad’ı ziyaret ettiği zaman Türkiye ile Yugoslavya arasında 27 Kasım 1933’te bir dostluk ve saldırmazlık anlaşması imzalanmıştır.

Yugoslavya’yı bu antlaşmaya iten sebep, Bulgaristan’dan duyduğu endişe olduğu kadar, İtalya’nın Arnavutluk’ta kurduğu kontrolün kendisi açısından yarattığı tehlikeydi.

Balkan Paktının İmzalanma Tarihi ve Katılan Devletler

Türkiye yapmış olduğu bu ikili anlaşmaların hepsinde ön planda yer alarak anlaşmaların gerçekleşmesini sağlamıştır.

Bu anlaşmaların her üçü de aynı amacı taşıdığına ve amaçlarında bir farklılık olmadığına göre, bundan sonra yapılması gereken, bu dört devletin tek bir antlaşma ile birbirlerine bağlanmaları idi.

Bu amaç doğrultusunda 9 Şubat 1934 tarihinde Atina’da Balkan Antantı’nın imzası gerçekleştirildi.

Balkan Antantı, Bulgaristan ve Arnavutluk bu pakta katılmak istemeyince 9 Şubat 1934 günü Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya Dışişleri Bakanları tarafından imzalanmıştır.

Balkan Antanatı ile taraflar, sınırlarını karşılıklı olarak garanti ve birbirlerine danışmadan, herhangi bir Balkan devletiyle birlikte bir siyasal harekette bulunmamaya veya bir siyasal anlaşma yapmamayı taahhüt ediyordu.

balkan antantı maddeleri

Balkan Paktı Maddeleri

  • Türkiye, Yugoslavya, Yunanistan ve Romanya kendilerinin tüm Balkan sınırlarının güvenliğini, karşılıklı olarak güvence altına alırlar. (1. Madde)
  • Taraflar, bu antlaşmada gösterilmiş olan çıkarlarını bozabilecek olasılıklar karşısında alınacak önlemler konusunda aralarında görüşmeler yapmayı yükümlenirler. (2. Madde)
  • Bu Paktı imzalamamış olan bir Balkan ülkesine karşı, birbirine önceden haber vermeksizin, hiç bir siyasal eylemde bulunmamayı ve tarafların izni olmadan başka Balkan ülkesine karşı siyasal yükümlülük üstelenmemeyi kabul ederler.
  • Bu Antlaşma imzalanır imzalanmaz yürürlüğe girecek ve en kısa zamanda devletlerin meclisleri tarafından onaylanacaktır. (3. Madde)
Balkan Antantı ile birlikte gizli bir protokol de imzalanmıştır. Buna göre, taraflardan biri Balkan olmayan bir devlet tarafından saldırıya uğrar ve Bir Balkan devleti de saldırıda bulunana yardım ederse, diğer taraflar bu Balkan saldırgana karşı birlikte savaşa gireceklerdir.

balkan antantı sonuçları

Balkan Antantı Sonuçları

Balkan Paktı’nın ortaya çıkmasında Türkiye nasıl aktif bir rol göstermişse, bu Antant’a sonuna kadar içtenlikle bağlanan da Türkiye olmuştur.

Bu siyasal antlaşma, dört Balkan devleti arasında amaç edinilen sıkı siyasal işbirliğini gerçekleştiremedi ve başlangıçtan itibaren zayıflık unsurlarına sahip oldu.

Balkan Antantı Batılılar ve Küçük Antant’ın kurucusu Çekoslovakya tarafından büyük memnuniyetle karşılanmakla beraber, 1936’dan itibaren Avrupa’da krizlerin şiddetlenmesi ve Berlin-Roma askeri ve siyasi birliğinin ağır basmaya başlaması, Balkan Antantını da zayıflatmaya doğru götürmüştür.

1936’da Almanya’nın üstünlüğü ortaya çıkınca, Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’dan daha çok Almanya’dan endişe duymuş ve Balkan Antantı ile ilgisini azaltmıştır.

Yugoslavya ise, Berlin-Roma birliği karşısında, İtalya ve Bulgaristan ile anlaşma yoluna gitmiştir. Bulgaristan ile Yugoslavya arasında 24 Ocak 1937’de “yıkılmaz barış ve samimi ve ebedi dostluk anlaşması” imzalandı.

Bunun arkasından Yugoslavya 25 Mart 1937’de İtalya ile de bir anlaşma imzaladı. Beş sene için imzalanan bu anlaşmada, ikinci madde ile iki devlet, birbirini ilgilendiren ortak konularda birbirlerine danışma taahhüdünde bulunuyorlardı.

Bu anlaşma Yugoslavya’yı, Balkan işbirliğinde her zaman İtalya’yı hesaba katmak zorunluluğunda bırakıyordu. Bulgar-Yugoslav anlaşmasının imzasından önce Yugoslavya, diğer Balkan Antantı ortaklarının iznini almışsa da, Balkan Antantı birinci planda Bulgaristan’a yöneldiği için, Antantı’ın ruhuna bu anlaşma aykırı idi.

İtalya’nın giderek güçlenmesi Yunanistan’ı da İtalya’ya karşı yumuşak bir tutuma götürmüştür. Münih Konferansı ile Çekoslovakya’nın parçalanması Küçük Antant’a son verdiği gibi, 1939 yılının olayları da Balkan Antantını parçalayacaktır.

Balkan Antantı, Paktın ilk süresi olarak iki yıl olarak belirlenmişse de, bu sürenin sonunda beş yıllık dönemler için kendiliğinden uzaması öngörülmüştü. Bu arada Pakt Konseyi, 2-3 Şubat 1940’da Belgrad’da yaptığı toplantıda, onun yürürlüğünü yedi yıl için uzatmayı kararlaştırmıştı.

Balkan Antantı’nın imzacı devletleri ona son vermediği için, geçerliliği 1941 baharına kadar sürmüştür.

Sonuç

Balkan Antantı, tarihe karıştığı güne kadar hiç bir Bağıtlı Devlet tarafından bozulmuş, ya da zedelenmiş değildir. Tarihe karıştığından dolayı da, onun yediden canlandırma konusunda bir çalışma olmamış, üzerinde durulmamıştır.

2. Dünya Savaşından sonra Balkan Devletleri çeşitli yollar izlemiş, Romanya ve Bulgaristan Sovyet Bloku içinde yer almıştır. Yugoslavya ve Arnavutluk komünist sistemi benimsemekle beraber, kısa süre sonra Moskova ile bağlantısını kesmiş, Türkiye ile Yunanistan ise Batı ittifakında yer almıştır.

1934 Balkan Antantı Atatürk’ün istediği anlamda, Balkanlarda içeride olduğu gibi, özellikle İtalya düşünülüerek, dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı bir savunma ittifakı olmamıştır.

Bu gerçekleşmiş olsaydı, hem daha sağlam ve caydırıcı bir güç, hem de Avrupa kuvvetler dengesinde bir ağırlık elde edilebilecekti. Bununla birlikte, Balkan Antantı yedi yıllık ömrü boyunca, Bulgaristan’ın bir saldırısını ve büyük bir devlete yönelmesini önlemiştir.

Bu Yazılarıma da Göz Atmak İster Misiniz?
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu